- Üyelik Tarihi
- 21 Ocak 2011
- Mesajlar
- 752
- Aldığı Beğeniler
- 15
101. Biz de onu pek yumuşak tâbiatli bir oğul ile müjdeledik.
102. Vaktâ ki, onunla beraber yürümek çağına yetişti. Dedi: «Oğulcağımız! Ben, şüphe yok rüyâda görüyorum ki, muhakkak seni boğazlıyorum. Artık bak, sen ne görürsün.» Dedi: «Ey babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.»
103. Vaktâ ki, ikisi de inkiyâd ettiler ve O'nu alnının bir yanı üzerine yatırdı.
104. Ve O'na: «Ya İbrahim!» diye nidâ ettik ki,
105. «Sen muhakkak rüyâyı tasdik ettin. Biz böylece muhakkak muhsinleri mükâfaatlandırırız.»
106. Şüphe yok ki bu, elbette apaçık bir imtihandır.
107. Ve O'na bir büyük kurbanlık bedel verdik.
108. Ve sonrakilerin arasında O'na karşı (bir güzel sena) bıraktık.
109. İbrahim üzerine selâm olsun.
110. İşte muhsin olanları böylece mükâfaatlandırırız.
102. Vaktâ ki, onunla beraber yürümek çağına yetişti. Dedi: «Oğulcağımız! Ben, şüphe yok rüyâda görüyorum ki, muhakkak seni boğazlıyorum. Artık bak, sen ne görürsün.» Dedi: «Ey babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.»
103. Vaktâ ki, ikisi de inkiyâd ettiler ve O'nu alnının bir yanı üzerine yatırdı.
104. Ve O'na: «Ya İbrahim!» diye nidâ ettik ki,
105. «Sen muhakkak rüyâyı tasdik ettin. Biz böylece muhakkak muhsinleri mükâfaatlandırırız.»
106. Şüphe yok ki bu, elbette apaçık bir imtihandır.
107. Ve O'na bir büyük kurbanlık bedel verdik.
108. Ve sonrakilerin arasında O'na karşı (bir güzel sena) bıraktık.
109. İbrahim üzerine selâm olsun.
110. İşte muhsin olanları böylece mükâfaatlandırırız.