Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
Bir paranoya portresidir şeytan. Akılsızlığın adresi. Nimeti bilmemenin alameti. Kendini beğenmişliğin baş temsilcisi. Aklının altında ezilmişliğin göstergesi. Akıbeti bir an için unutup anı değerlendirip de kaybedişin şahidi. İnadın üstüne en çok yakıştığı merci. Melun bir muamma. Sinsi bir yılan. Ölümüne bir başkaldırı. Hayır, inadına bir aldanışın baş aktörü. Bir zavallı. Garip bir sefil. Bitmiş bir müflis. Anlık bir kararın hazin tablosunun baş kahramanı. Toz pembe bir dünyanın yaldızlı ışıklarında süren kısa bir hayat. Ebediyet yolunun en derbeder varlığı. Boşuna bir koşuşturmacanın azimli atleti. Tempolu bir hayatın sıska nedimi. Derdi ve dermanı karıştırmış bir müşevveş. Aldatıcı bir dost. Azimli bir düşman. Kararlı bir duruş. Baş aşağı bir gidiş. Mantıktan uzak bir akıl. Hesap kitap bilmez bir palyaço...

İnadına bir hayat yaşar o. Yaşamak da denmez buna pek ama o, bu yoldan dur olmaz. Akıbetini bilerek bir hayat sürmek ne de zordur. Böyle bir manzara karşısında şaşmamak akıldan ıraktır. Göz göre göre derler şark-ı Anadolu'da buna. Evet göz göre göre veya körü körüne bir gidiş insanı maskara eder ele ve de aleme.

Şeytan zeki bir varlık. O derece zeki ki, ders okutma makamına dahi yükselmiş hemcinsleri arasında. İşte bu hal üstünlükken al aşağı etmiş onu esasında. Bilgisi ve de konumu kendi sonunu tayin etmiş. Ben ki bu alemin önde geleni, nasıl secde eder, yani nasıl aşağı iner, nasıl geri gider, nasıl baş eğer ki bir çamur karşısında? Emri veren makamı da unutur bu noktada. Emir de neymiş, böyle imtihan mı olurmuş, şakası bile benim gibisine hakarettir demiş ve baş eğmemiş. Hali hazırda bir makam işgal edenlerin her birisine bu haliyle seçilmemesi gerekli olan yolu işaret buyurmuş

Kendine olan hayranlığı etrafını görmesine mani. Bu haliyle de hodfüruşane bir hayat sürenlere ders-i evvel. Gözünü ve de gönlünü kendi dolduranın gayra bakışı bulanık olur. Hayal meyal bazı şeyler görse de bu haliyle o karşıdakini tam manasıyla idrakten uzak olur. Şeytan kendisiyle doymuş tamamen. Kalbi ve de kafası başkasına kapalı. İşte göz ve akıl sahiplerinin sahip olduklarını bu şekilde kullanışları kendi sonlarını tayin adına önemli.

Ben olursa biz olmaz. Benden öteye yol bulunmaz. Bir noktada hudutları kendi adına sınırlamanın adıdır bu manzara. Kendini bir kapan içerisine alma. Kendine şatolar kurma. Evet tüm şato sahiplerinin dünyasıdır bu. Diğerlerinden üstünlüklerini simgelerler şatolar esasında. Şatafatlı bir hayatın en üst basamağı şatolar. Toplumla olan farklılığı ve ayrıcalığı simgelemekteler. Âlî oluşlarını bu yükseklikle dosta da düşmana da göstermekteler şatonun sakinleri. Bu hal belki kasti belki de gayri ihtiyaridir.

İşte bu tehlikeden dolayıdır ki kendini bilenler zemini tercih etmişler. üstünlüğü takvaya endekslemişler. Don-gömlek, peynir-ekmek demişler. Halkın arasına girmişler. Girdikleri ölçüde de yükselmişler. Başkasını aldatıp da kendileri adına aldanma yanlışına düşmemişler. İblise malzeme olmamışlar.

Şeytan kara talihli. Kendi sonunu kendisi tayin eder. Düştüğü kuyuyu bizzat kendisi kazar. Bu yönüyle de aptalların en önde geleni. Hakkın huzurundan kovulmuş. Kendisine “Defol! oradan” diye buyrulmuş (17/63). Bu kovulmaya kibri sebep olmuş. Ateşten yaratılmayı paye bilmiş ve paralanmış. Ve kibri başına bela olmuş. Allah’a meydan okumuş ve ahde tutuşmuş. Kumar konusu tüm insanlık olmuş. Gayesi bundan gayri insanlığı ebedi cehenneme doğru yönlendirmek. Elinden geleni emin olun bu noktada esirgemeyecek. Eline geçen her fırsatı bu noktada ganimet bilip mü’min kulun yoluna, ahirete çıkan yoluna taş dikecek. Ve ahdi var, dönmeyecek. Artık istese de dönemeyecek. Ve hatasında ısrar edecek. Vazifesini ikame edecek.

…Derken Şeytan onların ayaklarını kaydırarak içinde bulundukları nimet yurdundan çıkardı.(2/36). İlk icraatı bu idi. Adem (aleyhisselam) ve hanımına karşı ilk zaferini cennetten onları dünya yurduna sürdürerek aldı. Hısım olarak geleni kendi hatası yüzünden hasımlaştırdığı için içinden çıkamadığı bir girdaba girdi. Ve sevinci, neşesi ve de eğlencesi insanlığın sapkınlığı oldu. Oysa tek sermayesi cılız sesiydi. Ondan başka da silahı yoktu. Mevla kendisine yarattıklarını yoldan çıkarmak üzere kıyamete dek mühlet verdi ve malzeme olarak da sadece ses verdi. Ve ona dedi ki “… gücünün yettiğini sesinle aldatıp kötülüklere kaydır. Süvari veya piyade olarak bütün kuvvetlerini toplayarak onların üzerine yürü, mallarına ve evlatlarına ortak ol, bol bol vaatlerde bulun onlara!” (17/64)


Yazar : Birol Topuz
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
B
en olursa biz olmaz. Benden öteye yol bulunmaz.​

cok anlamli bi paylsimdi tesekkürler..
 

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
Rica ederim kardeşim
Rabbim şeytanın hilelerinden muhafaza buyursun bizleri inşAllah
 
Üst Alt