- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
İki cihanın paha biçilmez tek hediyesi şefaatine nail olabilmek için, huzurunda iki büklüm diz çökerek !
Ve … Ben ne diyebilirim ki …
Şefkatin…
Azametin …
En parlak yıldızları bile gölgelendiren ışığın …
İnkar edilmeyen,takdir edilemeyen, idraki çetin nübüvvetin …
Yaktıkça kavuran, kavurdukça olduran hasretin …
Hadsiz yeşil ve hadsiz gür ormanlarında , açtı açacak birer filiz olan aşıklarını dilsiz dudaksız bırakıyor! …
Kirli ellerimle getirdiğim bu biricik hediyeyi: Utancım! Biliyorum …
Ben kaçak bir köleyim!
Keşke …
Keşke, bütün akıl sahiplerini alacak büyüklükteki muhteşem “davet” kapından geri dönmeyeydik.. .
Başka, taş ve ardı boş kapılar aramayaydık …
Aşkların en ilahisi gönlümüz önünde dururken “fani”lere aldanıp, “fena” olmayaydık … Keşke …
Herşeyin, bir gizli el tarafından sende düğümlendiğini bileydik …
Keşke …
Sensiz iklimler mevsimsiz … Mevsimler suskun …
Yaz kış kadar soğuk, kış, yaz kadar boğucu …
Sarışın bir şikayet sonbahar … Yürekler zincirlenmiş, diller kilitlenmiş …
Sensiz, çareler çaresiz !
Bugün!
Sevgin .. Ümidin .. Sinemizde, koynumuzda!
Sevgililer sevgilisi söyle, aşkın bu ne türlüsü?
Dediklerin ve dilediklerin, zorlu fakat ne güzel borçtur …
Yetimler yetimi, buyur, azad olsun yetimler, sensizlikten !
Hala üzülebiliyorsak senin sayende … Sevebiliyorsak … Ağlayabiliyorsak …
Senin sayende ve senin için!
Saadeti yanlış yerde aramış gözlerimizin yaşını, şehitlerin kanıyla bir tut da kurtulalım!
Senin sancağının altında …
Ayak bastığın yere basanların izini öpmüş kabul et de ,
başımız önde, sıkılarak ve bağışlanacağımızı umarak, Allah’ın huzuruna varalım!..
Ümmetin ve çok sevdiğin bütün insanlık adına, söylediğim en güzel ve en içten söz,
en hararetli yalvarış bildiğim sesim:
Efendim! Seni anlayamadık.. .Hayatını yaşayamadık … Affet, Efendim, affet..
...alintidir...
Cenab-i Hak cümlemizi affa eren kullarindan eylesin...Aminnn
Ve … Ben ne diyebilirim ki …
Şefkatin…
Azametin …
En parlak yıldızları bile gölgelendiren ışığın …
İnkar edilmeyen,takdir edilemeyen, idraki çetin nübüvvetin …
Yaktıkça kavuran, kavurdukça olduran hasretin …
Hadsiz yeşil ve hadsiz gür ormanlarında , açtı açacak birer filiz olan aşıklarını dilsiz dudaksız bırakıyor! …
Kirli ellerimle getirdiğim bu biricik hediyeyi: Utancım! Biliyorum …
Ben kaçak bir köleyim!
Keşke …
Keşke, bütün akıl sahiplerini alacak büyüklükteki muhteşem “davet” kapından geri dönmeyeydik.. .
Başka, taş ve ardı boş kapılar aramayaydık …
Aşkların en ilahisi gönlümüz önünde dururken “fani”lere aldanıp, “fena” olmayaydık … Keşke …
Herşeyin, bir gizli el tarafından sende düğümlendiğini bileydik …
Keşke …
Sensiz iklimler mevsimsiz … Mevsimler suskun …
Yaz kış kadar soğuk, kış, yaz kadar boğucu …
Sarışın bir şikayet sonbahar … Yürekler zincirlenmiş, diller kilitlenmiş …
Sensiz, çareler çaresiz !
Bugün!
Sevgin .. Ümidin .. Sinemizde, koynumuzda!
Sevgililer sevgilisi söyle, aşkın bu ne türlüsü?
Dediklerin ve dilediklerin, zorlu fakat ne güzel borçtur …
Yetimler yetimi, buyur, azad olsun yetimler, sensizlikten !
Hala üzülebiliyorsak senin sayende … Sevebiliyorsak … Ağlayabiliyorsak …
Senin sayende ve senin için!
Saadeti yanlış yerde aramış gözlerimizin yaşını, şehitlerin kanıyla bir tut da kurtulalım!
Senin sancağının altında …
Ayak bastığın yere basanların izini öpmüş kabul et de ,
başımız önde, sıkılarak ve bağışlanacağımızı umarak, Allah’ın huzuruna varalım!..
Ümmetin ve çok sevdiğin bütün insanlık adına, söylediğim en güzel ve en içten söz,
en hararetli yalvarış bildiğim sesim:
Efendim! Seni anlayamadık.. .Hayatını yaşayamadık … Affet, Efendim, affet..
...alintidir...
Cenab-i Hak cümlemizi affa eren kullarindan eylesin...Aminnn