Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Abdülhamid, Pasteur'u davet etmiş!



Meğer 2. Abdülhamid, kuduz aşısını bulan Pesteur'u zamanında ülkeye davet etmiş... Milliyet'ten Güngör Uras, gizli kalan gerçekleri yazıyor:

Kuş gribi aşısı yapan enstitüyü kapatmakla kalmadık...


Çin'de ortaya çıkan kuş gribi olaylarından sonra bu alanda ihtisaslaşan, Manisa Tavuk Hastalıkları ve Aşı Üretim Enstitüsü'nün geçen yıl Resmi Gazete'de 11 Haziran'da yayımlanan bir karar ile kapatıldığını dün bu köşede yazmıştım.
Hatırlatmak için tekrarlayayım. 1986 yılında Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Teşkilatı'nın desteği ile aşı üretimine başlayan enstitü 250 milyon doz aşı üretim kapasitesine sahipti. Kuş gribi aşısı dahil, 7 çeşit kanatlı aşısı, 19 çeşit teşhis amaçlı antijen ve antiserum üretiyordu. Biz sadece Manisa'daki enstitüyü kapatmadık. 1887 yılından bu yana aşı üreten diğer enstitülerimizde de aşı yapmayı bıraktık.
Bizde 1885'te, "1301 Nizamnamesi" ile çiçek aşısı mecburi kılındı. Aynı yıl Pasteur kuduz aşısını buldu. Zamanın padişahı Sultan II. Abdülhamit, Pasteur'ü davet etti. Gelemeyeceğini bildirince aşıyı öğrenmeleri için Paris'e bir heyet yolladı. Pasteur'e "1. dereceden Mecidiye Nişanı" ile "Aşı Hayırhanesi yapması için" 800 lira gönderdi. Pasteur, enstitüsünü 1888 yılında bu para ile kurdu. Bu bilgileri Mustafa Hacıömeroğlu'nun hazırlamakta olduğu "Hıfzıssıhha Tarihçesi"nden naklediyorum.

Ürettiğimizi üretemez olduk
1892'de İstanbul'da çiçek aşısı üretimi başladı. Aynı yıl, Emil Von Behring difteri serumunu bulunca padişah onu da İstanbul'a davet etti. Nişan ile ödüllendirdi. 1897'de difteri serumu ve (dünyada ilk defa olarak) sığır vebası serumu üretimine geçildi. 1911 yılında tifo, 1913 yılında kolera ve dizanteri aşıları üretimi başladı. 1920'de İstanbul'da veba salgını ortaya çıkınca veba aşısı da üretildi.
Cumhuriyet'te aşı ve serum işi, Dr. Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü'ne verildi. Bu enstitü 17 farklı tip aşı, pek çok antijen ve tüberkülin üretirken, zamanla aşı ve serum üretimi yavaş yavaş durduruldu. Osmanlı döneminde üretimine başladığımız aşı ve serumların üretimi durdurulunca yurtdışından ithal etmeye başladık. İthal için ödenen dövizin ötesinde aşı ve serum konusunda yurtdışı üreticilere bağlanmış olduk. Vatana, millete hayırlı olsun! (Diyebilir misiniz?)

Manisa'daki enstitünün kapatılması kararının altında Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar Kurulu'nun imzaları var.





BİZLER HALA DIŞARDA UCUZ DİŞARDAN ALIRSAK &ŞU KADAR KAR EDERİZ ZİHNİYETİYLAE DEVAM EDELİM ..



ÜRETMEDEN İLERLEME
 
Üst Alt