Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

DuaM

cici anne :)
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,561
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray


Selam Verme...

"Selam" kelimesi "seleme" fiilinden mastar olup,kusur ve fenalıklardan uzak bir hayatın olması anlamında dua kelimesidir...
ALLAH(c.c):
"Bir selamla selamlandığınız vakit ,siz ondan daha güzeli ile selamı alın yahut aynıyla karşılayın.Şüphesiz ki ALLAH(c.c) ,her şeyin hakkını gerektiği gibi arayandır,buyurmaktadır...(Nisa suresi/86)
KUR'AN-I KERİM'de "selam"ın lafızları da belirlenmiştir.Buna göre;
Bir müslüman ,diğerine "selamun aleykum" veya "esselamu aleykum"şeklinde selam verecektir.Her iki şekilde de selam verilebilir.Fakat başta "el" takısı olmaksızın "selamun aleykum "demek daha efdaldir."Çünkü KUR'AN-I KERİM'de hem EFENDİMİZ(s.a.s)'in hem de meleklerin müminlere selamı "selamun aleykum "şeklindedir...
Bir Müslüman diğerine "selamun aleykum" derse ;selamı alan kişi de "ve aleykum selam ve rahmetullahi" demelidir.Eğer selam veren "selamun aleykum ve rahmetullah" demişse ,selamı alan "ve aleykum selam ve rahmetullahi ve berekatuh" şeklinde cevap vermelidir.RESUL-İ EKREM(s.a.s) bu son şeklin HZ.ADEM(a.s) ile melekler arasındaki selamlaşma şekli olduğunu haber vermektedir.
(Buhari,İstizan -1)
Müslümanlar arasında selam vermek bir sünnettir ,bir dostluk ve hayırseverlik alametidir.Selamı almak da bir farzdır.Bir hadis-i şerifde şöyle buyurulur:
"Siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz...!Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız...!Size bir şey göstereyim mi ki,onu yaptığınız zaman birbirinizi sevmiş olursunuz :aranızda selamı yayınız...!" (Müslim,iman 22/Tirmizi,istizan 43)
SELAM vermenin bazı edebleri vardır.
1)-Bir topluluğun yanına girilirken konuşulmadan önce "esselamu aleykum" diye selam verilir.
2)-İçinde insan olmayan bir yere girildiği zaman "esselamu aleyna ve ala ibadillahissalihin" denir.
3)-Karşılaşıldığında selam verildiği gibi,ayrılırken de selam verilebilir.Zira EFENDİMİZ(s.a.s) "sizden biriniz ,meclise geldiği zaman selam verdiği gibi,ayrılırken de selam versin"(Tirmizi) buyurmaktadır.
4)-Karşılaşan iki kişiden küçük olan büyüğe ,az olan topluluk çok olan topluluğa ,gençler yaşlılara ,biniti üzerinde olanlar yayalara ,yürüyenler oturanlara ,arkadan gelenler önden gidenlere selam verirler.
5)-Bir topluluğa verilen selama;"ve aleykum selam" diye içlerinden birisi karşılık verirse ,diğerlerinden selam alma görevi düşmüş olur.Fakat o topluluk içinde hiçbiri karşılık vermezse ,hepsi sorumlu olur.
6)-Selama hemen cevap verilmeli,mümkün olduğunca cevabımızı selam verene duyurmalıdır.
7)-Selam verirken ve alırken sesimizi hürmet ve saygı ifade edecek şekilde ayarlamalıdır.
8-Tanıyıp tanımadığına bakmaksızın herkese selam vermelidir.
9)-Selam veren kimseye"merhaba"denilebilir.EFENDİMİZ(s.a.s) misafirlerine "merhaba" demiştir."Rahabe" fiilinden gelen bu söz;genişlik ve rahatlığa kavuşun ,huzur içinde oturabilirsin manasındadır...
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Barış, rahatlık, esenlik; müslümanların birbirleriyle karşılaştıkları zaman, karşılıklı olarak sağlık ve esenlik dileklerini sunmaları, yani birinin diğerine "Selâmün aleyküm" (Selâm sizin üzerinize olsun, Allah her türlü kazâdan ve beladan korusun!) demesi; diğerinin ise: "Ve aleykümü´s-selâm ve rahmetullahi ve berekatüh" (Allah´ın selâmı, rahmet ve bereketi sizin de Üzerinize olsun!) şeklinde cevap vermesi anlamına gelen bir İslam ahlakı terimi.

Müslümanlar arasında, bir dostluk ve iyi niyet işareti olan selâmı vermek sünnet; almak ise farzdır.

Hz. Peygamber (s.a.s)´in selâm ile ilgili hüküm ve talimatı şöyledir: Küçükler büyüklere, binekli atlı veya arabalı olanlar yayalara, yürüyenler, oturanlara; arkadan gelenler yetişince öndekilere; iki grup karşılaştığı zaman, az olanlar çok olanlara önce selam verirler" (Buhârî, İsti´zân, 4-7; Müslim, Selâm, I). Gruplar arası selâmlaşmada ise, grubun birinden bir kişinin selâm vermesi, diğer gruptan da bir kişinin alması yeterlidir (Ebu Dâvud, Edeb, 141). Şayet gruptan hiç kimse selâmı almazsa, o grupta bulunan herkes günahkâr olur.

İslâmî âdâba göre bir gruptan ayrılırken ayrılan kişi tarafından da selâm verilmesi gerekmektedir (Ebu Dâvud, Edeb, 139).

Bir kimseden selam getiren birisine:

"Aleyhi ve aleyke´s-selam!" şeklinde cevap verilir. Bir mektuba yazılmış bir selâm için ise: "Ve aleyke´s-selam" denilir yahut; cevabı mektupta bu ifade yazılır.

Selâm verirken veya alırken, eğilmek doğru değildir. Selâm verildiği takdirde alamayacak durumda olanlara ise, selam vermek doğru değildir. Meselâ, namaz kılanlara, Kur´an-ı Kerîm okuyanlara, hutbe dinleyenlere, ilimle meşgul olanlara, yemek yiyenlere selam verilmez. Dolayısıyla bu durumda iken verilen selâmı almamanın bir sorumluluğu yoktur.

Aynı şekilde müslüman olmayanlara selâm verilmez. Ehl-i Kitaptan birisi selâm verdiği takdirde ise, yalnızca "Ve aleyküm!" denilir, (Riyazü´s-Sâlihîn Tercümesi, II, 242-243).

İslam toplumu içinde selâmı yaymak, hem Allah´ın emri ve hem de Hz. Peygamberin sünnetidir. Bir âyette yüce Rabbimiz şöyle buyurur: "Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere izin almadan, seslenip sahiplerine selam vermeden girmeyiniz. Eğer düşünürseniz bu, sizin için daha iyidir" (en-Nûr, 24/27). Bir başka âyette de yüce Rabbimiz şöyle buyurur: "Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha iyisiyle selam verin veya aynıyla karşılık verin..." (en-Nisa, 4/86). Bu âyetlerden selâmı yaymanın bir Allah emri olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Hz. Peygamber (s.a.s) de, birçok hadislerinde selamın önemi ve yaygınlaştırılmasının gereği üzerinde durmuştur. Bir sahabi Hz. Peygamber (s.a.s)´e: "İslamın hangi işi daha hayırlıdır" diye sorduğunda, Rasûlüllah şöyle buyurmuştur: "Yemek yedirmen, tanıdığına ve tanımadığına selam vermendir" (Buhari, İman, 6-20). Yine Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmuşlardır: "İman etmedikçe Cennete giremezsiniz: birbirinizi sevmedikçe, olgun bir îmana sahip olamazsınız. Size, yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selâmı yayınız!..." (Müslim, Îman, 93). "Şüphesiz ki, Allah katında insanların en iyisi, önce selâm verendir" (Ebû Davûd, Edeb, 133) hadîsinden ise, selâm vermede acele etmenin daha sevap olduğu anlaşılmaktadır.

Gerek âyetlerden ve gerekse hadîslerden anlaşıldığına göre selâmı yaymak, insanlar arasında dostluk, sevgi ve barışın yaygınlaştırılması, müslümanların kalplerinin birbirlerine ısındırılması bakımından son derece önemlidir. O halde, İslâm toplumunda dost ve ahbaplarla, arkadaş, tanıdık kısaca bütün müslümanlarla sevgi, saygı ve samimiyet duygularının geliştirilebilmesi için, karşılıklı olarak selâm verip-almak gereklidir. Selâm, yalnızca dışarıda, sokakta, iş yerlerinde verilip-alınmaz; evde de selâm verilip-alınmalıdır. Peygamber Efendimiz bu konuda da, yanında büyüttüğü Enes (r.a)´e şöyle buyurmuştur:

"Oğlum! Ailenin yanına girdiğinde selâm ver ki, sana ve ev halkına bereket olsun" (Tirmizî, İstizân, 20). O halde, kendi evimize geldiğimizde, kendimize ve evdekilere selâm vermemiz gerekiyor (en-Nûr, 24/61). Akşam yatıp, sabahleyin kalkıldığında da, evde bulunan herkese karşılıklı selâm verip-almak gerekmektedir. Böyle davranmakla, karşılıklı olarak müslümanların birbirlerine sağlık, huzur, barış ve esenlik dilemesi gerçekleşmiş olur. Bir aile ve toplum fertlerinin, birbirlerine bundan daha iyi dilekte bulunmaları düşünülemez.



 

S&S 15

EHLİ HİZMET
 
Üyelik Tarihi
23 Nis 2009
Mesajlar
803
Aldığı Beğeniler
4
Konum
İstanbul-Başakşehir
Takım
Fenerbahçe
zipitvu6.gif
 
Üst Alt