Çayıma tuz kattım, öyle andım Seni bugün.
Serçeler uçuştu gözlerimden,
Biri yere düştü.
Zamanın adı değişti diye mi ayrıyız...
Sesini bilmemem ne acı
Nasıl dokunur, yüreğime, seni görmemek
Hasretin esarete teslim ettiği ömrüm
İslam'ım olmuş mudur?
Martılarda, hâlâ, yokluğunun çığlığı...
Umudum sende Yâr
Sükutsun Yâr...
Teselliler arasa da gönül,
Yağmur yağsa da, diner mi çölde yangın...
Vaha ol kaybolayım gerçeklerden,
Divane olmak ağır gelir mi hiç...
Aklım koca bir yük, yokluğuna...
Bastığın her toprak tanesi bir dünya...
Şimdi alem bir avuç toz
Biraz telaş, biraz yalan...
Yanarım Yâr
Umuduma hiçbir el uzanmaz
Yanar teselliler dillerde.
Viraneler kaç defa yıkılır...
Nedir ki gücü, sensiz varlığımın...
Çaresizim yâr,
Sılası yok ki dünyanın...
Nereye gitsem adı sensizlik...
Hicranıma kalmadı diyecek söz
Ah Yâr!
Ölü bahçeler...
Bahçevan yorgun...
Anla melalimi
Kapıyı aralasan, koşar gelirim
Kaç yaşamaya bedel...
Adının güzelliği kör eyledi sözleri.
Acizim, efkârım yolunda fakir
Hani mümin sadakasız olmaz ya,
Bir selam etsen, açlığı diner sefaletin.
Ben ölü bir serçenin ozanı...
Gözlerimde talan, sevinçler...
Volkanlar üşür elimde.
Dinmez har içinde ayazım.
Ah Gül'üm...
Üşüyen yüreğime,
Bir selam etsen yeter!