Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
"Dümdüz bir soru size: Akşamları evde ne yapıyorsunuz?

Koltuğa uzanıp, hiç tanımadığınız Amerikalı dedektiflerle, hiç tanımadığınız Amerikalı haydutları mı kovalıyorsunuz?

Yoksa yerli dizilere kaptırıp hiç bilmediğiniz konaklarda yaşanan hayatları mı seyrediyoruz?

Dört saat televizyon seyretmenin sekiz saat çalışmak kadar beyni yorduğunu biliyor musunuz?

İki türlü hayat var:

1.Yaşanan hayat,

2.Seyredilen hayat,

Akşamlarınız televizyona kilitliyse, bilin ki, hayatı sadeceseyrediyorsunuz !

Akşamları evde ne yapıyorsunuz?
Akşamlarınızı nasıl geçiriyorsunuz?

" Pek çoğu gibi biz de çekirdek çıtlatıp saatlerce televizyon izliyoruz "
diyorsanız, durup bir düşünün lütfen; dünyaya birkaç kez daha geleceğinize mi inanıyorsunuz?

Böyle bir şey olsaydı, şimdiki hayatımızın bir bölümünü ziyan etmek şimdiki kadar acı sonuçlar doğurmayabilirdi belki.

Ne çare ki sadece bir hayatımız var. Bu da maalesef, çok kısa.

Ortalama altmış yılın yirmi yılı uykuda geçiyor. Kalan kırk yılın yirmi yılı çocukluk, eğitim, vesaire...

Son yirmi yılı da ziyan edersek, bize yaşanacak bir şey kalmaz.

Akşamlarınızı sadece televizyona veriyorsanız, sayılı nefeslerinizden bir bölümünü çöpe atıyorsunuz demektir!

Çünkü televizyon izleyen kişi hayatta değildir, zira hiçbir şey yapmamakta, hiçbir değer üretmemektedir; bu da bir anlamda yaşamamak sayılır.

Ne mi yapmalı?..


1. Ailece kitap okuyun, sohbet edin:

Nasıl tanıştığınızı, ilk nerede görüştüğünüzü, sıkılıp sıkılmadığınızı, nerede nasıl evlendiğinizi, nikah şahitlerinizi, düğününüzü anlatın. Çocuklarınıza, onları hem dinleyin, hem de okumaya çalışın.

2. Gezin:

Gezmek için ille de bir maksat olması gerekmez, en büyük maksat hayatı paylaşmaktır. Yakınsanız deniz kenarına inin, ayaklarınızı denize sokun ve becerebiliyorsanız taş sektirme yarışına girin

Sonra da güneşin pembe gülücükler saçarak batmasını seyredin. (İnanın televizyon seyretmekten çok daha keyifli ve dinlendiricidir) Ormanda hep birlikte yürüyün, ağaçlara isim takın, yol boyu açan çiçekleri sevin ve çocuklarınıza bunlarla sevmeyi öğretin. (Ama bilin ki hayat öğrenmek ve öğretmekten ibaret değildir. Dinlenmek, eğlenmek gibi olgular da hayatın bir parçasıdır) Çocuklarınızla ilişkilerinizde asla öğretmen tavrı takınmayın. Onlarla arkadaşlık etmek dünyanın en keyifli işidir..


3. Akraba ve komşularla ilgi bağı kurun:

Onlara ya gidin, ya da onları size davet edin. Sohbetiniz televizyonsuz olsun ki tadı çıksın. Birbirinizi gerçekten tanımaya çalışın. Bilirsiniz, " Komşu komşunun külüne muhtaçtır. "

4. Kültürel ve sanatsal etkinliklere katılın:

(Konferans, seminer, sergi, doğru sinema ve tiyatro) Hayatınızı biraz olsun renklendirecek başka şeyler de bulabilirsiniz. Yeter ki isteyin. Bir şeyi çok isterseniz, Allah sebebini halk eder ve çok istediğiniz şeye ulaşırsınız. "Olmaz ki " diye düşünüp taleplerinizi ertelerseniz,hiçbir yere ulaşamazsınız. Aile bağlarının güçlenmesi, paylaşacak şeylerin çokluğuyla mümkündür. Ne kadar çok şey paylaşırsanız aileniz o kadar güçlenecek, o kadar diri duracak ve mutlu olacaktır. Hatıra defterine televizyon dizilerini yazamazsınız. Oraya ancak yaşadıklarınızı yazabilirsiniz. Her gün bir şeyler yaşamalı ve bunları deftere geçirerek geleceğe tarih düşürmelisiniz. Bugün öyle bir hayat yaşayın ki, yarına da kalsın. Torunlarınıza filan anlatacaklarınız olsun.

Ayrıca unutmayın ki; Hayatı biriktiremezsiniz; Ya her anını yaşayacaksınız, ya da ziyan edeceksiniz.


Artık cevap gelsin:

Akşamları ne yapıyorsunuz?..

YAŞIYOR MUSUNUZ, YOKSA SEYREDİYOR MUSUNUZ?



Can Dündar
 

mihru vefa

talib-i aşk
 
Üyelik Tarihi
3 Nis 2007
Mesajlar
200
Aldığı Beğeniler
4
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun sizden güzel bir paylaşım bende konuyu biraz beslemek istedim inşAllah..
Sabah kalktığımızda, elimizi yüzümüzü yıkamadan o günkü gazete haberlerini veren programları açıyoruz ilk önce. Kahvaltı etmeden önce çizgi film seyretmek isteyen çocuklarımızla bu konuda tartışıyoruz. Allahtan biz işe giderken onlar da okullarına gidiyorlar. Tabii biz işte, onlar da okulda arkadaşlarımızla televizyonda gördüklerimizden, kaçırdıklarımızdan bahsederek günü geçiriyoruz. Dün geceki Siyaset Meydanını seyrettin mi? Yoo, ne vardı ki? Kaçar mı kardeşim, İslamın demokrasiye uyup uymadığını tartıştılar. Bunu söyleyen arkadaşımız hemen hoşuna giden ve gitmeyen konuşmacıları anlatmaya başlayacaktır. Susturabilene aşkolsun.
Hanımlar erkeklerden neredeyse sadece televizyon konusunda şanslılar. Günboyu televizyon açık duruyor. Mübarek aleti kapatsak bir daha açılmayacak sanki. Zaten kapalı olsa da akşam evin beyi geldiğinde açacak. Bu arada, televizyondaki muhteşem programları izlerken, ders soran çocuğunu hafifçe tersleyecek, karısının anlattıklarına he, he deyip gözünü ona bile çevirmeyecek, ihtiyacını giderme saatlerini bile televizyona göre ayarlayacak. Yatsı namazından sonra haberleri, sabah namazından önce filmleri bitirmeyi bekleyecek.
Böylece mükemmel bir baba, bir anne, bir çocuk, bir aile, bir toplum olarak yaşayıp gideceğiz. Hayatımızda değişen tek şey, televizyonda değişen diziler olacak. İlim televizyonda gördüğümüz tartışmalarla haberlerdeki garip olaylar, eğitim de Çarkıfelekte bulmaya çalıştığımız şarkı sözleri olarak kalacak.
Bayramlarda açık televizyona bakarak büyüklerin ellerini, küçüklerin gözlerini öpüyoruz. Misafirliklerde birbirimizle değil, televizyonu aracı kılarak konuşuyoruz. Bir dükkana bir şey almaya gittiğimizde, tezgahın arkasında duran televizyona dikkatle bakıyoruz, esnafın bize ne verdiğine değil.
Hayatımıza bu denli egemen olan şey bu televizyon denen alet değil de, mesela başka bir insan olsaydı acaba ona dayanabilir miydik? Bir yanlışını gördüğümüzde kızmaz mıydık? Günde üçbuçuk saat kiminle sohbet ediyoruz, görüşüyoruz? Üçbuçuk saati bırakın, üç dakika neyin kapağını açıp bakıyoruz? Üçbuçuk saat bir yana, çocuğumuzla ve ailemizle oturup, yarım saat Allahtan ve örnek insanlardan bahsedebiliyor muyuz? Çocuğumuzun üç sorusuna yardım edebiliyor muyuz?
Hepimiz biliyoruz: Üçbuçuk saat içinde bir kitabı yarılayabiliriz. Okumayla aramız yoksa (ki elbette yoktur!) ailecek bir dostu ziyarete gidebiliriz. Çocuğumuzun elinden tutup, vakit namazına camiye gidebiliriz. Onlara Kuran alfabesini öğretebiliriz. Biz bilmiyorsak öğrenebiliriz. Her gün bırakın üçbuçuk saati, yarım saat versek öte dünyada sorulacak amellerimiz için şart olan ilmihal bilgilerini bir ay içinde sular seller gibi öğrenebiliriz. Bunların hiçbirisini yapamıyorsak bile, mutlaka yararlı ve bizi koltuğa bağlamayan başka şeyler yapabiliriz. Öyle değil mi?
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Akşamlarınızı sadece televizyona veriyorsanız, sayılı nefeslerinizden bir bölümünü çöpe atıyorsunuz demektir!

çok güzel ve doğru ..zehra ablam ve muhlisane bu güzel paylaşım için ALLAH razı olsun..

RABBIM şuurlu muminlerden eylesin bizleri..çünkü hayat bir fırsat

Bu hayat fırsatını en güzel ve hayırlı şekilde değerlendirmek lazım.
MEVLAM bu kısa ömrü hayırda geçirip,hayırla ruhlarını teslim edip,hayırla yad olunan muminlerden eylesin cümlemizi...
 

mihru vefa

talib-i aşk
 
Üyelik Tarihi
3 Nis 2007
Mesajlar
200
Aldığı Beğeniler
4
Takım
Galatasaray
Ecmain inşAllah necmeddin kurban sizden de razı olsun cenab-ı Rabbül alemin...
 

Loya

O Eskidendi.....
 
Üyelik Tarihi
22 Eyl 2007
Mesajlar
2,285
Aldığı Beğeniler
17
Konum
RİZE
Takım
Trabzonspor
Ya aslında hiç tv kolik değilim.Bana kalsa hep sohbet ederdim. :)Olgun insanlarla,özellikle eski insanlarla çünkü eskileri dinlemeyi seviyorum.Ama ne yazıkkı tv sihir gibi kendine çekiyo :) sohbeti unuttruyo.Tv biyerde iyi ama fazlası zararlı.Bazan tuhaf ama eskiyi yaşamayı isterdim,bu zamanı görmeseydim keşke dediğim oluyor :(...Zaman kötü Rabbim sonumuzu hayretsin... (amin)
 

mihru vefa

talib-i aşk
 
Üyelik Tarihi
3 Nis 2007
Mesajlar
200
Aldığı Beğeniler
4
Takım
Galatasaray
Amin inş. ama bu zamanı görmeseydim demek olurmu ahir zaman ümmetiyiz zorlukları çoktur kötü zamandır lakin mükafatıda çoktur..
Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor:
Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ümmetim yağmur gibidir, evveli mi, ahiri mi daha hayırlıdır bilinemez."Tirmizi, Emsal 6, (2873). biz bu zamanın kıymetini bilelim kur'an ve sünnetten ayrılmayalım inşAllah...
 

Loya

O Eskidendi.....
 
Üyelik Tarihi
22 Eyl 2007
Mesajlar
2,285
Aldığı Beğeniler
17
Konum
RİZE
Takım
Trabzonspor
Duana yürekten amin...
Zor zamandayız...Şeytanların rahatça dolaştıkları bir zamandayız.Ve bunun farkındayız da...ama öyle tuhaf farklı şeylerle karşı karşıya geliyoruz ki,keşke demeden kendimi alamıyorum ki...Buda bi sınav Canım ALLAH'ım kimseleri şaşırtmasın.Dediğin gibi Kur'an ve Sünnet'ten ayırmasın.inşl...
Selam ile....
 

blackholes

Blackholes & Revelations
 
Üyelik Tarihi
7 Eki 2007
Mesajlar
712
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Bursa
Takım
Diğer
En sevdiğim yazarlardan Can DÜNDAR gene harika bir yazı yazmış paylaştığınız için teşekkürler...
 

meRvEe

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
20 Eyl 2007
Mesajlar
17
Aldığı Beğeniler
0
televizyon bana göre aptal kutusu tabe yerine göre güzel ama genelde malesef...
 
Üst Alt