28 Şubatın faturası askerlere değil, günlük ve dar menfaat duygusu ile bu süreçten nemalanmak için destekçi olarak ortaya çıkan sivillere çıkartılmalıdır.
Meşhur İrtica brifinglerinde anlatılanlar, din eğitimi alanlar ve yoksul olanlar, kesinlikle laik Cumhuriyete kasteden rejim düşmanları olacaklardır. Çözüm basitti: Din eğitimini, bütün alanları dikkate alarak kısıtlamak, din eğitimi arzını cazip olmaktan çıkartmak. Bir zelzele gibi ortalığı sarsan 28 Şubatın tek kalıcı eserinin sekiz yıllık temel eğitim olması bu yüzden tesadüf değildir& Başkomutanlık sıfatı içinde Demirele bugün, 28 Şubat sürecinin büyük teorisyeni unvanı uygun düşecektir&
28 Şubat süreci, sivil siyasetin toptan sınıfta kaldığı, demokratik tecrübe açısından pek de parlak geçmeyen bir dönem olarak hatırlanacaktır. Refah-Yol hükümetine muhalif olan partiler, 28 Şubat muhtırasına, hükümetin harfiyen uyması için asker kanadından daha fazla baskı yaptılar. Laikliğe yönelik tehdidin sivil bir analizini kimse yapmaya kalkışmadı. Sivil bir konunun askerler tarafından, sandıktan çıkmış bir hükümete, MGK aracılığıyla bir muhtıra şeklinde verilmesine kimse itiraz etmedi. Demokrasinin öz kadar usullere de dayandığını kimse dikkate almadı. Bugün 28 Şubat sürecinin Türkiyeye kaybettirdiklerinin muhasebesini yapanlar, faturayı askerlere kestikleri zaman haksızlık yapacaklardır. 28 Şubatın faturası askerlere değil, günlük ve dar menfaat duygusu ile bu süreçten nemalanmak için destekçi olarak ortaya çıkan sivillere çıkartılmalıdır. Bizim hükmümüz, tarihin verdiği hükme uygun düşüyor: 28 Şubatın asker kanadı bugün hatırlanmıyor; sivil mimarlarının tamamı ise tasfiye edilmiş bulunuyor.
1.3.2006 / MÜMTAZER TÜRKÖNE / ZAMAN
Meşhur İrtica brifinglerinde anlatılanlar, din eğitimi alanlar ve yoksul olanlar, kesinlikle laik Cumhuriyete kasteden rejim düşmanları olacaklardır. Çözüm basitti: Din eğitimini, bütün alanları dikkate alarak kısıtlamak, din eğitimi arzını cazip olmaktan çıkartmak. Bir zelzele gibi ortalığı sarsan 28 Şubatın tek kalıcı eserinin sekiz yıllık temel eğitim olması bu yüzden tesadüf değildir& Başkomutanlık sıfatı içinde Demirele bugün, 28 Şubat sürecinin büyük teorisyeni unvanı uygun düşecektir&
28 Şubat süreci, sivil siyasetin toptan sınıfta kaldığı, demokratik tecrübe açısından pek de parlak geçmeyen bir dönem olarak hatırlanacaktır. Refah-Yol hükümetine muhalif olan partiler, 28 Şubat muhtırasına, hükümetin harfiyen uyması için asker kanadından daha fazla baskı yaptılar. Laikliğe yönelik tehdidin sivil bir analizini kimse yapmaya kalkışmadı. Sivil bir konunun askerler tarafından, sandıktan çıkmış bir hükümete, MGK aracılığıyla bir muhtıra şeklinde verilmesine kimse itiraz etmedi. Demokrasinin öz kadar usullere de dayandığını kimse dikkate almadı. Bugün 28 Şubat sürecinin Türkiyeye kaybettirdiklerinin muhasebesini yapanlar, faturayı askerlere kestikleri zaman haksızlık yapacaklardır. 28 Şubatın faturası askerlere değil, günlük ve dar menfaat duygusu ile bu süreçten nemalanmak için destekçi olarak ortaya çıkan sivillere çıkartılmalıdır. Bizim hükmümüz, tarihin verdiği hükme uygun düşüyor: 28 Şubatın asker kanadı bugün hatırlanmıyor; sivil mimarlarının tamamı ise tasfiye edilmiş bulunuyor.
1.3.2006 / MÜMTAZER TÜRKÖNE / ZAMAN