AKIL VE GÖNÜL
İslamiyete göre akıl,imandan sonra en büyük nimet olarak kabul
edilir.Çünkü akıl ilahi teklifin temel şartı;ALLAH a kullu un en önemli vasıtasıdır.ALLAH ın nimetlerini tanımayı sa lar ve O na şükretmeye vesile olur.
Tasavvufda beden mülkünün padişahı ruhtur.Akıl onun veziri olup Hak ile batılı birbirinden ayırmaya yarayan bir nurdur.
Genellikle akıl,akl-ı meaş ve akl-ı mead olmak üzere ikiye ayrılır.Akl-ı meaş,madde ve duyu alemi ile ilgili,nefsin hevasına ma lup,vehim ile fehim arasında gidip gelen akıldır.
Nazari akılda denilen akl-ı meaş ALLAH ı bilmekte yetersiz,ilahi hakikatleri,gayb alemi ve ahiretle alakalı konuları idrakte acizdir.
Akl-ı mead ise madde ve duyu alemini aşıp ezeli ve ebedi yüce hakikate dair hüküm veren,ilahı hitabı anlayan ve ahireti algılayan bir nur,bir melekedir.
Akıl ile heva,ya da şehvet birbirinin alternatifidir.Akla heva egemen olunca adı nefis,akıl ruha tabi olunca onun adı gönül olur.İnsan akıl yerine heva ve hevesi kendine vezir yapınca namazdan ve ibadetlerden uzaklaşır,kötülüklere bulaşır.Çünkü hevaya maglup olan akıl artık akıl de ildir.
Nasıl altın gibi görünen kalp maden altın de ilse,böyle bir akılda akıl de ildir,vehimdir;ama akıl gibi görünür.
Göz,görmek üzere yaratılmış bir organ oldu u halde kendini görmekten acizdir.Aynen onun gibi idrak merkezi sayılan akılda bizzat kendini tanıyamaz.Kendini tanıyamayan akıldan yaratanını tanımak nasıl beklenebilir?
ALLAH ı tanıma noktasında aklın varabilece i nokta hayret vadisi denilen acizli inin kabulüdür. Hayret vadisi aynı anda aşk vadisidir.Nitekim
Hz.Mevlana der ki:
Ey Hak yolcusu,aklı zekayı sat da hayreti al! Çünkü zeki olmak bir fikir yürütmekten ibarettir.Halbuki hayret,HAKK ın san atını,kudretini görüp şaşkınlı a düşmektir.Nitekim Nuh un o lu Ken an da akıl yürütmüştü. Akıl ve zeka sana kibir ve gurur verir.
Sen hayret üzre ol,gönlün düzelsin.Aklı dostun aşkında kurban et.çünkü bütün akıllar,dostun bulundu u taraftadır.Ruhlarında akıllarında çıkış yeri HAKK tır.Bu sebeple aklı HAKK ın aşkında kurban et.! Mesnevi,IV
Akıllı ve zeki kişiler san atla yetinir,aşıklar ve hayret vadisine düşenler san atı görüp heyacanla SANATKAR a koşarlar.Akıl yararlanaca ı;fayda görece i şeyi arar,aşk ise hiçbir şeye aldırmadan vurgun oldu u SANATKAR a koşar.
Kalp,imanın ve küfrün merkezidir.Kalp iman nuru ile doldu unda gönül ;inkara ve küfre yöneldi inde nefs adını alır.Gönül ulviyete,nefs ise süfliyete meyillidir.Gönül nazargah-ı ilahidir,BEYTULLAH tır.Yerlere göklere sı mayan ALLAH TEALA mümin kulunun gönlüne sı mıştır.
Beş duyumuzun her biri aynı su deposuna ba lı musluklar gibi gönüle ba lıdır.Gönlün dile i ve emriyle görürler,işitirler,koklarlar ve tadarlar.Gönül isterse göz görülecek şeylere,dünyaya,dünya nimetlerine bakar ve yine gönüldilerse göz manaya ve ilahi sırlara bakar.
Allah dostları gönül gözüyle alemi seyredip her an her yerde ALLAH ın hikmetini;san at ve kudretini görmek ister.RAHMAN ismiyle GÖNÜL ARASINDA MÜNASEBET VARDIR.Aynı kökten olan rahmet,kalp yufkalı ı,gönül inceli idir.Gönül kelimesi de rahmet ve yumuşaklık söz konusu oldu u alanlarda kullanılır.Bu durum gönülde RAHMAN tecellisinin bulundu unu gösterir.
Gönül aşk mahallidir,akıl düşünce.Akıl ile aşk da birbirinin zıddıdır.Akıl ile aşk bir arada bulunmaz.çünkü aşk aklı baştan alır.Akıl ile aşk su ile ateş gibidir.Akıl olunca aşk,aşk olunca akıl olmaz.Ancak bu ifade ikisinin hiçbir zaman bir arada olmayaca ı anlamına gelmez.Buradaki akıl maslahata;menfaata takılıp kalan hesabi akıldır.Yoksa mutlak akıl de il.Mead denilen akıl,gönle,kalbe yardımcıdır.
İslamiyete göre akıl,imandan sonra en büyük nimet olarak kabul
edilir.Çünkü akıl ilahi teklifin temel şartı;ALLAH a kullu un en önemli vasıtasıdır.ALLAH ın nimetlerini tanımayı sa lar ve O na şükretmeye vesile olur.
Tasavvufda beden mülkünün padişahı ruhtur.Akıl onun veziri olup Hak ile batılı birbirinden ayırmaya yarayan bir nurdur.
Genellikle akıl,akl-ı meaş ve akl-ı mead olmak üzere ikiye ayrılır.Akl-ı meaş,madde ve duyu alemi ile ilgili,nefsin hevasına ma lup,vehim ile fehim arasında gidip gelen akıldır.
Nazari akılda denilen akl-ı meaş ALLAH ı bilmekte yetersiz,ilahi hakikatleri,gayb alemi ve ahiretle alakalı konuları idrakte acizdir.
Akl-ı mead ise madde ve duyu alemini aşıp ezeli ve ebedi yüce hakikate dair hüküm veren,ilahı hitabı anlayan ve ahireti algılayan bir nur,bir melekedir.
Akıl ile heva,ya da şehvet birbirinin alternatifidir.Akla heva egemen olunca adı nefis,akıl ruha tabi olunca onun adı gönül olur.İnsan akıl yerine heva ve hevesi kendine vezir yapınca namazdan ve ibadetlerden uzaklaşır,kötülüklere bulaşır.Çünkü hevaya maglup olan akıl artık akıl de ildir.
Nasıl altın gibi görünen kalp maden altın de ilse,böyle bir akılda akıl de ildir,vehimdir;ama akıl gibi görünür.
Göz,görmek üzere yaratılmış bir organ oldu u halde kendini görmekten acizdir.Aynen onun gibi idrak merkezi sayılan akılda bizzat kendini tanıyamaz.Kendini tanıyamayan akıldan yaratanını tanımak nasıl beklenebilir?
ALLAH ı tanıma noktasında aklın varabilece i nokta hayret vadisi denilen acizli inin kabulüdür. Hayret vadisi aynı anda aşk vadisidir.Nitekim
Hz.Mevlana der ki:
Ey Hak yolcusu,aklı zekayı sat da hayreti al! Çünkü zeki olmak bir fikir yürütmekten ibarettir.Halbuki hayret,HAKK ın san atını,kudretini görüp şaşkınlı a düşmektir.Nitekim Nuh un o lu Ken an da akıl yürütmüştü. Akıl ve zeka sana kibir ve gurur verir.
Sen hayret üzre ol,gönlün düzelsin.Aklı dostun aşkında kurban et.çünkü bütün akıllar,dostun bulundu u taraftadır.Ruhlarında akıllarında çıkış yeri HAKK tır.Bu sebeple aklı HAKK ın aşkında kurban et.! Mesnevi,IV
Akıllı ve zeki kişiler san atla yetinir,aşıklar ve hayret vadisine düşenler san atı görüp heyacanla SANATKAR a koşarlar.Akıl yararlanaca ı;fayda görece i şeyi arar,aşk ise hiçbir şeye aldırmadan vurgun oldu u SANATKAR a koşar.
Kalp,imanın ve küfrün merkezidir.Kalp iman nuru ile doldu unda gönül ;inkara ve küfre yöneldi inde nefs adını alır.Gönül ulviyete,nefs ise süfliyete meyillidir.Gönül nazargah-ı ilahidir,BEYTULLAH tır.Yerlere göklere sı mayan ALLAH TEALA mümin kulunun gönlüne sı mıştır.
Beş duyumuzun her biri aynı su deposuna ba lı musluklar gibi gönüle ba lıdır.Gönlün dile i ve emriyle görürler,işitirler,koklarlar ve tadarlar.Gönül isterse göz görülecek şeylere,dünyaya,dünya nimetlerine bakar ve yine gönüldilerse göz manaya ve ilahi sırlara bakar.
Allah dostları gönül gözüyle alemi seyredip her an her yerde ALLAH ın hikmetini;san at ve kudretini görmek ister.RAHMAN ismiyle GÖNÜL ARASINDA MÜNASEBET VARDIR.Aynı kökten olan rahmet,kalp yufkalı ı,gönül inceli idir.Gönül kelimesi de rahmet ve yumuşaklık söz konusu oldu u alanlarda kullanılır.Bu durum gönülde RAHMAN tecellisinin bulundu unu gösterir.
Gönül aşk mahallidir,akıl düşünce.Akıl ile aşk da birbirinin zıddıdır.Akıl ile aşk bir arada bulunmaz.çünkü aşk aklı baştan alır.Akıl ile aşk su ile ateş gibidir.Akıl olunca aşk,aşk olunca akıl olmaz.Ancak bu ifade ikisinin hiçbir zaman bir arada olmayaca ı anlamına gelmez.Buradaki akıl maslahata;menfaata takılıp kalan hesabi akıldır.Yoksa mutlak akıl de il.Mead denilen akıl,gönle,kalbe yardımcıdır.