Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar,ama her
fırsatta

birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da ilginç
armağanlar göndererek,

karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.



Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını

huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde, altından,

birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir
fark

olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.



Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderildi.

Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu.



Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar:

"Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin

tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok

daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver."



Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı.Üç altın heykel gramına

kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı

Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir
fark

göremediler.



Günler geçti.



Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu.

Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir
genç

haber gönderdi. İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı

isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.

Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce heykelleri
sıkı

sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.

Teli birinci heykelciğin kulağından soktu,tel heykelin ağzından çıktı.

İkinci heykele de aynı işlemi yaptı.Tel bu kez diğer kulaktan çıktı.

Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı.

Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan

öteye gitmiyordu.



Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:


"Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir."


"Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul
değildir."


"En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır."
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
asıl ben okuduğunuz için teşekkür ederim....Ders veren hikayeleri çok seviyorum....
 

ExELaNcE

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
3,446
Aldığı Beğeniler
13
"Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir."


"Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul
değildir."


"En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır."


Harikulade ;)
 

mabed

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
24 Eki 2005
Mesajlar
2,864
Aldığı Beğeniler
20
"En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır."
her şeyi özetleyen bir söz
gerçekten bu cümle süperdi çok sağol canım paylaşımın için.
 

Zühre

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
665
Aldığı Beğeniler
1
"Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir."


"Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul
değildir."


"En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır."
;)
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır...

TEK KELİMEYLE HARİKAYDI SILA ELLERİNE SAĞLIK.
DEVEMINI BEKLERİZ BU YAZILARIN...
 

kardelenn

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ocak 2006
Mesajlar
180
Aldığı Beğeniler
0
"Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir."


"Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul
değildir."


"En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır."

Harika bir hikayeydi Sılacığım.Paylaşımın için sağol.
 
Üst Alt