Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
İSLÂMIN ŞARTLARINDAN ZEKÂT

Zekât, hicretin ikinci yılında emredilen farzlardandır. Nisâb miktarındaki nakitlerin veya ticâret mallarının üzerinden bir sene geçtiği zaman zekât vermek icâbeder.
Zekâtın alenî, açıktan verilmesi daha fazîletlidir. Bunda başkalarına nümûne olmak ve sûi zandan kurtulmak vardır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadîs-i şerîflerinde (meâlen) Mallarınızı zekât ile koruyunuz, hastalıklarınızı sadaka ile tedavi ediniz, belâ dalgalarını duâ ile karşılayınız. buyurmuşlardır.

Zekâtla mükellef olacak kişi hür, akıllı ve bâliğ olmalıdır.
Zekât mükellefi, asli ihtiyaçlarından ve borcundan başka nisâb miktarı veya daha fazla bir mala mâlik, sâhib bulunmalıdır.

Zekâtta altının nisabı 20 miskal(=80.18 gr)dir. Bu miktarda altını veya bu değerde nakit parası olan müslümanın zekâtını vermesi icâb eder.

Lüzûmlu ihtiyaçlar: Ev ve ev için lüzûmlu eşya, elbiseler, âletler, kitaplar, binek (at veya araba), hizmetçi ve bir aylık diğer bir görüşe göre bir senelik erzâk aslî ihtiyaçlardır. Borç karşılığı para da asli ihtiyaçlardandır.

Zekâtta mâlik hakîkaten veya hükmen (nâmi) artıcı olmalıdır. Ticaret ile olan (nemâ) artış hakiki nemadandır.
Altın ve gümüş de hükmen nemâ (artış) vardır. Altın ve gümüş, nakitler, külçeler, zînet takımları bunlarla ticâret yapılmasa dahi nisab miktarına ulaştığı zaman zekât vermek icâbeder.

Zekâtın farz olması için nisaba kavuştuktan sonra malın üzerinden bir yıl geçmelidir.
Nisâb miktarının sene içinde eksilmesi zekât vermeye mânî değildir. Nisab sevîyesinin senenin başında ve sonunda mevcut olması yeterlidir.

Zekât verirken veya vermek üzere ayırırken kalben zekâta niyet edilmesi lâzımdır. Dil ile söylemek lâzım gelmez. Zekât niyeti ile verirken hediye veya borç olarak verdiğini söylemekte bir mahzur yoktur. (Büyük İsl. İlm.)
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
ZEKÂTIN VERİLECEĞİ EN HAYIRLI YER

Cenâb-ı Hakk, Bakara Sûresinin, 273. âyet-i kerîmesinde meâlen;
(Yapacağınız hayırları) Kendilerini Allâh yoluna adamış, bu sebeple yeryüzünde kazanç için dolaşamayan fakirlere verin. Bilmeyen kimseler, iffetlerinden dolayı onları zengin zanneder. Sen onları sîmâlarından tanırsın. Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler. Yaptığınız her hayrı muhakkak Allâh bilir. buyurmaktadır. Elmalılı Hamdi Efendi merhum, bu âyet-i kerîmeyi tefsîr ederken;
İlim tahsili, ibâdet, din uğrunda her çeşit meşakkate tahammül ile iffeti muhâfaza ve dînin yayılmasına hizmet, îcâbında (Allâh yolunda) cihaddır. dedikten sonra
Allâh rızâsı için düşmana karşı nöbet bekleyen, medreselerde dirsek çürüten, umûmun hizmetine nefsini vakfeden ve bu ahvâl içinde malı mülkü olmayıp, muhtâç olmakla berâber nafakasını kazanmaya vakit bulamayan veyâ kudreti yetişemeyen mümin fakirler bu âyetîn hükmüne dâhildir. Bunlar sadakaların sarf edileceği en güzel kısmını teşkil eder. demektedir.

Abdullâh bin Mübârek (r.h.) sadakalarını bilhassa âlimlerin fakirlerine verirdi. Niçin böyle yaptığı sorulduğunda;
Ben peygamberlikten sonra ilimden daha üstün bir rütbe olduğunu zannetmiyorum. Âlimlerden biri bir ihtiyaçla karşılaşınca onun ile meşgûl olur da okuyamaz. Onun ihtiyâcını temin edip okumasını sağlamak daha makbuldür. diye cevap vermiştir. (İLA 148)
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
KADİR GECESİNİ ARAMAK

Kadir Gecesinin, Ramazân-ı Şerifin 20sinden sonraki tek gecelerinde aranmasına dair müteaddit hadîs-i şerîfler vârid olmuştur. Birinden itibaren tek gecelerde aranmasını tavsiye eden büyükler de vardır. İmâm Şârânî Hazretleri, Kadir Gecesinin kaçıncı gece olduğunu, Ramazân-ı Şerîfin giriş günlerine göre şöyle tespit etmiştir:

v Pazar günü girerse, 28 i 29 a bağlayan gece.

v Pazartesi günü girerse, 20 yi 21 e bağlayan gece.

v Salı günü girerse, 26 yı 27 ye bağlayan gece.

v Çarşamba günü girerse, 18 i 19 a bağlayan gece.

v Perşembe günü girerse, 24 ü 25 e bağlayan gece.

v Cuma günü girerse, 16 yı 17ye bağlayan gece.

v Cumartesi günü girerse, 22 yi 23 e bağlayan gece.


İmâm-ı Şârânî Hazretleri, 30 sene bu usûle göre Kadir Gecesiyle müşerref olmuşlardır. Birçok ehlüllâh bu usûlle Kadir Gecesini bulmuşlardır.

Kadir Gecesinin bu ay içerisinde hangi gece olduğunun gizlenmesi, müminlerin her geceyi Kadir Gecesi bilip, her gece çokça ibâdet etmeleri içindir.
Kadir Gecesinde hava berrâk ve güzel olur. O gece her şey Allâha secde eder. Denizlerin suyu bir an için tatlılaşır. Müminler afv-ı ilâhî ve mağfiret-i sübhânîye mazhar olurlar.
(Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Netice olarak Ramazân-ı Şerîf hangi gün girerse girsin, bu hesaba göre Kadir Gecesi, cumartesiyi pazara bağlayan geceye isâbet etmektedir. Ramazân-ı Şerîfin ikinci yarısında iki adet cumartesi vardır. Bunlardan gecesi tek sayıya isabet eden, Kadir Gecesi olur. Allâhû Âlem.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
KADİR GECESİ

Kur'ân-ı Kerim'in inmeye başladığı Ramazan ayı'nın yirmi yedinci gecesi. İslâm'da en kutsal ve faziletli gece Kadir gecesidir. Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Kur'ân-ı Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sûre vardır. Bu sûrede yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
"Doğrusu biz Kur'ân'ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir geceşinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. " (Kadir sûresi, 97/ 1-5)

Bu sûrenin inişi hakkında değişik rivâyetler vardır. Bunlardan biri şöyledir:
Bir kere Rasûlüllah (s.a.s) Ashab-ı Kirâma İsrailoğullarından birinin, silahını kuşanarak Allah yolunda bin sene cihad ettiğini bildirmişti. Ashabın buna hayret etmeleri üzerine Cenabı Hak bu Kadir sûresini indirmiştir (Tecrîd-Sarîh Tercemesi, VI, 313).

Bu geceye Kadir gecesi denilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır.

Çünkü:
a) Kur'ân-ı Kerim bu gecede inmeye başlamıştır.

b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetten daha faziletlidir.

c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Teâlâ'nın ezelî kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).

d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayıda melek iner.

e) Bu gece tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktır.

Yeryüzüne inen melekler uğradıkları her mü'mine selam verirler.
Kadir geceşinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan'ın yirmi yedinci gecesinde olduğu tercih edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş, ancak; "Siz Kadir gecesini Ramazan'ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız" (Buhârî, Leyletü'l-Kadir, 3; Müslim, Sıyam, 216) buyurmuştur.

Zir b. Hubeyş diyor ki, Übey b. Ka'b'a sordum: Kardeşin Abdullah b. Mes'ud: "Yıl boyunca ibadet eden Kadir gecesine isabet eder" diyor, dedim.
Übey b. Ka'b dedi ki: "Allah İbn Mes'ud'a rahmet eylesin. O, insanların Kadir gecesine güvenmemelerini istemiştir. Yoksa Kadir geceşinin, Ramazanda, Ramazanın da son on günü içerisinde yirmi yedinci gecesinde olduğunu biliyordu" dedi.

"- Bunu neye dayanarak söylüyorsun, Ey Ebü'l-Münzir (Übey b. Ka'b'ın lakabı)" dedim.

Übey;
"- Ben bunu Rasûlüllah (s.a.s)'in bize haber vermiş olduğu alametle söylüyorum ki, o da, "o gün güneş şuasız olarak doğar" dedi (Müslim, Sıyam, 220).

İslâm kaynaklarında belirtildiğine göre Allah Teâlâ bir takım hikmetlere dayanarak Kadir gecesini ve onun dışında daha bazı şeyleri de gizli tutmuştur.

Bunlar:

Cuma günü içerisinde duanın kabul olacağı saat;

beş vakit içerisinde Salât-ı vusta; ilâhî isimler içerisinde İsm-i Azam;

bütün taatlar ve ibadetler içerisinde rızay-ı ilâhî;

zaman içerisinde kıyamet ve hayat içerisinde ölümdür. Bunların gizli tutulmasından maksat mü'minlerin uyanık, dikkatli ve devamlı Allah'a ibadet ve taat içerisinde olmalar]. sağlamaktır.

Mü'minler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle değerlendirmelidir.

Ebû Hüreyre (r.a)'ın rivâyet etmiş olduğu hadis-i şerifte
Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur:[/COLOR]"Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah'tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmiş günahları bağışlanır" (Buhârî, Kadir, 1).

Kadir gecesinde neler yapılabilir:

Kadir gecesini, namaz kılarak, Kur'ân-ı Kerim okuyarak, tevbe, istiğfâr ederek ve dua yaparak değerlendirmeli.

Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar.

Süfyan-ı Sevrî: "Kadir gecesi dua ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir. Kur'ân okuyup sonra dua etmek daha güzeldir." (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313) demiştir.

Hz. Aişe validemiz demiştir ki; Rasûlüllah (s.a.s)'e:
"- Ey Allah'ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?" diye sordum. Rasûlüllah (s.a.s):

"- Allahümme inneke afüvvün tühıbbü'l-afve fa'fu annî: Allah'ım sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet." diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).

Bu gecenin öyle bir anı vardır ki o anda yapılan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli anı yakalamak için gecenin bütününü tevbe ve istiğfar ile geçirmek gerekir. Bu da kişinin imanını tazeler. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azından teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
KADİR GECESİ NİN FAZİLETİ

Cenâb-ı Hak Kadir Sûresinde buyuruyor ki, (meâlen): Hakikât biz o (Kurân-ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sana ne bildirdi? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. O gece melekler ve Rûh (Cebrâil (a.s.) veya bir büyük melek) Rablerinin izniyle her bir iş için peyderpey inerler. O gece tâ fecrin doğuşuna kadar selâm (ve selâmet)dir.


Bir hadîs-i şerîfte buyuruluyor ki: Kadir gecesi olunca Cenâb-ı Hak Cebrâil (a.s.)a emreder. Cebrâil (a.s.) meleklerle beraber yanlarında bir sancakla yeryüzüne iner ve sancağı Kâbenin üzerine diker. Cebrâil (a.s.)ın altı yüz kanadı vardır. Bunlardan iki tanesini Kadir gecesi dışında açmaz. Bu iki kanadı şark ve garbı kaplar. Sonra Cebrâil (a.s.) yanındaki meleklere, gidin Ümmeti Muhamme'din namaz kılan, zikreden ve dua edenlerine selâm verin, onlarla musâfaha edin ve onların dualarına âmin, deyin. diye emreder. Melekler de yeryüzüne dağılır, o gece uyanık olup ibâdet ve taat eden Ümmet-i Muhammedi ziyâret eder, selâm verir ve musafaha ederler, dualarına da âmin derler. Fecir doğduğu zaman Cebrâil (a.s.) meleklere toplanmalarını emreder. Melekler; Ya Cebrâil, Cenâb-ı Hak Ümmet-i Muhammede nasıl muamele etti, diye sorarlar. Cebrail (a.s.), Allâhü Teâlâ onlara rahmetiyle nazar etti. Onları affetti ve mağfiret etti. Ancak şu dört sınıf hariç; Bunlar, devamlı içki içen, ana ve babasına asi olan, sıla-i rahmi kesen, ve müslüman kardeşine kin tutup, ona üç günden fazla dargın olan. diye cevap verir.

Bu geceyi hayırlı kılan pek çok hususlardan bazıları:

1. Kurân-ı kerîmin bu gecede indirilmeye başlanması.

2. Bu gecede ibâdetin (içerisinde Kadir gecesi olmayan) bin aydan (83 sene 4 ay) hayırlı olması.

3. Bu gecede meleklerin ve rûhun inmesi.
Melekler çok arzu etmelerine rağmen Âlem-i Emri seyredemezler. Ancak mübârek gecelerde bilhassa Kadir gecesinde, letâifini füyûzât-ı ilâhiye ile nurlandıran müminlerin kalplerinden Âlem-i Emri seyretmelerine izin verilir. Kadir gecesinde melekler yeryüzünü hınca hınç doldurarak yeryüzü kendilerine dar geldiği için bu geceye darlık mânâsına olan Kadir ismi verilmiştir.

4. Bu gece fecir vaktine kadar selâmettir.
Kadir gecesinin bazı alâmetleri: O gece gökyüzü bulutsuz ve parlak olur. Hava ne soğuk ne sıcak, latif olur. O gece bir an için denizlerin suyu tatlanır, zemzem ziyâdeleşir. (M.4
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
KADİR GECESİNDE NE YAPILIR?

Bu gece dört rekat Kadir Gecesi namazı kılınır:

1inci rekatte: 1 Fâtiha, 3 İnnâ enzelnâhü...,
2nci rekatte: 1 Fâtiha, 3 İhlâs-ı şerif,
3üncü rekatte: 1 Fâtiha, 3 İnnâ enzelnâhü...,
4üncü rekatte: 1 Fâtiha, 3 İhlâs-ı şerif okunur.

Namazdan sonra:

` 1 defa, Allâhü ekber Allâhü ekber. Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber ve lillâhil-hamd.
` 100 Elem neşrah leke... sûresi,
` 100 İnnâenzelnâhü... sûresi,
` 100 defa da Rasûlüllah Efendimizin Hz. Âişe vâlidemize öğrettiği Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül-afve fâfü annî duâsı okunur ve duâ edilir.
Mümkünse, bir de tesbih namazı kılmalıdır.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
KADİR GECESİNDE NE YAPILIR?

Bu gece dört rekat Kadir Gecesi namazı kılınır:

1inci rekatte: 1 Fâtiha, 3 İnnâ enzelnâhü...,
2nci rekatte: 1 Fâtiha, 3 İhlâs-ı şerif,
3üncü rekatte: 1 Fâtiha, 3 İnnâ enzelnâhü...,
4üncü rekatte: 1 Fâtiha, 3 İhlâs-ı şerif okunur.

Namazdan sonra:

` 1 defa, Allâhü ekber Allâhü ekber. Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber ve lillâhil-hamd.
` 100 Elem neşrah leke... sûresi,
` 100 İnnâenzelnâhü... sûresi,
` 100 defa da Rasûlüllah Efendimizin Hz. Âişe vâlidemize öğrettiği Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül-afve fâfü annî duâsı okunur ve duâ edilir.
Mümkünse, bir de tesbih namazı kılmalıdır.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
KADİR GECESİ NİÇİN GİZLENMİŞTİR?

Ashâb-ı kiram, Allâhü Teâlânın Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır. âyet-i kerîmesinin inzâline sevindiği kadar, başka bir şeye sevinmemiştir.
Allâhü Teâlâ kullarına cum'a gecesini bildirdiği halde, Kadir Gecesini niçin bildirmemiştir?
Cenâb-ı Hakk, kullar amellerine güvenmesinler diye Kadir Gecesini onlara bildirmedi. Zîrâ Kadir Gecesini bilmiş olsalar; biz bir gecesi bin geceden hayırlı olan Kadir Gecesinde hayırlı ameller işledik. Artık Allâhü Teâlâ muhakkak bizi mağfiret eyledi. diyerek, hayırlı ameller işlemekte ihmalkâr davranırlar. Bu, Allâhü Teâlanın kullarına ömür ve ecellerini bildirmemesi gibidir. Nitekim bir kimse ne zaman öleceğini bilse, dünyâ nimetlerine, lezzetlerine dalar, Ecelim yaklaşınca tevbe ve istiğfâr edip Rabbime ibâdetle meşgul olurum, tevbekâr ve kurtulmuş olarak vefât ederim. derdi.
Cenâb-ı Hakk, kullarının her zaman korku ile ümit arasında bulunup, tevbeye devam etmeleri ve âhirette Allâhü Teâlanın rahmetiyle, azâbından kurtulmaları için, Kadir Gecesini Ramazân ayında gizlemiştir
 
Üst Alt