Allah Teala Ra'd Suresinin başında, Kur'an'dan bahsederek ve insanların çoğu inanmasa da, onun, kendi katından indirilmiş gerçekler kitabı olduğunu söyleyerek söze başlar. Sonra göklerin nizamının, Ay ile Güneşin düzeninin, yeryüzündeki tabii düzenin, yani kainattaki sistemin tamamen Allah'ın işi olduğunu hatırlatır. Daha sonra insanları, körü körüne inanmak yerine, akıllarını kullanarak, yerlere ve göklere bakıp ibret almaya, içindeki yaşadıkları alemde Allah'ın delillerini görmeye davet eder. Bunlar insanı, bu koskoca kainatın boşu boşuna yaratılmış olamayacağı düşüncesine götürdüğü için, "Biz (ölüp) toprak olduğumuz zaman mı, biz mi yeniden yaratılacağız?" (Ra'd, 5) diyerek ahmakça konuşanlara şaşılması gerektiğini belirtip, tarihten ders almaya . çağırır. Hak Teala ilmine, yani her şeyi bildiğine işaret ederek, toplumlarla ilgili bir kanundan bahseder:
"Bir millet kendilerinde olan halleri değiştirmedikçe, Allah da onların hallerini değiştirmez. Allah bir millet için kötülük istediği zaman, artık onu engelleyebilecek yoktur. Zaten onların Allah'dan başka bir dost (ve yardımcıları) da yoktur" (Ra'd, 11).
Allah Teala, bir başka surede de Firavn hanedanının, kusurlarına karşı ilahi cezaya çarptırılışını anlattıktan sonra, bu husustaki genel kanunundan bahsederek, "Bu böyledir, çünkü bir millet kendilerinde bulunan (güzel meziyeti) değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti değiştirmez" (Enfal, 53)buyurur.
Bu ayetlerde şöyle bir mana ihsas ettirilmekte: "Allah, durup dururken hiç kimseye azab ve zarar vermez. O'nun verdiği belalar, işlenmiş bir takım günah ve kusurların karşılığıdır. İnsanlar, işledikleri kusurlarla, nimetin gazabı ilahi ile; lütuf ve keremin de mihnet ve azab ile değişmesine sebeb olmuşlardır" (Razi, Tefsir-i Kebir, 11/342-343 (ter.)). "Allah, insanlardan isyan ve fesat zuhur edince intikam alarak, içinde bulundukları nimeti değiştirir. Kadi Abdulcebbar'ın ifade ettiği gibi, Allah dünyada olan her nimeti, kullardan olan bir sebebe bağlı olmadan verebilir. Fakat cezalandırma böyle değildir. Allah Teala, alabildiğine fesada dalmış ve kulluk etmede yollarını bozup değiştirmiş her milletten, -nimetlerini giderir ve onların üzerine çeşit çeşit, azablar indirir. Hatta bazan bu kavimler içinde yaşamakta olan müminler de o azaba duçar olurlar. Nitekim Hz. Peygamber (a. s.) "Eğer insanlar bir zalimi görür ve ona engel olmazlarsa, Allah'ın herkese şamil bir azab indirmesinden korkulur" (Ebu Davud, melahim, 17; Tirmizi, fiten, 8 )
buyurmuştur (Razi, 13/410).
RABBIM azze ve celle düzgün ahlaklı kullarından etsin hepimizi
"Bir millet kendilerinde olan halleri değiştirmedikçe, Allah da onların hallerini değiştirmez. Allah bir millet için kötülük istediği zaman, artık onu engelleyebilecek yoktur. Zaten onların Allah'dan başka bir dost (ve yardımcıları) da yoktur" (Ra'd, 11).
Allah Teala, bir başka surede de Firavn hanedanının, kusurlarına karşı ilahi cezaya çarptırılışını anlattıktan sonra, bu husustaki genel kanunundan bahsederek, "Bu böyledir, çünkü bir millet kendilerinde bulunan (güzel meziyeti) değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti değiştirmez" (Enfal, 53)buyurur.
Bu ayetlerde şöyle bir mana ihsas ettirilmekte: "Allah, durup dururken hiç kimseye azab ve zarar vermez. O'nun verdiği belalar, işlenmiş bir takım günah ve kusurların karşılığıdır. İnsanlar, işledikleri kusurlarla, nimetin gazabı ilahi ile; lütuf ve keremin de mihnet ve azab ile değişmesine sebeb olmuşlardır" (Razi, Tefsir-i Kebir, 11/342-343 (ter.)). "Allah, insanlardan isyan ve fesat zuhur edince intikam alarak, içinde bulundukları nimeti değiştirir. Kadi Abdulcebbar'ın ifade ettiği gibi, Allah dünyada olan her nimeti, kullardan olan bir sebebe bağlı olmadan verebilir. Fakat cezalandırma böyle değildir. Allah Teala, alabildiğine fesada dalmış ve kulluk etmede yollarını bozup değiştirmiş her milletten, -nimetlerini giderir ve onların üzerine çeşit çeşit, azablar indirir. Hatta bazan bu kavimler içinde yaşamakta olan müminler de o azaba duçar olurlar. Nitekim Hz. Peygamber (a. s.) "Eğer insanlar bir zalimi görür ve ona engel olmazlarsa, Allah'ın herkese şamil bir azab indirmesinden korkulur" (Ebu Davud, melahim, 17; Tirmizi, fiten, 8 )
buyurmuştur (Razi, 13/410).
RABBIM azze ve celle düzgün ahlaklı kullarından etsin hepimizi