AHİR ZAMAN
Seyda hazretleri içinde bulunduğumuz bu devrin ahir zaman olduğundan sık sık bahseder, deliller getirir; kötülüklerin, günahın arttığını, buna karşılık yapılan iyilik ve ibadetlere kat kat sevap verileceğini müjdelerdi.
Bu zamanda insanların binde biri bile ahirete dünyaya verdiği kadar kıymet vermiyor. Dünya işinde eksiklik olunca hastalanıyor ve yataklara düşüyor. Fakat ahireti elinden gitse hiç umursamıyor. Hâl böyle olunca nasıl Allah insandan razı olur? İnsanın yanında değerli şey, Allahın (c.c) rızası, dostluğu ve ahiret olmalıdır. Sahabeler zamanında biri cemaatle namaza yetişemezse matem tutardı.
Evde cenaze varmışçasına üzülürdü. Arkadaşları cemaati kaçırdı diye ona taziyede bulunurlardı, işte ahiret ve Allah rızası, aşkı, sevgisi yanlarında bu kadar kıymetliydi. Tabii ki onlar da Cenab-ı Hakkın yanında makbullerdi. Bu zamanda insanların birçoğu Allah yolunu terk etmiş ve ibadetten habersiz hale gelmiş, geriye kalan ise ahiret işleri çok perişan ve gevşek durumdadır.
Artık insan da, dünyanın sonuna gelinmiştir, kıyamet iyice yaklaşmıştır kanaati doğmaya başlıyor. Bununla beraber sûrun son nefhasına kadar Allah dostları bulunacak, eksik olmayacaktır.