- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
ABLA YALNIZ YÜRÜME
İstanbul'a geldiğim ilk seneydi. Birgün canım çok sıkkındı hava kararmıştı ve spor salonundan çıkmış olmama rağmen hala geçmemişti can sıkıntım. Bakırköy sahiline indim düşüne düşüne yürüyordum, ne kadar yürüdüm bilmiyorum. Yanıma o zamanlar yaklaşık 10 yaşlarında olan mendil satan bir çocuk geldi art niyetli insanların böldüğü ifadeyle bir Kürt çocuk, Türkçesi bile zor anlaşılıyordu.
Mendil alır mısın abla dedi. Dedim; benim ihtiyacım yok ama senin var alayım bir tane. Aldım ve yürümeye devam ettim. Bir süre sonra koşarak geldi tekrar.
Abla, sen üzgün müsün dedi. Evet, biraz dedim. Abla buralar bu saatte kötü yerler olur sen yalnız yürüyorsun. Nereye kadar yürüyeceksin? Dedi. Bilmiyorum biraz daha sanırım dedim.
O zaman bende seninle yürüyeceğim, yalnız yürüme dedi. Hayır dedim. Olmaz yanında yürüyeceğim dedi. Babası evi terk etmiş annesiyle kardeşine o bakıyormuş. Onun gözlerinde gördüğüm masumiyeti anlatamam size benim zihnimde ise dün gibi hala...
İlerledik epeyce. Git artık dedim evine git... bırakmadı, olmaz dedi. Yalnız yürütmem...
Sonunda onu evinden uzaklaştırmamak için yürümek istediğim halde mecburen bir taksi durdurdum ve yurda döndüm.
O gün o çocuk sadece bir Kürt çocuk değildi o çocuk melek gibi bir çocuktu.
Dünyaya tertemiz bir yürekle gelmişken ekilen düşmanlık tohumları yüzünden birbirine düşman olan, canavarlaştırılmış büyükler.
Kuklası olmayın kullanmak isteyenlerin.
Görün artık yüreğinizdeki iyiliği ???? Geri dönülmez yola girilmeden bir an önce...yoksa hepimiz için çok geç olacak
Aşina Türkay Anka
İstanbul'a geldiğim ilk seneydi. Birgün canım çok sıkkındı hava kararmıştı ve spor salonundan çıkmış olmama rağmen hala geçmemişti can sıkıntım. Bakırköy sahiline indim düşüne düşüne yürüyordum, ne kadar yürüdüm bilmiyorum. Yanıma o zamanlar yaklaşık 10 yaşlarında olan mendil satan bir çocuk geldi art niyetli insanların böldüğü ifadeyle bir Kürt çocuk, Türkçesi bile zor anlaşılıyordu.
Mendil alır mısın abla dedi. Dedim; benim ihtiyacım yok ama senin var alayım bir tane. Aldım ve yürümeye devam ettim. Bir süre sonra koşarak geldi tekrar.
Abla, sen üzgün müsün dedi. Evet, biraz dedim. Abla buralar bu saatte kötü yerler olur sen yalnız yürüyorsun. Nereye kadar yürüyeceksin? Dedi. Bilmiyorum biraz daha sanırım dedim.
O zaman bende seninle yürüyeceğim, yalnız yürüme dedi. Hayır dedim. Olmaz yanında yürüyeceğim dedi. Babası evi terk etmiş annesiyle kardeşine o bakıyormuş. Onun gözlerinde gördüğüm masumiyeti anlatamam size benim zihnimde ise dün gibi hala...
İlerledik epeyce. Git artık dedim evine git... bırakmadı, olmaz dedi. Yalnız yürütmem...
Sonunda onu evinden uzaklaştırmamak için yürümek istediğim halde mecburen bir taksi durdurdum ve yurda döndüm.
O gün o çocuk sadece bir Kürt çocuk değildi o çocuk melek gibi bir çocuktu.
Dünyaya tertemiz bir yürekle gelmişken ekilen düşmanlık tohumları yüzünden birbirine düşman olan, canavarlaştırılmış büyükler.
Kuklası olmayın kullanmak isteyenlerin.
Görün artık yüreğinizdeki iyiliği ???? Geri dönülmez yola girilmeden bir an önce...yoksa hepimiz için çok geç olacak
Aşina Türkay Anka