''Yağmurlar yine düşecekti İstanbul’un yanağına, Kız Kulesi’nin şalını savuracaktı rüzgâr Marmara’nın titrek omuzlarına. Kaçmalarını, ürkek adımlarını kör bir kâhinin ellerine satan denizkızlarının dili damağına yapışacaktı.
Acıydı…
Altı üst...ü aşktı, cürmünün yoktu izahı. Anlaşılmaktı adı tüm anlaşılmamazlıkların!''