- Üyelik Tarihi
- 30 Ara 2007
- Mesajlar
- 8,908
- Aldığı Beğeniler
- 128
- Takım
- Fenerbahçe
Adı Konulamayan Bir Yolculuk Bu...
Başka türlü bir şey benim istediğim
Ne ağaca benzer, ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz,
Havası ayrı hava
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığından uzun
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince
Dalın yüksekliğince rüzgarda
Ve bir yeni ömür
Vardığın çimen yeşilliğince
Nerde gördüklerim
Nerde o beklediğim
Rengi başka
Tadı başka
Can Yücel
Yaprağın yere düşmesindeki yolcuğu, bir nefes kadar kısa gelirdi insana
Mavi ile yeşilin sevgi ile kucaklaştığı özgür iklimlerde ararken sevginin gizemli gizini, uzakların yakınlarında kaybetmeden düşün
Hayâller ülkesinin yalnız yolcusunun, bitmeyen serüvenleri biriktirdiği düşler heybesinde, yazılanları sırlamadan sus gelmişti dillerin âhengine
Sus diyordu, konuşursan gizem çözülür, konuşursan hikmetin sırrına vâkıf olamadan biter bu düşsel yolculuk
Hayatı uzun mu sanırsın?
Oysa dalından kopan ağacın rüzgârda bir salınım vaktinden uzun değil yaşamak
Bilmediğini aramak nasıl olur bilir misin?
Aramakla bulunmuyor, geldiğinde görünmüyor
Yazıldımı okunmuyor, yazılan ise tarif edilemiyor
Başka türlü birşey benim istediğim
Ne yazıya gelir, ne söze Ne dil konuşur, ne göz görür
Gönül de bilmez, yürek de hissetmez
Başka türlü diyarların özlemi bu
Sessiz çığlıkların düşleri biriktirmesi kadar zor belki ama hayâlleri çağıran bir bekleyiş bu
Bekliyordu işte sessiz bir gölgenin yamacında
Güneşi bulutların arkasında saklanmıştı
Düşlerin güneşini saklayan bulutlar umudu getirirdi belki
Uzun yağmurların bereketli iklimine bir başka yolculuk vardı belki de kim bilir
Belki de yeni bir ömrü hayâllere sığdıramayan yüreklerin meskeni olacaktı, bu bulutlarda asılı kalan düş uçurtmaları
Maviyi göklerin mavisinden, suyun berraklığından almıştın
Yeşilin baharı müjdeleyen serüveni sürüklemişti seni bilinmezler ülkesinin gizine
Yüreğinde çözülemeyen, bilinemeyen bir gizin mühürlü kilidi
Ömür oldukça, nefes sayıldıkça, yürek attıkça senin bitmeyen sorularının cevablarında gizlenen yanıtların götüreceği yere ulaştığında, geçmiş- gelecek tek bir ânın satırında yazılır
İşte o zaman anlarsın ki; her bir sıkıntıdan sonra gelen ferâhlıkla bilenen yüreğinin getirdiği bu yerde, ulaşabilmişsindir aradığına
Reşhâ Sahradaesinti
01042009
Başka türlü bir şey benim istediğim
Ne ağaca benzer, ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz,
Havası ayrı hava
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığından uzun
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince
Dalın yüksekliğince rüzgarda
Ve bir yeni ömür
Vardığın çimen yeşilliğince
Nerde gördüklerim
Nerde o beklediğim
Rengi başka
Tadı başka
Can Yücel
Yaprağın yere düşmesindeki yolcuğu, bir nefes kadar kısa gelirdi insana
Mavi ile yeşilin sevgi ile kucaklaştığı özgür iklimlerde ararken sevginin gizemli gizini, uzakların yakınlarında kaybetmeden düşün
Hayâller ülkesinin yalnız yolcusunun, bitmeyen serüvenleri biriktirdiği düşler heybesinde, yazılanları sırlamadan sus gelmişti dillerin âhengine
Sus diyordu, konuşursan gizem çözülür, konuşursan hikmetin sırrına vâkıf olamadan biter bu düşsel yolculuk
Hayatı uzun mu sanırsın?
Oysa dalından kopan ağacın rüzgârda bir salınım vaktinden uzun değil yaşamak
Bilmediğini aramak nasıl olur bilir misin?
Aramakla bulunmuyor, geldiğinde görünmüyor
Yazıldımı okunmuyor, yazılan ise tarif edilemiyor
Başka türlü birşey benim istediğim
Ne yazıya gelir, ne söze Ne dil konuşur, ne göz görür
Gönül de bilmez, yürek de hissetmez
Başka türlü diyarların özlemi bu
Sessiz çığlıkların düşleri biriktirmesi kadar zor belki ama hayâlleri çağıran bir bekleyiş bu
Bekliyordu işte sessiz bir gölgenin yamacında
Güneşi bulutların arkasında saklanmıştı
Düşlerin güneşini saklayan bulutlar umudu getirirdi belki
Uzun yağmurların bereketli iklimine bir başka yolculuk vardı belki de kim bilir
Belki de yeni bir ömrü hayâllere sığdıramayan yüreklerin meskeni olacaktı, bu bulutlarda asılı kalan düş uçurtmaları
Maviyi göklerin mavisinden, suyun berraklığından almıştın
Yeşilin baharı müjdeleyen serüveni sürüklemişti seni bilinmezler ülkesinin gizine
Yüreğinde çözülemeyen, bilinemeyen bir gizin mühürlü kilidi
Ömür oldukça, nefes sayıldıkça, yürek attıkça senin bitmeyen sorularının cevablarında gizlenen yanıtların götüreceği yere ulaştığında, geçmiş- gelecek tek bir ânın satırında yazılır
İşte o zaman anlarsın ki; her bir sıkıntıdan sonra gelen ferâhlıkla bilenen yüreğinin getirdiği bu yerde, ulaşabilmişsindir aradığına
Reşhâ Sahradaesinti
01042009
