- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,072
- Aldığı Beğeniler
- 2
Dürüst bir Müslüman olmak...Yalandan, dolandan, insanları kandırıp aldatmaktan uzak bir hayat tarzını benimsemek... Bizden istenen işte bu...
Yüce Rabbimiz ve Sevgili Efendimiz, iyi bir Müslüman olalım diye bize güzel huyları bir bir ö retmiş, kötü huyları tanıtmış, onlardan uzak durmayı ö ütlemiştir.
Müslümana yakışmayan çirkin huylardan biri, verdi i sözde, yaptı ı sözleşmede durmamak suretiyle insanları aldatmak, onlara vefâsızlık etmektir. Biriyle sözleşirken vallâhi, billâhi diye yemin eden, fakat daha sonra sözünden cayan kimseler, kıyamet gününde yüzlerine Allah Teâlânın bakmayaca ı bahtsızlardır (Buhârî, Büyû 106).
İşte bu sebeple aldatmak Müslümanın asla yapmayaca ı bir iştir.
Müslüman kimseyi aldatamaz
İnsanın yanındaki melek ona hep güzel davranışları telkin ederken, şeytan kötülükleri daha bir câzip göstermeyi başarır. Kula ı şeytan sözünü dinlemeye alışık olanlar, yaptıkları bilinçli yanlışı etraflarındakilere mâsum göstermeye çalışırlar. İşte size bunun tipik bir misâli:
Bir gün Peygamber Efendimiz evinin ihtiyaçlarını almak üzere Medine pazarına çıkmıştı. Bir bu day yı ını gördü. Bu daylar pek de güzel görünüyordu. Bu day yı ınına yaklaştı, fiyatını sorup ö rendi. İşte o sırada bir vahiy geldi ve Efendimizden elini bu dayın içine daldırması istendi. Tuhaf şey! Dışarıdan kupkuru görünen bu dayın içi ıslaktı. Bu işte bir hile oldu u ortadaydı. Allahın Resûlü satıcıya:
Niçin bu dayın dışı kuru da içi ıslak? diye sordu.
Kendini savunmaya çalışan adam:
Biraz önce ya mur ya mıştı da, o zaman ıslanmış olacak dedi.
Peygamber Efendimiz bu bahâneyi do ru bulmadı:
Mâdem öyle, herkesin görmesi için ıslak bu dayları üst tarafa koyman gerekmez miydi? buyurdu. Adam bu soruya cevap veremedi. Peygamber Efendimiz ona şu ölümsüz kuralı bildirdi:
Bizi aldatan, bizden de ildir. (Müslim, Îmân 164; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 242).
Kanaatsizlik hastalı ına müptelâ bazı tâcirler, müşteriyi kaçırmamak için, sattı ı malı pahalı aldı ını söyleyerek onu aldatmaya çalışır. Belki de tâcire göre bu yalan mâsum bir yalandır. Zavallı öyle zannededursun, Resûlullah Efendimizin buyurdu una göre bu tür bir aldatma yüzünden, kıyamet gününde Allah Teâlâ o yalancı tâcirin yüzüne bile bakmayacaktır (Müslim, Îmân 171, 173).
Aldatılan kimse bir çocuk, hatta insanın kendi çocu u bile olsa bu böyledir. Bir Müslüman kendi çocu unu bile aldatmayacak, onun bu ahlâksızlı ı ö renmesine fırsat vermeyecektir.
Yüce Rabbimiz ve Sevgili Efendimiz, iyi bir Müslüman olalım diye bize güzel huyları bir bir ö retmiş, kötü huyları tanıtmış, onlardan uzak durmayı ö ütlemiştir.
Müslümana yakışmayan çirkin huylardan biri, verdi i sözde, yaptı ı sözleşmede durmamak suretiyle insanları aldatmak, onlara vefâsızlık etmektir. Biriyle sözleşirken vallâhi, billâhi diye yemin eden, fakat daha sonra sözünden cayan kimseler, kıyamet gününde yüzlerine Allah Teâlânın bakmayaca ı bahtsızlardır (Buhârî, Büyû 106).
İşte bu sebeple aldatmak Müslümanın asla yapmayaca ı bir iştir.
Müslüman kimseyi aldatamaz
İnsanın yanındaki melek ona hep güzel davranışları telkin ederken, şeytan kötülükleri daha bir câzip göstermeyi başarır. Kula ı şeytan sözünü dinlemeye alışık olanlar, yaptıkları bilinçli yanlışı etraflarındakilere mâsum göstermeye çalışırlar. İşte size bunun tipik bir misâli:
Bir gün Peygamber Efendimiz evinin ihtiyaçlarını almak üzere Medine pazarına çıkmıştı. Bir bu day yı ını gördü. Bu daylar pek de güzel görünüyordu. Bu day yı ınına yaklaştı, fiyatını sorup ö rendi. İşte o sırada bir vahiy geldi ve Efendimizden elini bu dayın içine daldırması istendi. Tuhaf şey! Dışarıdan kupkuru görünen bu dayın içi ıslaktı. Bu işte bir hile oldu u ortadaydı. Allahın Resûlü satıcıya:
Niçin bu dayın dışı kuru da içi ıslak? diye sordu.
Kendini savunmaya çalışan adam:
Biraz önce ya mur ya mıştı da, o zaman ıslanmış olacak dedi.
Peygamber Efendimiz bu bahâneyi do ru bulmadı:
Mâdem öyle, herkesin görmesi için ıslak bu dayları üst tarafa koyman gerekmez miydi? buyurdu. Adam bu soruya cevap veremedi. Peygamber Efendimiz ona şu ölümsüz kuralı bildirdi:
Bizi aldatan, bizden de ildir. (Müslim, Îmân 164; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 242).
Kanaatsizlik hastalı ına müptelâ bazı tâcirler, müşteriyi kaçırmamak için, sattı ı malı pahalı aldı ını söyleyerek onu aldatmaya çalışır. Belki de tâcire göre bu yalan mâsum bir yalandır. Zavallı öyle zannededursun, Resûlullah Efendimizin buyurdu una göre bu tür bir aldatma yüzünden, kıyamet gününde Allah Teâlâ o yalancı tâcirin yüzüne bile bakmayacaktır (Müslim, Îmân 171, 173).
Aldatılan kimse bir çocuk, hatta insanın kendi çocu u bile olsa bu böyledir. Bir Müslüman kendi çocu unu bile aldatmayacak, onun bu ahlâksızlı ı ö renmesine fırsat vermeyecektir.