- Üyelik Tarihi
- 6 Tem 2011
- Mesajlar
- 154
- Aldığı Beğeniler
- 0
ALDANMAMAK İÇİN ÇOK DÜŞÜNMELİYİZ!
İnsan, annesini babasını, doğmak istediği yeri, güzel veya çirkin olmayı seçme hakkına sahip değildir. İnsanın dünyaya gelmesine iki kişi sebeptir. Onun biri anadır, diğeri babadır. Allah, insanı güzel de çirkin de yaratabilir. Sebebi O’na aittir. Bunların hiçbirinde insanın tercih hakkı yoktur. Güzel olmak insanın kendi elinde olsaydı, övünme, gurur duyma, takdir ve tebrik edilme hakkına sahip olabilirdi. İnsana verilen nimetler emanet olarak verilmiştir. O nimetler O’nun rızası istikametinde kullanılırsa dünya ve ahiret saadeti kazandırır.
İnsan olarak hiçbir şey bize ait değil. Verilen bütün nimetler aklımız ve diğer sıfatlarımıza emanet edilmiş. Verilenlerin gerçek sahibi biz olsaydık, gençliğimizi ve güzelliğimizi kaybetmez, muhafaza ederdik. İstemediğimiz halde onları kaybediyor, üzerimizde tutamıyoruz. Böylece anlıyoruz ki onlar bize emanet verilmiş. Bir müddet kullandıktan sonra elimizden alınıyor. Öyle ise onları dikkatli kullanmak ve verene temiz ve sağlam bir şekilde teslim etmeliyiz.
Güzellik izafi bir değerdir. Çünkü geçicidir. Anlayış ve bakışa göre farklılık gösterebilir. Her şeyin çift yaratılması mananın anlaşılması içindir. İnsanın hoşuna gidecek şeyleri zıddıyla yaratan Allah, yarattığı her şeyle insanı kendine yöneltmiştir. İnsan, her şeyden Allah’a gidecek bir yol bulur. Bütün bu olaylar içinde insan imtihan edilir. Güzellik cemal’e, sevgi merhamet ve şefkate sevk eder insanı. Her şey yaratılışına uygun kullanılmalıdır.
Eşya ve organlarımız da yaratılış ve veriliş gayesine uygun kullanılırsa, insana ve insanlığa faydalı olur. Mesela, bıçak, silah, ateş gibi şeyler yanlış yerde kullanıldığında zararlı olabilir. Organlarımızdan ellerimiz, ayaklarımız, ağzımız, dilimiz, belimiz, gözümüz, kulağımız dahi doğru yerde kullanılmalıdır. Sonuçta, dünya ve ahirette faydası görülsün.
Yerli ve yabancı iştirakçilerin teşvikleriyle; Müslüman kadınların güzellik yarışmasına çıkartılması kasıtlıdır. İnsanın zaaflarını istismar eden insanlar vardır. Şan ve şöhret düşkünü genç, güzel Müslüman hanımların güzellik yarışmasına katılması inanç yönünden yanlıştır. Diğer yönden Allah vergisi olan güzelliği, Allah’ın sevmediği bir yolda kullanmaktır. Bir başka yönden; bunları yapanlar İslam ve Müslüman düşmanlarıdır. Bu milletin ecdadı asırlar boyu dünya devletliği yapmıştır. Onların döneminde böyle bir şey olmamıştır.
Kanuni döneminde Fransa’da, kadın erkek birlikte oynanan bir oyunun çıktığını öğrenen Padişah, Kanuni Sultan Süleyman o günkü Fransız kralına: “Duydum ki ülkenizde bir oyun icad edilmiş. Korkarım memleketime ulaşır, tebama bulaşır, milletimin ahlakını bozar. Bu oyunu derhal durdurun. Durdurmazsanız ordumla üzerinize yürür, durdururum” diyerek memleket ve milletine sahip çıkma noktasında bir hassasiyet göstermiştir.
İnsan doğar büyür. Gençlik, orta yaşlılık ve ihtiyarlık dönemlerini yaşar. Güzelliği ve gençliği gider. Sonunda harabeleşir, toprak olmaya döner. Dünya devir daim meydanıdır. Bir zamanlar gençlere sahip çıkanlar, sonunda sahip çıkılacak hale gelir. Böyle bir sonucun olduğunu görüp duran insan sadece kendini aldatır. Aldanmamak için çok düşünmeliyiz.
01. 02. 2012
Durmuş Göktekin
İnsan, annesini babasını, doğmak istediği yeri, güzel veya çirkin olmayı seçme hakkına sahip değildir. İnsanın dünyaya gelmesine iki kişi sebeptir. Onun biri anadır, diğeri babadır. Allah, insanı güzel de çirkin de yaratabilir. Sebebi O’na aittir. Bunların hiçbirinde insanın tercih hakkı yoktur. Güzel olmak insanın kendi elinde olsaydı, övünme, gurur duyma, takdir ve tebrik edilme hakkına sahip olabilirdi. İnsana verilen nimetler emanet olarak verilmiştir. O nimetler O’nun rızası istikametinde kullanılırsa dünya ve ahiret saadeti kazandırır.
İnsan olarak hiçbir şey bize ait değil. Verilen bütün nimetler aklımız ve diğer sıfatlarımıza emanet edilmiş. Verilenlerin gerçek sahibi biz olsaydık, gençliğimizi ve güzelliğimizi kaybetmez, muhafaza ederdik. İstemediğimiz halde onları kaybediyor, üzerimizde tutamıyoruz. Böylece anlıyoruz ki onlar bize emanet verilmiş. Bir müddet kullandıktan sonra elimizden alınıyor. Öyle ise onları dikkatli kullanmak ve verene temiz ve sağlam bir şekilde teslim etmeliyiz.
Güzellik izafi bir değerdir. Çünkü geçicidir. Anlayış ve bakışa göre farklılık gösterebilir. Her şeyin çift yaratılması mananın anlaşılması içindir. İnsanın hoşuna gidecek şeyleri zıddıyla yaratan Allah, yarattığı her şeyle insanı kendine yöneltmiştir. İnsan, her şeyden Allah’a gidecek bir yol bulur. Bütün bu olaylar içinde insan imtihan edilir. Güzellik cemal’e, sevgi merhamet ve şefkate sevk eder insanı. Her şey yaratılışına uygun kullanılmalıdır.
Eşya ve organlarımız da yaratılış ve veriliş gayesine uygun kullanılırsa, insana ve insanlığa faydalı olur. Mesela, bıçak, silah, ateş gibi şeyler yanlış yerde kullanıldığında zararlı olabilir. Organlarımızdan ellerimiz, ayaklarımız, ağzımız, dilimiz, belimiz, gözümüz, kulağımız dahi doğru yerde kullanılmalıdır. Sonuçta, dünya ve ahirette faydası görülsün.
Yerli ve yabancı iştirakçilerin teşvikleriyle; Müslüman kadınların güzellik yarışmasına çıkartılması kasıtlıdır. İnsanın zaaflarını istismar eden insanlar vardır. Şan ve şöhret düşkünü genç, güzel Müslüman hanımların güzellik yarışmasına katılması inanç yönünden yanlıştır. Diğer yönden Allah vergisi olan güzelliği, Allah’ın sevmediği bir yolda kullanmaktır. Bir başka yönden; bunları yapanlar İslam ve Müslüman düşmanlarıdır. Bu milletin ecdadı asırlar boyu dünya devletliği yapmıştır. Onların döneminde böyle bir şey olmamıştır.
Kanuni döneminde Fransa’da, kadın erkek birlikte oynanan bir oyunun çıktığını öğrenen Padişah, Kanuni Sultan Süleyman o günkü Fransız kralına: “Duydum ki ülkenizde bir oyun icad edilmiş. Korkarım memleketime ulaşır, tebama bulaşır, milletimin ahlakını bozar. Bu oyunu derhal durdurun. Durdurmazsanız ordumla üzerinize yürür, durdururum” diyerek memleket ve milletine sahip çıkma noktasında bir hassasiyet göstermiştir.
İnsan doğar büyür. Gençlik, orta yaşlılık ve ihtiyarlık dönemlerini yaşar. Güzelliği ve gençliği gider. Sonunda harabeleşir, toprak olmaya döner. Dünya devir daim meydanıdır. Bir zamanlar gençlere sahip çıkanlar, sonunda sahip çıkılacak hale gelir. Böyle bir sonucun olduğunu görüp duran insan sadece kendini aldatır. Aldanmamak için çok düşünmeliyiz.
01. 02. 2012
Durmuş Göktekin