Hz. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh.) bir gün evinden dışarı çıkmıştı.
Yolda Allah Resûlüne (Aleyhisselatü Vesselam) rastladı.
Bir müddet beraber yürüdüler.
Hz. Ebu Bekir bir ara, Ona:
Ya Resûlallah! Sen ne ile gönderildin? diye sordu.
Allah Resulü:
Akıl ile, cevabını verdiler.
Hz. Ebu Bekir:
Bizim akıllı olmamız nasıl olur? Akıllı sayılmanın ölçüsü nedir? diye tekrar sordu.
Allah Resûlü cevaben:
Kim, Allah Tealanın helal kıldığını helal, haram kıldığını da haram kabul ederse, o kimse akıllıdır.
Bundan sonra, Allahın emirlerini yapıp, yasaklarından kaçınma konusunda da gayret gösterirse ona âbid (Allaha gerçek kul) denir, buyurdular.
(Ebu Nuaym Isfehaniden)
Yolda Allah Resûlüne (Aleyhisselatü Vesselam) rastladı.
Bir müddet beraber yürüdüler.
Hz. Ebu Bekir bir ara, Ona:
Ya Resûlallah! Sen ne ile gönderildin? diye sordu.
Allah Resulü:
Akıl ile, cevabını verdiler.
Hz. Ebu Bekir:
Bizim akıllı olmamız nasıl olur? Akıllı sayılmanın ölçüsü nedir? diye tekrar sordu.
Allah Resûlü cevaben:
Kim, Allah Tealanın helal kıldığını helal, haram kıldığını da haram kabul ederse, o kimse akıllıdır.
Bundan sonra, Allahın emirlerini yapıp, yasaklarından kaçınma konusunda da gayret gösterirse ona âbid (Allaha gerçek kul) denir, buyurdular.
(Ebu Nuaym Isfehaniden)