Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Mevla'nın gökyüzünü aylarla,yıldızlarla;yeryüzünü ağaçlarla,çiçeklerle;denizi balıklarla ve din-i mübini İslam'ı kendileriyle şereflendirdiği muhtereme hanım kardeşlerim!

Peygamber Efendimiz (sav)e,Hz. Hatice(r.a.)'ye hasretlik çeken,İslamsız bir dünyada yaşamayı zehir kabul eden,Meryem'lerin ,Züleyha'ların kardeşleri!Rabbim okuduklarımızla amel etmeyi,karnesini alıp,sınıfını geçip de sevinen çocuklar gibi Cemalullah'a kavuşup sevinen kullarından olmayı nasip etsin.Rabbim dinleyip dinleyip amel etmemekten,sırf vakit doldurmak niyetiyle dinlemekten muhafaza eyleye!Amin!

Osman Gazi'nin anası Hayme Hatun'un,Fatih'in anası Emine Hatun'un,Yavuz Sultan 'ın anası Sittü Mükrime Hatun'un ,Yıldırım Bayezid'in anası Nilüfer Hatun'un kanını damarlarında taşıyan muhtereme hanımlar!Yukarıda da dediğimiz gibi;Mevla herşeyi birşeylerle donattı,süsledi.Dini de seninle süsledi.Seni şu caminin mihrabı,kandili,kapısı,minaresi,halısı yaptı.Sen şerefli değilsin de kim şerefli?!Ki Hz.Ömer (r.a.) buyurdu:

"Bir adamın Tuheme Dağı kadar (Suudi Arabistan'da muazzam büyüklükte bir dağ ismi) günahı olsa,lakin camiye vaaz dinlemek için gelse,o kişi camiden pırıl pırıl anasından doğduğu gün gibi günahı olmadan evine döner."

İşte Mevla c.c. bize bu kadar nimetler ihsan buyurdu.Ama bazı insanlar var ki,bu anlatılanları hala birer edebiyat olarak görüyorlar.Sana birşey diyeyim bacım!İyi dinle!

Biz şu an ana karnındaki bebek gibiyiz.Hala dünyaya gelmedik.İşte o bebeğe dünyayı anlatsalar,"Bak, dünyada şunlar şunlar var" deseler o bebek inanır mı?Elbette inanamaz.Çünkü görmemiş.Yumurta kabuğunun içindeki civciv,dünyayı o kabuktan ibaret zanneder.Bir de kabuğunu kırıp dışarı çıkınca,asıl büyük dünyayı görür .İşte ana karnındaki bebek da dünyaya geldiği zaman ona söylenmiş olan şeylere inanır.Balık da sudayken sudan gayrı alem olduğunu bilmez.

Ey sohbete edebiyat gözüyle bakan kardeş!Sen bu çocuk gibisin.Ne zaman öldün,burada anlatılanları orada gördün,gerçek o zaman başlar.Asıl doğum ölümle başlar.O yüzden bu dünyaya kapılmayalım.

"İkinci doğum olmadan,insan kamil olamaz."

Birinci doğum,anasından dünyaya gelmesi,ikinci doğum fena ve beka makamına ermesi.Birinci doğumu yakalıyoruz ama ikincisini yakalayanlar az.

İslam'a gönül çekilemeyen bir zamanda yaşıyoruz.Horoz gibi,insanlar arzu ve isteklerini gagalıyorlar.İslam'a hasret çekilmeyen zamanda İslam medreselerinde okumak,dinlemek ve en ziyadesi onunla amel etmek çok büyük iştir.İmam-ı Rabbani Hz.leri buyuruyor:

"Hasta olan insanonu iyi edecek ilacı bilse ama onu kullanmasa onun bu bilgisinin ne faydası olur?İlla o ilacı kullanması gerekir."
İşte bizim hastalığımızın yegane ilacı nedir? Cevap: KUR'ANDIR, İSLAM'DIR BACIM!!

Bu ilim ahirette senden davacı olacak.Başta Kur'an diyecek ki:
"Şu kulun benimle amel etti,O'nun hesabını kolay eyle."Veyahut da aleyhine şahitlik edecek.Senden şikayetçi olacak.

ALLAH'ın bahtiyar kulları!Hz. Aişe(r.a.) buyurdu ki:
"Bir defasında Rasulullah (sav) yanında sahabeler(r. anhüm) olduğu halde buyurdu ki:"yarın mahşerde havzımın başında ümmetimi bekleyeceğim.Ama bazılarını bırakmayacaklar.Diyeceğim 'Bırakın onu.O da benim ümmetimdi,gelsin' O zaman Mevla Teala Hz.leri buyuracak:'Ey habibim!Mahmud'um!Sen bilmiyorsun.Sen ahirete gittikten sonra onlar neler yaptılar neler!Sen onlara rahmet olarak gelmeden önce,nasıl İslam'ı bilmiyorlardıysa;senden sonra da İslam'ı kaybettiler Habibim!O yüzden şu anda da onlar senin yanına gelemeyecekler,havzından faydalanamayacaklar.'

İmam-ı Davut,Hz. Aişe'den rivayet eder ki:"Birgün cehennemi düşünüyordum.Dehşetinden tüylerim dikendiken oldu ve ağladım.Peygamberimiz (sav) geldi ve ağlamamın sebebini sordu:
'Cehennemi düşünüyordum ya Rasulallah!Acaba kıyamette sen ehlini,çocuğunu,ümmetini hatırlayacak mısın?Onları himaye edecek misin?'
Peygamberimiz (sav) buyurdu ki:'Kıyamette üç yer vardır ki oralarda hiç kimse hiç kimseyi hatırlamayacak:
1)Herkesin amellerinin yazıldığı defterler tartılırken.Çünkü o esnada kişi "Acaba günahım mı ağır gelecek,yoksa sevabım mı?" diye düşünecek.
2)Amel defterleri uçuştuğu an.Yani herkesin defteri dağıtılırken kişi düşünecek."Acaba benimkisi sağımdan mı,solumdan mı yoksa sırtımdan mı verilecek?"
3)Cennet'le Cehennem arasına Sırat Köprüsü kurulduğu zaman.

Demek ki insanın ya hoca,ya talebe,ya dinleyen,ya da bunları seven olması lazımdır.Çünkü Peygamberimiz (sav):'Beşincisi olma,yanan olursun' buyurdu.

Kur'an'da 275 yerde "Düşünmez misiniz?"lafzı geçer.677 yerde "İlim okuyun" cümlesi geçer.Geçen yüzyılda Erzurum'da yaşayan bir adam vardı.Babası Ummani idi.O derdi ki:

"Bilmezsen ilmi ibare,lisanda mahzun olursun,
Bir ibare bir dubare,irfanda mahzun olursun.

Sen sana bak eyle yazık,tebdil tutup eyle azık,
Sefinen çıkarsa bozuk,deryada mahzun olursun.

Sen sana bak eyle nazar,sen sana bak kime benzer,
Sermayesiz açma pazar,sonra mahzun olursun.

Refik olursan hazana,işin uğramaz düzene,
Tohum ekersen hozana(kötü toprağa), harmanda mahzun olursun.

Ne demek istedi bu zat?Eğer lisan ilmini yani konuşmayı bilmezsen,konuşurken rezil olursun.Ama ne kadar konuşmayı bilsen de tasavvuf ilmi bunlarla ele geçmez.Kendine bir bak bakalım ve acı.Acı da kendini değiştirmeye çalış.Ki gemin bozuk çıkarsa denizin ortasında kalakalırsın.Kendine bir bak bakalım,kime benziyorsun?Eğer sermayesiz pazara çıkarsan orada da mahzun olursun.Eğer yazı kendine arkadaş edinir de boş geçirirsen,sonra işlerin düzene girmez.Ve bozuk toprağa tohum ekersen ,o zaman da harman vakti eline hiçbirşey geçmez."


Şimdi Kudsiyye'ye geçelim.63. sayfa 3.beyt.Önce icmalen,sonra tafsilen manasını verelim.Oklavayla açılan hamur gibi manasını açalım:

"Cihanın varlığıyla olmaz ol şad,Dahi yok olsa gam çekmez o üstad;
Çoğalmaz meyl ü rağbet ,oldu irşad;Bu alem selbolup kalp oldu abad;
Taaşşuk yok şuna Hakk' a gidelim,Cemal-i ba kemale seyr idelim."

Dede (k.s.) buyuruyor ki:"Her hali Mevla ile olan insanın bir karakteri vardır.Nedir o?Cihanın varlığıyla sevinmemesi.O'nun yanında dünya sıfır değerinde bile değildir.Çünkü sıfırın yanına 1 koysan 10 olur.Demek ki sıfırın da bir değeri var .İşte dünyaya bukadar bile değer vermiyorlar.Onların gözleri bu alemi yaratandadır.Mevla'nın manevi dergahına nazar ederler.Tarikatta mirac-ı ruhani vardır.Bir de iniş vardır tabii.Tafzilen tarikatın nihayeti yoktur.Ama icmalen fenafillah,bekabillah son makamdır.İşte insan oradan inerken üzülür gib olur.Peygamberimiz (sav) Mevla'nın huzurundayken hiçbirşeyle meşgul değildi.Necm suresi 17. ayet:"Peygamber sav. oradan dönmek istemedi."

Hacı Bayram-ı Veli(k.s.)ne buyurdu:
"Bayramım imdi,Bayramım imdi
Bayram edersin yar ile şimdi
Hamdü senalar,hamdü senalar
Yar ile bayram kıldı şu gönlüm,"

Ama Mevla (c.c.),Peygamber(sav)E buyurdu:
"Dön geriye.İnsanlara gördüklerini anlat.Lakin şu anki huzuru tekrar bulmak istersen sana beş vakit namazı hediye ettim."Bakın Rasulümüz (sav) öyle bir makama sahip ki Mevla'dan onu hiç birşey meşgul etmedi.Evliyaullah da böyledir.

Şems-i Tebrizi,Şam'dan gelirken Celaleddin Rumi'nin oğlu Sultan Veled'le beraberdi.Sultan'a "gel atıma bin "dedi.O ise sizin bindiğiniz ata binmem edepsizlik olur" dedi.Ve Konya'ya kadar yayan geldi.

Bir zat ,Celaleddin-i Rumi Hz.lerine geldi."Ben Şam'dan geliyorum dedi.Celaleddin-i Rumi hemen atıldı."Demek öyle,Şems-i Tebrizi'yi gördün mü?","Evet,selamı var." deyince bütün üzerindekileri cübbesini,şalvarını,gömleğini hepsini o adama hediye etti.Bunu görenlerden birisi dedi ki:"O yalan söyledi,niye herşeyini verdin?"Celaleddin-i Rumi buyurdu ki:"Biliyorum.Yalan söylediği için bunları verdim.Essah söyleseydi ona canımı verirdim."

Size edebiyat parçalamıyorum.Kişi neyi kaybederse onu arar.Neyi kaybettiğimizi bilelim."Ben neyi kaybettim?"Bunu bilinceye kadar çalışacağız.Aziz Mahmut Hüdayi Hz.leri ,Üftade Hz.lerinden ders alıyordu.Küçük arkadaşları vardı.Birgün hocaları onlara "gisin kılarda oynayın" dedi.Dönerlerken hepsi hocalarına çiçek getirdiler.Aziz Mahmud da çiçek almak istedi.Bir tane kırık zambak getirdi.Hocası biraz üzüldü."Mahmud'um,bana bunu mu layık gördün?" dedi."Hocam ben sana çiçeği değil,canımı veririm ama hangi çiçeğe elimi uzattımsa,Mevla'yı zikirde ve vuslatta gördüm.Ancak bu ondan uzaktı.Sonra benim derdim sana bu çiçeği takdim etmek değil,seni çiçeğe takdim etmek.Diyorum ki;ey çiçek!Sen de çiçek misin be?!Benim ne güzel çiçeğim var,bak da gör."

Yine Aziz Mahmud'a hocası,"Tarikata girebilmen için kaftanını çıkar,sokaklarda ciğer sat dedi,sattı.Bir de herbirine ayrı bir görev verilirdi.O'na da hocasının abdest suyunu ısıtması söylenildi.Birgün uykudan uyanamadı.Birden fırladı yatağından.Saat geç olmuş."N'aparım?!" diye düşünürken,şadırvandan suyu aldı,küt küt çarpan yüreğine koyup ısıttı.Hocası geldi.Suyu döktü,eli yandı."Mahmud ne bu hal?!Ben sana bunu kömür ateşinde ısıt dedim,sen nerede ısıttın?!" dedi."Durum hocama malumdur" dedi.Hocası ,sen bunu gönül ateşinde ısıtmışsın,aziz olasın,ordular senin ıkabında yürüsün." dedi.İşte bu dua hürmetine bütün aleme can veren dost oldu.

Ama bugün öyle garib oldu ki,hayvan anlıyor ehlullahın değerini insan anlamıyor.Abbasi devrinde yaşayan Bişr'ül Hafi vefat edince,bir köpek sokağa işedi.Bir ALLAH dostu "Eyvah,Bişr'ül Hafi öldü" deyince,"Nereden anladın?" dediler."Çünkü o sokaklarda çıplak ayakla gezdiği için hayvanlar pislemezdi" dedi.
Celaleddin-i Rumi köpeklere "hoşt!" diyenlere kızardı."Onlar Kıtmir'in nesli,onlar vaazımı anlıyor ama siz anlamıyorsunuz" derdi.

SEN DE ASHABUL KEHF'İN KÖPEĞİ GİBİ OLURSAN,EHLULLAH DA SENİ BIRAKMAZ.
Ashab-ı Kehf,kaçarken "bizi bulamasınlar" diye,ayak izlerini siliyorlardı.Ama bir baktılar arkalarından bir köpek geliyor.Bağırdılar,kızdılar ,yok,köpek gitmiyor.Köpek:"Siz imanın kıymetini biliyorsunuz da ,ben bilmem mi?" dedi ve onları bırakmadı.Baktılar kurtuluş yok,köpeği omuzlarında götürdüler.İşte bu olaydan İmam-ı Cevzi şu hükmü çıkarıyor:
Sen de ALLAH dostlarının peşini bırakmadan gidersen,seni maksuduna ulaştırırlar."

Beytimizi kısaca açıkladık.Şimdi de oklavayla açalım:

"O zatlar,Mevla'nın zatıyla meşgul oldukları için,onları daha birşey meşgul etmez!"

Ebu'l-Hayrat Akdağ hazretlerinin sağ bacağı rahatsızlandı.Kesilmesi gerekirken kestirmedi.Talebeleri "Namazda kesin" dediler.Doktor denileni yaptı ama o duymadı.

Rabiatül Adeviyye,namazda secdeye gidince oradaki odun parçasıgözüne gitti,fark etmedi.Ama ne zaman selam verdi,"Eyvah gözüm!" dedi.

Cüneyd-i Bağdadi,hanımıyla otururken karşıdan Mevlana Şibli geliyordu.Hanımı gerdanı açık olarak oturuyordu,toparlanmak istedi.Cüneyd-i Bağdadi "Toparlanmana gerek yok,kendinde değil O" dedi.Mevlana Şibli yanlarına oturdu.Sohbet ettiler.Bir müddet sonra ağlamaya başladı.Cüneyd-i Bağdadi hanımına "toparlan" dedi.Çünkü kendine geliyordu.Peki o zamana kadar neredeydi?

İmam-ı Buhari namaza durdu.Gömleğinden içeri giren eşek arısı 17 yerini ısırdı,hiç duymadı.

Abdullah bin Mübarek,8-10 yaşlarındayken namazdaki bir kadını akrebin 48 defa soktuğunu gördü.Ama kadının hiç kıpırdamadığını görünce namazın akabinde sebebini sordu.Kadın:"O sırada ben kimin huzurundaydım?!" dedi.

Sözlerine doyamadığımız İbrahim Hakkı Erzurumi,Marifetnamesinde:

"Aşkın şarabın içmişem,dil gülşenine göçmüşem
Ben varlığımdan geçmişem,nam u nişanı neylerem.
Aşkın tabibim kılmışam,Derdinde derman bulmuşam
Ben lübbü hikmet bilmişem,Yunanı yanı neylerem"

Bir insanın bir an bile kalbi Mevla'dan ari olsa,ol insan hidayeti kaybetmiştir.Muhyiddin-i Arabi hazretleri der ki:"Eskiden insanlar Cuma'dan Cuma'ya yaptıkları işleri,konuştukları kelimeleri sayarlardı.Bense biraz daha incesini yaptım.Cuma'dan Cuma'ya kalbimi kontrol ettim ."Ne kadar Mevla ile beraberim?" diye."

Dünyadan yetecek kadarını alalım.Beyazıd-ı Bestami (k.s.) vefat edince tek dünya malı gömleğini bırakmıştı.Meğer onu da başkasından emaneten almış.

Yavuz Sultan Selim Han vezirlerine :
"Ne bu yakışıklılığınız?Bir durum mu var?" dedi.
Dediler :
"Dünyayı bir padişaha çok,iki padişaha az gören sultanımız için giyindik."
O da:
"Benim için böyle giyinmeyin.Ki ben ALLAH ve Rasulü'nün hizmetçisiyken böyle giyinemem."dedi.Yanlış anlamayın,güzel giyinmek var ama kibir riya yok.

Yavuz Selim Han bir defa rahatsızlandı.Veziriyle sarayın bahçesine çıktılar.Sultan vezire:
"İki omuzumun arası acıyor,bir bak" dedi.Vezir baktı:
" Bir çıban çıkıyor" dedi.Sultan: " onu sık" dedi,vezir sıkmadı.
O sırada Macaristan Seferi'ne çıktılar.Bir yerde mola verdiler.Sultan vezire yarasına tekrar bakmasını söyledi.Çok azılı öldürücü bir çıbandı."Ne yapacağız?" dedi.Vezir:
"Sultanım şu demler,Mevla'ya vuslat demleridir" dedi.Sultan :
"Hasan!Hasan!Ben şimdiye kadar kiminle beraberdim" dedi ve Kur'an istedi.Yasin suresinin 58. ayetini [Esteızübillah:"Selamün kavlen mirrabbirrahıym" (Onlar için söz olarak Rahıym olan Rablerinden selam vardır)] okudu ve can verdi.O derdi ki:
"YA RASULALLAH!SENİN YOLUNA BAŞIM FEDA OLSUN DEMİYORUM.BENİM GİBİ BİN TANE ADAMIN BAŞI SENİN AYAKLARINA DEĞİL, AYAĞININ BASTIĞI TOPRAĞA DEĞİL,ONUN TOZUNA BU BAŞLAR FEDA OLSUN."

Fatih müderrislerinden Hüsrev Efendi vardı.1960'da vefat etti.Birgün derste hiç tadı yoktu.Talebeler sebebini sordu.Dedi ki:
"Benim 18 yaşında bir kızım vardı.Ateşli hastaydı.Yolda haber aldım ki can vermiş.Dersi bırakamadım.Dersi bitirip beraber cenazeye gidelim"
İşte bir insanın yari Mevla ve Rasulü (sav) olursa,onu başka şeyler üzmez veya sevindirmez.

"Ol Rasul-ü mücteba,hem rahmeten lil alemiyn,
Bende medfundur deyu eflak fahreyler demu
Ravzasın ziyaret edip dedi Cibril-i Emin,
Hazihi Cennet-ü Adn,fedhuliha halidiyn"


İşte yananlar böyle konuşuyor.Şimdi ders ayetimize gelelim:

Mevla Kuranda en çok Peygamberimiz(sav)den,Musa(a.s.) dan,İsa(a.s.) dan bahseder.O ki Mevla çok bahsediyor.Bizim de haklarında çok bilgimiz olması lazım.Ders ayetimiz Yahudilerle alakalı.Bunlar millete çok çektirdi.Ya ALLAH'tan yana olacağız,ya bunlardan yana.Bunlardan yana olamayacağımıza göre...

Peygamberimiz(sav),vefat ederken başını Hz.Aişe'nin göğsüne koyup :
"Hani bir yahudi kadının evine davet edip yedirdiği-ki yemeden kursağına gelmeden Cebrail (a.s.) geldi- zehirli oğlak vardı ya,onun zehiri beni yakıyor" buyurdu.
Hz. Ali'yi şehit eden yahudiydi.

İstanbul'un fethi,52 gün gecikti.Sebebi;İtalya'daki Vatikan ,Yakup Paşa'nın doktorunu ele geçirdi.Yakup Paşa'ya "Fatih'i ele geçir sana şunları şunları vereceğim"dedi.Yakup Paşa da sultanın çok yakınıydı.Fatih Sultan'a gelip "Sultanım bugün nerden saldıracağız?"
diyor ,o da talimatı veriyor,Yakup Paşa da bunu Rum kralına iletiyordu.Tabii düşman ona göre tedbirini alıyordu.Nihayetinde durum zuhuratla Fatih Sultan'a bildirildi.Bir gün yine gelip saldıracakları bölgeyi sorunca Fatih:
-"Sen sır saklamayı bilir misin?" dedi. O da:
-"Evet" dedi.
-"O zaman ben de bilirim" dedi ve söylemedi. Ve İstanbul Edirnekapı'dan fethedildi.Daha sonra Fatih Sultan'a 14 suikast hazırladı.15.sinde başarılı oldu ve Fatihi şehit etti.

Akıttıkları insan kanına ekmek basıp yiyen millet bu!Onların hiçbirşeyini almayacağız.Başını sağa sola sallayarak cevap vermek onların işidir.Ayağının altında yay varmış gibi yürümek onların işidir.Tevrat'tan ,İncil'den aldılar bunları.-HANİ SENİN KİTABIN KURANDI-

Peygamberimiz (sav) buyurdu ki:"İnsanlar ibadet edip güya müslüman olarak ölecekler,ama Yahudi Hıristiyan mezarlığından kalkacaklar."

İslam'da bir esas vardır.İmam-ı Zernuci buyurdu ki:

"İnsanların işlerimi itikadlarından kaynaklanıyor,yoksa itikadlarımı iş ve hareketlerinden kaynaklanıyor?"

Cevap:İtikat kişinin yaşamasından kaynaklaşır.Nasıl yaşarsan öyle inanırsın.

Peygamberimiz(sav)e dediler:
-"Ya Rasulallah!Biz şöyle bir yüzük takıyoruz."
-"Kullanın " buyurdu Efendimiz(sav).
-"O yüzüğün üzerine birkaç taş koymak istiyoruz" dediler.Bakın dikkatli dinleyin son vaazınız gibi.Peygamber (sav) ona izin vermedi.Çünkü bizim adetimiz değil.Senin her birşeyin onlar gibi olursa,kıyamette şefaat isteyince Peygamberimiz(sav) "Kimsin sen?" derse ne deriz?Bir insan kimi taklid ederse onun hayatına bürünür.


Ders ayeti:Mevla teala Peygamber Efendimiz sav'e buyuruyor:

"Ey Habibim! Musa'nın, kavmine:[Ey kavmim!Mevla'nın sizin üzerinizdeki nimetlerini hatırlayın]dediği vakti hatırla."

Ki Mevla bu yahudilere ne nimetler verdi.Firavun'un zulmünden kurtulmayı murad edince Mevla kurtardı.Çöllerde güneşten koruyacak bulutlar verdi.Bıldırcın eti,kudret helvası verdi.Onlara 70 peygamber gönderdi.

Ayete devam:[Musa (a.s.) kavmine:"Ey kavmim!Mevlanın sizin için yarattığı mukaddes beldeye,Kudüs'e girin"]İşte Musa (a.s.) kavmine bunu deyince kavmi orada bulunan güçlü kuvvetli adamlardan korkarak bu teklifi kabul etmediler ve Mısır'a dönmek istediler.(Maide -82) Bu millet öyle bir milletttir ki,müslüman yediği şeyden yanındakine verir ama bu millet vermez.Onlar Osmanlı'nın ekmeğini yediler.

Milliyet Gazetesi'nden 2 röportajcı gelmiş.Neymiş efendim,İsmailağa Cemaati yanlış tanınıyormuş,biraz bilgi verecekmişim.Dedim:
"Kardeşim!Gülüm!Benim derdim seninle değil,sana birşey olsa acırım.Benim derdim seni buraya gönderen babanladır.(patronunla)"
Milliyet de yahudinindir.Onlar bugüne kadar müslümanın içini ferahlatacak birşey yazmadılar.Onlarla (röportajcılarla) biraz sohbet ettik,dediler:
"Sen çok doğru konuşuşyorsun,seninle yine buluşalım."Riya etmek için demiyorum haaa!Dedim:
"Konuşurum ama Milliyet,Hürriyet adına değil!

Son yüzyıldır elimizi sıkıyorlar ama arkamızdan tekme tokat.YETER ARTIK AYŞE ,FATMA!BUNLARDAN ÇEKİYORUZ,BİR DE SENDEN ÇEKMEYELİM!Bunlar Zekeriyya(a.s.)ı,İsa(a.s.)ı katleden millet.Adana'da,İncirlik üssünde askerleri var.Neler yapıyorlar?Devletin bile haberi yok!

İsrail ,Kazakistan'a,Özbekistan'a,Kırgızistan'a giriyor.Ama nasıl?İşte"şu kadar semayeyle memleketinizde iş yapalım" diyerek giriyorlar.Ama asıl maksad Hıristiyanlık'ı Yahudilik'i yaymak.

BİR YAHUDİ SULTANAHMET CAMİİ AVLUSU'NDA RAHATÇA BROŞÜR DAĞITABİLİYORSA;ÖLÜMLERDEN ÖLÜM BEĞENELİM.Toprağın altı ,üstünden daha hayırlı şimdi."Bir kafir canını almazsam Yavuz değilim " dedi Yavuz Sultan Hz.leri.

En büyük silah ilimdir ilim!Yavuz Sultan'ın huzuruna Avustralya Büyükelçisi geldi.Sultan' haber verildi.Sultan misafiri kabul etmeden pırıl pırıl bir kılıç istedi.Ve adamı çağırdı.Geldi,geldi ama gözü kılıçta. Zor konuşup gitti.Padişahı ,adama sordu:
"O'nu Yavuz Selim'i nasıl buldun?" Cevaba bakın:
"O'nun yanında bir kılıç vardı,ona bakmaktan Sultan'ın yüzüne bakamadım."
Bu cevap Sultan'ın kulağına geldi ve dedi ki:
"İŞTE BİZİM SİLAHIMIZ KESKİN OLURSAONA BAKMAKTAN BİZE DAHİ BAKAMAZLAR!"
Ama Yavuz sabahlara kadar ilme çalışırdı.Mısır' 8 deve yükü kitapla beraber girdi.Ne diyor o?:
"MÜSLÜMANLARIN AYRI GAYRI OLMASI VAR YA,BU KABRİMDE BİLE BENİ RAHATSIZ EDİYOR.BİRLİK-BERABERLİKLE DÜŞMANI MAĞLUB ETMEK OLMAZSA BU BENİM YÜREĞİMİ PARAMPARÇA YAPAR."
Bir elin parmakları gibi olmalıyız.Seyrani der ki:"Bir derviş tarikat kardeşinin hatasını rüyasında dahi görse O,Mevla'nın huzurunda değil,şeytanın huzurundadır."

Kozmetik ürünlerini piyasaya çıkaran kadın 76'larda öldü.O'na dediler ki:
"Sen bunları imal ediyorsun amasen bunları hiç kullanmıyorsun,neden?"
Cevap:"Çünkü bunların hiçbir faydası yok!"
"E peki neden imal ediyorsun "dediler.
"İSRAİL İÇİN!" dedi.

Küçükyalı'da bir olay:Öğretmen talebelere matematik defteri almalarını söylüyor.Herkes getiriyor.Fakat 7 yaşındaki bir yahudi çacuğu bir hafta sonra alıyor.Öğretmen sebebini sorunca:
"ÖĞRETMENİM YAKO(Yahudiye ait bir şirket) birhaftadır kapalıydı.O yüzden alamadım" diyor.

Eskiden bir yahudi,bir müslümanı görünce100 metre geriden atından iner,müslümanın yanından yürüyerek geçerdi.Avustralya'nın bir kentinin yolunun kenarında bir levha:"BURADA 50 METRE HIZ YAPABİLİRSİNİZ."Peki niye daha hızlı gidilemiyor.Çünkü o semtte yahudi yaşıyor.Onlar rahatsız olmayacaklar.Cumartesi günleri yahudiler evlerine çekilip ,ışıkları dahi kapatıp ibadete çekiliyorlar.Onların erkekleri 3 yıl,kadınları 2 yıl askerlik yapar.Ve her yıl da kırk gün kadınlar yine askerlik yapıyor ki,yeni çıkan silahlardan haberleri olsun.

İsrail'in başbakanı,Turgut Özal zamanında Türkiye'ye geldi.Ve O'na:"Türkiye'de şeriatçılık yayılıyor bunu engelle,yoksa benim Amerika dostum var " diyor.N'aber!Bunlardan haberdar mısın?!

Viyana'nın yanına Bizans adında yeni bir köy kuruldu.Her tarafa haberler gidiyor:
"Burada parasız görev yapacak emekli Hıristiyanlar istiyoruz."
Gaye ne?İstanbul Bizans'ını tekrar kurmak!

Bütün bunlara rağmen ümitsiz olma bacım!Mevla çok gani,kahhardır.Benim anlattığım şeyler tesbittir.Osmanlı durmadı.Durduruldu!Arabasına takoz koydular.AMA O ALINIRSA TEKRAR YÜRÜR İNŞAALLAH!

Polonya'nın Cumhurbaşkanı Türkiye'ye geldi,verdiği haber enteresan:"Bizim milletin ağzında hala bir söz var:'BİZ OSMANLI'DAN ÇOK İYİLİK GÖRDÜK.BİZ HALA ONLARIN ATLARININ BİZİM NEHİRLERİMİZDEN SU İÇECEKLERİ ANI BEKLİYORUZ.'Ne zaman geleceksiniz?!"
Mevla:"İnanıyorsanız mutlaka üstünsünüz!" buyurdu.

Peygamber(sav) buyurdu:
"Şu iki kişi iyi olursa herkes iyi olur.Ama kötü olursa herkes kötü olur:
1)Alimler 2)Amirler

Peygamberimiz (sav) buyurdu ki:Ümmetim hakkında 3 şeyden korkuyorum:
1)Alimin yanılması (ayağının kayması)
2)Zalim birinin ümmetimi yönetmesi
3)Nefs ve arzularına uymaları

Kanuni Sultan Süleyman 46 yıl tahttta kaldı.43.000 km. at koşturdu.Zamanla,10 yıl 3 ay.Eli kılıcında cephelerde kükredi.

Peygamber (sav) buyurdu ki:"Ümmetimin müflisi kimdir bilir misiniz?Kıyamette namazla,oruçla,zekatla gelir.Ama birine küfretmiş,birinin gıybetini yapmış,malını almış,kanına girmiş.İşte onun (o ibadet edenin ) sevapları alınıp hakkına girdiği kişiye verilecek.İyilikleri bitecek ama daha alacaklılar var ne olacak?Eziyet ettiklerinin günahları alınıp O'na yüklenecek ve cehenneme atılacak.

Bundan dolayı amellerimizi kıskanalım.Yavuz Selim Han bir seferinde Gerede'ye uğradı.Vezirine "Canım elma istiyor,elma bul " dedi.Vezir aradı,bulamadı."Askerlerin heybelerine bak" dedi,yine bulamadı.O zaman Sultan dedi ki:
"Vezirim,benim derdim elma değil.Buraya gelirken Bizans'ın elma bağlarından geçtik.Ola ki askerimin birinin canı elma çekip almıştır diye korktum,ondan torbalarını arattırdım."

İsa(a.s.) bir ölüyü diriltti ve halini sordu.Adam:"Ya İsa(a.s.)!Ben odun taşırdım.Bir defa o odunlardan bir çöp alıp dişimi karıştırdım.Hala o odundan hesap olunuyorum" dedi.

İmam-ı Azam yolda giderken kazara eli bir adama çarptı.Adam dönüp bir tokat attı.Öyle ki elinin izi çıktı.Ama İmam-ı Azam'ın adama olan cevabına bak:
"Elim kazara değmişti.Gücüm var intikamımı alabilirim,ama ne dünyada ne ahirette intikam almayacağım.Bilakis Cennet'e girmeden bakacağım,eğer sen yoksan seni alıp öyle cennete gireceğim."

Beyazıd-ı Bestami(k.s.) eczanede ilaç yapan bir doktor gördü."Benim de hastalığıma ilaç yapabilir misin?" dedi.Yukarıdan bir deli kafasını uzatıp dedi ki:
"Tövbe kökünü istiğfar yaprağıyla döv,kalp havanında tevhid tokmağıyla ez,insaf süzgecinden geçir,gözyaşıyla yoğur,aşk fırınında pişir,bol bol sabah akşam ye."

O zaman Beyazıd-ı Bistami 'nin gözleri pınar misali oluyor ve diyor ki:"ALLAH'ım!Senin şu dünya hastanende ne doktorların var!"

Ya şimdi bir fesad koptu cihanda
Hevayi nefse düştü nas bu anda
Eger alim eder abid bu şanda
Hadis,tefsir,fikih kaldi nihanda
Bu nasdan ayrilip Hakk`a gidelim
Cemali ba kemale seyridelim."




itibarHaber..​

 
Üst Alt