Ömer daha yeni Nişabur şehrinden İstefana gelmişti bir arkadaşı aracılığı ile Vezir Sena ile görüşmüştü vezir sena şairlere önem veren bir insan olduğu için onun methini duymuş ve görüşmeden sonra Ömeri Sultana takdim etmeye karar vermişti.
Fakat Sultana takdim edildiğinde güzel bir beyit ile şairliğini göstermesi gerekecekti.Huzura çıktılar Sultanın huzurunda birkaç şair vardı şairlerin her birisi söz aldı Hepsi sultanı aslana kaplana İskendere Rüsteme benzeten beyitler okuyorlar ömrünü uzatmak sıhhatli kalmak gibi konularla Sultana methiyeler düzüyor farklı bir şeyler söylemiyorlardı.Sultan artık bu tür beyitlerden sıkılmıştı zaten sıkıldığı da hareketlerinden anlaşılıyordu Sultan şiir okuyanlara seslendi;
"Ağzınız altın dolsun"
Yardıncılar hemen altın dolu tepsiyi şiir okuyan şairlerin önüne getirdiler şairler başlarını eğerek ağız dolusu altını alarak kenara çekildi Ömere bu sahne çok garip gelmişti.şairlerin tavrını küçülten bir sahne olduğunu düşündü Nihayet Sultan ile gözgöze geldiler Vezir sena Ömeri Nişaburlu şair diye takdim etti.Huzurdakiler pür dikkat Ömerin söyleyeceği beyte dikkat kesildiÖmer başladı beytine;"Hergün biri çıkar başlar ben ben demeye altınları gümüşleri ile övünmeye tam işleri dilediği düzene girer ecel çıkıverir pusudan benim ben diye!!!
Beyit bittiğinde başlar sultana döndü esrarlı bir beyit okumuştu Sultan derin düşüncelere dalmış ve beytin derinliklerine dalmış gitmişti birkaç dk.sonra sultan gözlerini açtı;
seslendi:
"Ağzın altın dolsun"Tepsi Ömerin önüne geldi fakat kendi şanına yediremedi bu şekilde ağız dolusu altın almayı Sultan şaşırdı "Niçin almıyorsun benim ikramımdır"
Ömer niçin almadığını beyitleriyle açıkladı;
"Yoksulluk muydu beni huzura getiren
Hiçbirşey beklemem senden saygıdan başka
Dürüst ve özgür bir kişiye saygı göstermeyi bilirsen
Küçük bir somunun varmı bir ufakda evin?
Kimselerin kulu kölesi değilmisin?
Kimsenin sırtından geçindiğinde yok ya
Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin"alıntı
Fakat Sultana takdim edildiğinde güzel bir beyit ile şairliğini göstermesi gerekecekti.Huzura çıktılar Sultanın huzurunda birkaç şair vardı şairlerin her birisi söz aldı Hepsi sultanı aslana kaplana İskendere Rüsteme benzeten beyitler okuyorlar ömrünü uzatmak sıhhatli kalmak gibi konularla Sultana methiyeler düzüyor farklı bir şeyler söylemiyorlardı.Sultan artık bu tür beyitlerden sıkılmıştı zaten sıkıldığı da hareketlerinden anlaşılıyordu Sultan şiir okuyanlara seslendi;
"Ağzınız altın dolsun"
Yardıncılar hemen altın dolu tepsiyi şiir okuyan şairlerin önüne getirdiler şairler başlarını eğerek ağız dolusu altını alarak kenara çekildi Ömere bu sahne çok garip gelmişti.şairlerin tavrını küçülten bir sahne olduğunu düşündü Nihayet Sultan ile gözgöze geldiler Vezir sena Ömeri Nişaburlu şair diye takdim etti.Huzurdakiler pür dikkat Ömerin söyleyeceği beyte dikkat kesildiÖmer başladı beytine;"Hergün biri çıkar başlar ben ben demeye altınları gümüşleri ile övünmeye tam işleri dilediği düzene girer ecel çıkıverir pusudan benim ben diye!!!
Beyit bittiğinde başlar sultana döndü esrarlı bir beyit okumuştu Sultan derin düşüncelere dalmış ve beytin derinliklerine dalmış gitmişti birkaç dk.sonra sultan gözlerini açtı;
seslendi:
"Ağzın altın dolsun"Tepsi Ömerin önüne geldi fakat kendi şanına yediremedi bu şekilde ağız dolusu altın almayı Sultan şaşırdı "Niçin almıyorsun benim ikramımdır"
Ömer niçin almadığını beyitleriyle açıkladı;
"Yoksulluk muydu beni huzura getiren
Hiçbirşey beklemem senden saygıdan başka
Dürüst ve özgür bir kişiye saygı göstermeyi bilirsen
Küçük bir somunun varmı bir ufakda evin?
Kimselerin kulu kölesi değilmisin?
Kimsenin sırtından geçindiğinde yok ya
Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin"alıntı