Susturulmuşluğumun diğergâmlığında,elele tutuştuğum yüreklere bir müteşekkir selamdır her harfsizliğim.Soyulmuş düşlerin efendiliğine soyunan kaç kalp varki ateşler ülkesine yürüyebilen.İşte ben,kuru bir gökte pastel mavisi hayaller çiziyorum gözlerime.Buhran sararsa yitik gölgemi,susarım bir daha haykırırcasına.Sükûtum sırrımın esrarında gizlidir.Söylesinler geceye
yıldızlar dökülüyor alt deliğinden.Ve melekler kadar temiz kalmıyor,saçıma dokunan yağmur çisesi...Su...Suskunluğun ilk hecesi...Akmıyor gözümden sabah haykırışları.Zincirsiz ahvalin sırtına binmişim ölürcesine...
Söylesene Yusuf!Durduğun kuyudan kaç ışık çarpıyor yüzüne.Kaç Züleyha var ruhunun inlerinde.Ve kaç Yakub var kokunu almak uğruna gözlerini susturan....