Bir gün Nazım Hikmet’in yanına bir adam gelmiş ve
ona komünizmin ne olduğunu sormuş.
Nazım Hikmet’te adama
“Elini paltomun sol cebine sok” demiş.
Adam sokmuş ve 50 kuruş para çıkmış.
Nazım Hikmet de 25 kuruş adama vermiş ve
25 kuruşu da kendisi almış.
Adama da “İşte komünizm budur” demiş.
Adam haliyle bunu çok sevmiş.
Aradan bir hafta falan geçmiş ki
adam bir gün Nazım Hikmet’i yolda görür.
Yanına gider ve hemen elini paltosunun cebine sokup
100 kuruş para bulur.
50 kuruşu kendisi alır
diğer 50 kuruşu da Nazım Hikmet’e verir.
Ama Nazım Hikmet bu işe çok kızar ve
adam tam gidecekken
Nazım Hikmet adamı tutar ve
ite kaka parasını geri alır.
Adama da bir güzel fırça atar.
Nazım’dan istediği parayı alamayan zavallı adam
şöyle bir ders verir:
- Demek ki sizin komunizminiz bu kadar;
elli kuruşluk!
ona komünizmin ne olduğunu sormuş.
Nazım Hikmet’te adama
“Elini paltomun sol cebine sok” demiş.
Adam sokmuş ve 50 kuruş para çıkmış.
Nazım Hikmet de 25 kuruş adama vermiş ve
25 kuruşu da kendisi almış.
Adama da “İşte komünizm budur” demiş.
Adam haliyle bunu çok sevmiş.
Aradan bir hafta falan geçmiş ki
adam bir gün Nazım Hikmet’i yolda görür.
Yanına gider ve hemen elini paltosunun cebine sokup
100 kuruş para bulur.
50 kuruşu kendisi alır
diğer 50 kuruşu da Nazım Hikmet’e verir.
Ama Nazım Hikmet bu işe çok kızar ve
adam tam gidecekken
Nazım Hikmet adamı tutar ve
ite kaka parasını geri alır.
Adama da bir güzel fırça atar.
Nazım’dan istediği parayı alamayan zavallı adam
şöyle bir ders verir:
- Demek ki sizin komunizminiz bu kadar;
elli kuruşluk!