Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

TRIET AN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
12 Eyl 2010
Mesajlar
15
Aldığı Beğeniler
1
Konum
ARDAHAN
Takım
Fenerbahçe
Selamün aleyküm kardeşlerim Kafamı karıştıran bir sorum olucaktı.Ben 18 yaşında meslek üzerine eğitim gören namazını kılan orucunu tutan sünnete göre yaşamaya çalışan biriyim.Bizim bir kıraathanemiz var ama amcam çalıştırıyor ve amcamda bizde kalıyor.Bunun haricinde evde ek gelirlerde var.Kıraathanemizde kumar oynatılıyor ordan gelen para doğal olarak bize gelmekte.Ben aileme bunu yanlış olduğunu,haram olduğunu söylesemde fayda etmedi.Benim ne yapmam gerekiyor ? İbadetlerim kabul oluyor mu ? Acil cevap bekliyorum.._
 

Acizane

hizmet..hicret..sehadet..
 
Üyelik Tarihi
15 Eki 2007
Mesajlar
3,148
Aldığı Beğeniler
27
Konum
ankara
Takım
Diğer
Selamün aleyküm kardeşlerim Kafamı karıştıran bir sorum olucaktı.Ben 18 yaşında meslek üzerine eğitim gören namazını kılan orucunu tutan sünnete göre yaşamaya çalışan biriyim.Bizim bir kıraathanemiz var ama amcam çalıştırıyor ve amcamda bizde kalıyor.Bunun haricinde evde ek gelirlerde var.Kıraathanemizde kumar oynatılıyor ordan gelen para doğal olarak bize gelmekte.Ben aileme bunu yanlış olduğunu,haram olduğunu söylesemde fayda etmedi.Benim ne yapmam gerekiyor ? İbadetlerim kabul oluyor mu ? Acil cevap bekliyorum.._

ve aleykümmüsselam kardeşim hassasiyetin ne kadar güzel ibadetleirm kabul oluyor mu olmuyormu vesvesesine sakın kapilma Allah in izni ile kabul oluyordur ama kumar parasi eve giriyor ama mutfaga girince ayirt edilemiyor diye üzülüyorsun fetva veremem estagfuurllah ama bunun için sana için ferah tutacagin bir sey deyim insaAllah

muammed emin parlak iismli ankara karsıyaka kapi imami kars lı hocamız bir gün dedi ki bir sofrada bulunuyorsaniz içinde haram lokma olup olmadığından endişeniz var ise sen ihlas li olarak eüzü besmele ile o sofradan gene ye o sofradan helali sana gelir haram i disarda kalir merak etme demiş idi bir gün kardeşim
 

blackholes

Blackholes & Revelations
 
Üyelik Tarihi
7 Eki 2007
Mesajlar
712
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Bursa
Takım
Diğer
Peygamber efendimiz hadisinde şöyle buyuruyor ;
Biriniz bir yanlışlık gördüğünde bunu eliyle düzeltsin , buna gücü yetmiyorsa dili ile düzeltsin , buna da gücü yetmezse kalbi ile buğzetsin.
Sanırım bu tür durumlara uyuyor.
Fetva vermek bana düşmez ama siz yine de ibadetlerinize devam edin Allah kabul eder inşallah...
 

TRIET AN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
12 Eyl 2010
Mesajlar
15
Aldığı Beğeniler
1
Konum
ARDAHAN
Takım
Fenerbahçe
Allah(c.c) razı olsun kardeşlerim :) ama yinede içimde bir sıkıntı var,hala istediğim cevabı alamadım sanki :/
 

ÜweyS

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Eyl 2010
Mesajlar
40
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Galatasaray
Değerli Kardeşimiz;

Önce şunu belirtmeliyiz ki, haram kazançtan yiyen veya giyenin ibadeti makbul olmayacağına dair gelen Hadis rivayetleri zayıftır. (bk. Zeynu’l-Irakî Tahricu Ahadisi’l-İhya/ihya ile birlikte/, II/90).

Ayrıca bu ve buna benzer rivayetler, haram elbise ile kılınan namazlar, namazdan alınacak mükemmel sevaba ulaşamaz demektir. Yoksa kılınan namaz geçersiz olur anlamında değildir. Nitekim namazı bozan ya da namazı geçersiz kılan konularda böyle bir madde de yoktur. Buna göre haram yiyenin ya da haram elibseyle namaz kılanın ibadetleri geçerlidir.

Bu konuda iki husus önem arz etmektedir;

Biricisi: Suç işlemekle itaat etmek arasında ters orantılı bir ilişki vardır. Bu iki zıt kutbun sürekli yan yana bulunması, bir problemin varlığına işarettir. Evet Peygamberlerden başka kimse masum değildir. Fakat, sürekli olarak suç işlemek, Allah’a karşı isyan etmek, Allah’a samimi olarak iman eden, onun büyüklüğünü gönlüne yerleştiren bir kimsenin bu samimiyeti ile bağdaşmaz. O zaman kişinin bu samimiyetini sorgulaması gerekir.

Bir hadiste Peygamberimiz(a.s.m) şöyle buyurmuştur: “Allah katında işlerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır” (Buharî, İman,43). Burada vurgulanan husus devamlılıktır. Çünkü bir işte devamlılık, o işi yapan kimsenin iç alemindeki değerini, onunla ilgili kararlılığını ve niyetini göstermektedir.

Bu hadisten hareketle şöyle bir sonuca varmak da mümkündür: “Amellerin en kötüsü az da olsa devamlı olanıdır.” Çünkü devamlılık çok şey ifade etmektedir. Kişinin sistemi, niyeti, bakış açısı, yargısı, iç dünyası, karakteri, ilklerinin hepsini yansıtan bir aynadır.

Nitekim, diğer bir hadis-i şerifte “Israrla sürdürülen/sürekli işlenen bir suç -küçük de olsa- küçük olarak kalmaz. Ve samimi olarak kendisinden pişmanlık duyulan, tevbe ve istiğfarla karşısına dikilen bir suç -büyük de olsa- artık büyük sayılmaz” (Aclunî,II/364) değerlendirmesi yapılmıştır. Özellikle yiyecek, içecek gibi bedenin tüm hücrelerine yayılan haram bir gıdanın olumsuz etkisi inkâr edilemez. Çünkü beden ile ruhun karşılıklı etkileşimi bilimsel olarak da ispatlanmış bir hakikattir. Nitekim bir hadiste şu hususa dikkat çekilmiştir:

Mümin bir günah işlediği zaman, kalbinde (manevî pastan) siyah bir nokta oluşur. Kişi tevbe eder, günahtan uzaklaşır, istiğfar ederse, kalbi -tekrar- cilalanmış olur. Eğer böyle yapmayıp, günah işlemeye devam ederse, kalbindeki siyah lekeler de artmaya devam edecektir. ‘Hayır, yaptıkları günahlar sebebiyle onların kalpleri oldukça paslanmıştır/artık cilalanma özelliğini kaybetmiştir’-Mutaffifîn, 83/14- ayetinin işaret ettiği paslanma budur” (İbn Mace, Zuhd, 29)

Hadiste Tevbe, “pişmanlık” olarak tarif edilmiştir. Bir kimsenin haram yemeye, haram elbise giymeye devam etmesi, onun yaptığından pişman olmadığı anlamına gelebilir. Allah’a karşı işlediği suç aletlerini çekinmeden sürekli yanında taşıması, bir bakıma cahilce yapılan bir meydan okumadır. Böyle bir insanın yapacağı ibadet, ciddiyetle, samimiyetle, kullukla ne kadar bağdaşabilir?

Hasan-ı Basri hazretlerinin değerlendirmesini arz edilen çerçeve içerisinde değerlendirmek lazımdır, diye düşünüyoruz.

İkincisi: Suç ile itaat farklı birer olgudur. İmtihana tabi tutulan insanoğlu, hem suç işleyecek hem de itaat edecek bir kabiliyette yaratılmıştır. “Eğer siz suç işlemeseydiniz, Allah sizi ortadan kaldırır, yerinize suç işleyen nesiller yaratırdı. Ta ki onlar günah işlesin, Allah da onları affetsin” (Müslim, Tevbe, 9-11) hadisinde insanın bu yapısına dikkat çekilmiştir. Burada tabii ki, suça teşvik etmek gibi bir şey elbette söz konusu değildir. Bilakis ifade edilen şey, insanoğlunun günahlara bulaşması beklenen bir husus olduğu, pişmanlık duyup Allah’tan af dilediği takdirde, bağışlanmasının Allah katında zor bir iş olmadığı, Allah’ın kullarını affetmekten hoşlandığı gerçeğidir.

Bu ve benzer hadislerin ışığında denilebilir ki, bir günahın varlığı, bir sevabın varlığını ortadan kaldırmaz.

Kıyamet gününde Mahkeme-i Kübrada Allah’ın yüce adaletinin ölçüsüne göre, insanların iyilik ve kötülükleri karşılaştırılacak, iyilikleri yüzde 51 olan kurtulacaktır. (Misal olarak Karia Suresine bakın). Bu da gösteriyor ki, bir eksi bir artıyı götürmez. “Zerre miskal iyilik yapan onu görür, zerre miskal kötülük yapan onu görür. (Zilazal, 99/8).

Bir gözü kör olan kimseye “diğer gözünü de kör et!” Bir kulağı işitmeyen kimseye “diğer kulağını da kopar at!” denilir mi?

Nasıl ki, bir insan, başkasının suçundan dolayı sorumlu tutulmaz, öyle de bir insanın iyi huyları, onun kötü huyları yüzünden yok sayılamaz.

Sözgelimi, bir profesörün unvanı, cimriliği sebebiyle elinden alınır mı? Sert mizaçlı olduğu için, bir doktorun diploması iptal edilir mi? Bunun gibi, Namaz kılmayan bir kimsenin oruç sevabı iptal edilmez.

Ancak giyimi, yemesi içmesi helal olan bir kimsenin kıldığı namaz ile haram yiyen, haram içen ve haram giyen bir kimsenin kılacağı namaz da elbette bir olmaz. Her ikisini de kılacağı namaz geçerli olsa bile mükafatı elbette bir olmayacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
 

ÜweyS

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Eyl 2010
Mesajlar
40
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Galatasaray
Haram ve Şüpheli Şeyler Yemek İbadetin Makbuliyetine Engel Olur
Bir müslüman yediği gıdaların maddi temizliğine dikkat ettiği gibi manevi temizliğine de dikkat etmelidir.Manevi temizlik haram ve şüpheli şeylerden kaçınmakla olur.Çünkü bunlar insanın yaptığı ibadetin makbuliyetine ve zevk almasına büyük bir engeldir.”Ey insanlar! yeryüzünde bulunanlardan helal ve temiz olanlarını yiyin” (Bakara 168) ayeti Resulullah’ın(asm) yanında okununca Sa’d bin Ebi Vakkas ayağa kalktı ve: “Ya Resulullah Allah’a (cc) beni duası makbul kimse yapması için dua et” dedi.Bunun üzerine Resulullah (asm): “Ya Sa’d! Helal ye duan makbul olur.Muhammed’i kudret ve iradesiyle yaşatan Allah’a (cc) yemin ederim ki,midesine haram bir lokma indiren kulun kırk gün hiçbir ameli kabul edilmez.Bünyesi haramla beslenen bir kula en layık olan şey cehennemdir.”buyurdu.(Taberani)
“Helal açıktır.Haram da açıktır,aralarında şüpheli şeyler vardır.Şüpheliyi bırakan elbet haramı bırakır,şüpheliye cesaret eden harama yaklaşmış olur.Haramlar,günahlar Allah’ın(cc) korusu,yasak yeridir.Burada yani yasak bölge yakınında koyun güden çoban yasağa yaklaşmış olur ki,içine girmesi muhtemeldir.” (Buhari)
Şüpheli gıdalar haram yada helal olduğu belli olmayanlardır.kırk gün şüpheli şeylerden yiyen kimsenin kalbi kararır. ibadetteki lezzeti hissedemez.
Yahya bin Muazz el Razi (ra) der ki:“İbadet Cenab-ı Hakkın hazinesinde gömülü,değerli bir kilitle kilitli mücevherdir.Bu hazinenin anahtarı duadır.Dişleri helal lokmadır.dişleri olmayan bir anahtar nasıl kapıyı açmıyorsa hazinenin içindeki mücevhere (ibadetin sevabına) ermek ve hazineyi açmak için helal lokma anahtarı lazımdır.”
Her müslümanın yediğinin ve içtiğinin helal olduğuna dikkat etmesi farzdır.Buna dikkat ettiği sürece ruhu haramlardan temizlenir ve ibadetteki lezzeti hisseder.
kaynak: irfan mektebi
 

TRIET AN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
12 Eyl 2010
Mesajlar
15
Aldığı Beğeniler
1
Konum
ARDAHAN
Takım
Fenerbahçe
Saolsın kardeşim allah(c.c) razı olsun.
 
Üst Alt