Bir keder yuvalanıyor yüreğimde, tüm efkarı kapı dışarı ediyorum.. eda ettiğimi sandığım salatı, secdelere kapanan alnı, imameleri aşındıran parmağı, ezan işiten kulağı, dua eden elleri, sahte ağlayan gözleri.. hepsini, hepsini kapı dışarı ediyorum! sanmayın ki farkınız var benden.. aynada baktığınız benim , aynada gördüğüm sizsiniz.. alem aynadan ibaret değil mi!? hem aynadakiler yalan değil mi?!
Ah bu hakikat ah! ne çok eziyor yüreğimi! mengenelerden, akrebin kıskacından kurtulan, beri gelsin.. hele o adrese hiç uğrayamayan sen en beri gel ahmak!.. geldim..
Kitaplar okursunuz sayfa sayfa, cilt cilt.. ne öğrettiler size;tamam cümle kurmayı pek becerdiniz.. fakat hayatı nasıl memat yapmayı, nasıl sırtlamayı derdi, nefse kemend vurmayı, gözyaşı olmadan ağlamayı, susarken en şiddetli cevabı, konuşurken yürekte ezkarı, avuç içlerinde dua saklamayı kimden öğrendiniz/öğrenemediniz?!
Acı gelmesin, her gerçek acıdır ama.. acı gelmesin bu laftalar. ben hele derken nasıl eziliyorum, nasıl yürüyor cümleler üzerime, yalın ayak koşuyorum! insanın çaresiz olması, ne kadar acizlik ile yoğruluşumuz.. ahh turap dile gel de de; neden her yağmur çamur ediyor beni!? çakıl taşları karışıyor canıma, gözümün bebeğine yaş birikmiş, dökemiyorum.. sözler diziliyor dilime yutkunuyorum, suyun tadına zehir mi karıştı ne, zakkum dedikleri buna mı benzer!?
Aklım taşıyamıyor beni, fikirlerimi.. havatır demişler amenna; biz adam sanmadık ki kendimizi. ruhumun aşkı Rabbime malumdur, gel gör ki nefs de ruha aşıktır; yolumdan alıkoyuyor beni.. nefsini sahibine satamamış hileciyim ben.. sen mi?seni bilemem..
Fazlasına ne cümlelerim ne de lügat muktedir.. bir mana var ki dil anlatamamaya köledir. bir aşkı tanırım ben, üstad ne güzel der onu, benimki beni cüce edendir.. gelenler hep gittiler, bir aşk kaldı bize efendiler.. ayn şın kaf;
kaf dağı kaldırmadı bu yükü, ben sırtladım-hazreti insan! ona deli gibi sarılsana, başka neyin var?! vesselam..
Katre-i Matem...
Ah bu hakikat ah! ne çok eziyor yüreğimi! mengenelerden, akrebin kıskacından kurtulan, beri gelsin.. hele o adrese hiç uğrayamayan sen en beri gel ahmak!.. geldim..
Kitaplar okursunuz sayfa sayfa, cilt cilt.. ne öğrettiler size;tamam cümle kurmayı pek becerdiniz.. fakat hayatı nasıl memat yapmayı, nasıl sırtlamayı derdi, nefse kemend vurmayı, gözyaşı olmadan ağlamayı, susarken en şiddetli cevabı, konuşurken yürekte ezkarı, avuç içlerinde dua saklamayı kimden öğrendiniz/öğrenemediniz?!
Acı gelmesin, her gerçek acıdır ama.. acı gelmesin bu laftalar. ben hele derken nasıl eziliyorum, nasıl yürüyor cümleler üzerime, yalın ayak koşuyorum! insanın çaresiz olması, ne kadar acizlik ile yoğruluşumuz.. ahh turap dile gel de de; neden her yağmur çamur ediyor beni!? çakıl taşları karışıyor canıma, gözümün bebeğine yaş birikmiş, dökemiyorum.. sözler diziliyor dilime yutkunuyorum, suyun tadına zehir mi karıştı ne, zakkum dedikleri buna mı benzer!?
Aklım taşıyamıyor beni, fikirlerimi.. havatır demişler amenna; biz adam sanmadık ki kendimizi. ruhumun aşkı Rabbime malumdur, gel gör ki nefs de ruha aşıktır; yolumdan alıkoyuyor beni.. nefsini sahibine satamamış hileciyim ben.. sen mi?seni bilemem..
Fazlasına ne cümlelerim ne de lügat muktedir.. bir mana var ki dil anlatamamaya köledir. bir aşkı tanırım ben, üstad ne güzel der onu, benimki beni cüce edendir.. gelenler hep gittiler, bir aşk kaldı bize efendiler.. ayn şın kaf;
kaf dağı kaldırmadı bu yükü, ben sırtladım-hazreti insan! ona deli gibi sarılsana, başka neyin var?! vesselam..
Katre-i Matem...