Diyelim ki, kendi ölçülerinize göre bir yöntem ve süre belirlediniz
O zaman hayal gücünü son sınirlarına kadar zorlayın ve dünyanın en cahil, en kaba, en vahşi, en inatçı bir insanını en bilgili, en kibar, en merhametli ve en medenî hale getirmeyi bir düşünün
Böyle bir şey mümkün mü?
Bizim için o kadar zor ki
***
On dört asır önce, bir imkansız gerçeklesti Bir tek kisi, dünya tarihinin en büyük inkilâbını gerçeklestirdi
Dünyanin en vahşi, adetlerine en mutaassip, en inatçı ve en cahil bir toplumu, çok kısa bir zaman diliminde değistirdi O insanlarin akıllarını, kalplerini, ruhlarını, nefislerini fethetti Kalplerin sevgilisi, akılların muallimi, nefislerin güzel bir terbiyecisi ve ruhların sultanı oldu O günün şartlarında insanların hayatlarını dahi uğrunda kolaylıkla verdikleri alışkanlıkları, örf ve adetleri, üstelik inatçı, mutaassip bir toplumdan kaldırdı Üstelik hiçbir zor kullanmadan, baskı yapmadan, güç harcamadan Hem de, ortadan kaldırdığı zararlı ve kötü özelliklerin yerine, son derece güzel huyları, alışkanlıkları ve seciyeleri, öylesi bir toplumun kan ve damarlarına kadar yerlestirdi
Ve o insanlar, kısacık bir zaman diliminde, bütün dünyaya muallim, medenî milletlere üstad oldular
O, kimdi?
Bakın, Onun için,
Yeryüzü bir mescid,
Mekke bir mihrab,
Medine bir minber oldu
O,
Rabbimizi bize tanıtan en açık bürhan,
Bütün mü'minlere imam,
Bütün insanlara hatip,
Bütün peygamberlere reis,
Bütün evliyaya seyyid oldu
O,
Köklerini bütün peygamberlerin olusturdugu,
Ayrı ayrı tatları, lezzetleri ve meziyetleriyle evliya meyveleri veren,
Dalları, geçmiş ve geleceği ayni anda gölgeleyen nuranî bir Tûba ağacıydı
Onun davasını geçmiş zamanın peygamberleri mucizeleriyle, gelecek zamanın evliya ve asfiyası kerametleriyle tasdik etti
"Lâ ilâhe Illallah" dedi
Bu prensibi, davasının en önemli esası olarak kabul etti
Bütün geçmiş ve gelecekte saf tutan sayısız mübarek insanlar hep bir ağızdan "sadakte ve bilhakkı natakte' (dogru söyledin ve hakki dile getirdin) diyerek tasdiklerini dile getirdiler
Elinde, her yönüyle mucize bir Kitap; dilinde, hakikatleri haykıran bir hitap vardı
Bütün insanlığa; hattâ cinlere ve meleklere; hattâ bütün varlık âlemlerine ezelî bir hutbeyi tebliğ etti Bu alemin yaratılış sırrını açıkladı Nice muammaları çözdü Nice hakikatleri keşfetti
Su âlemin yaratılış sırrını açıkladı Insanlığın zihnini hep mesgul eden "Necisin? Nereden geliyorsun? Nereye gidiyorsun?" gibi müdhiş sorulara, son derece ikna edici cevaplar verdi
O zât, ebedî bir saadetin habercisi ve müjdecisi oldu;
Sonsuz bir rahmetin kâşifi, ilancısı;
Kainattaki Ilahî saltanatın dellâlı, seyircisi;
Kulluğu cihetiyle bir muhabbet timsali, insaniyetin şeref kaynağı, yaratılış ağacının en nuranî meyvesi;
Peygamberliği cihetiyle hakkı gösteren en kat'î delil, bir hakikat günesi, bir hidayet feneri, bir saadet vesilesi oldu
Onun nuruyla, bütün karanlıklar aydınlandı Bir matemhâneyi andıran âlem, neşe ve sürûra gark oldu Onun öğrettikleriyle her şey birbirine dost, kardeş ve arkadaş oldu
O, âlemlere rahmet olarak gönderildi Varlıkların övünç kaynağı oldu
O, içindeki ahlâk güzelliği yüzüne yansımış güzel bir güldü O gülle, âlemler güldü
O gülün güzelliği, nice bülbülleri kendine aşık eyledi
O gülün asıl güzelliği, güzeli çok seven sonsuz bir Güzeli ve güzelliği göstermesiydi O sonsuz Güzel de, bütün güzellikleri, o güzel gülün üzerinde toplamıstı
***
işte biz, o Güzeller Güzeli Rabbimizin dergahında boynumuzu büküyor elimizi açıp yalvarıyoruz O'nun en çok sevdiği ve bütün güzellikleri üzerinde topladğıi Habîbini hakkıyla sevmeyi ve sadakatle baglanmayı niyaz ediyoruz
Alıntı
[
Böyle bir şey mümkün mü?
Bizim için o kadar zor ki
***
On dört asır önce, bir imkansız gerçeklesti Bir tek kisi, dünya tarihinin en büyük inkilâbını gerçeklestirdi
Dünyanin en vahşi, adetlerine en mutaassip, en inatçı ve en cahil bir toplumu, çok kısa bir zaman diliminde değistirdi O insanlarin akıllarını, kalplerini, ruhlarını, nefislerini fethetti Kalplerin sevgilisi, akılların muallimi, nefislerin güzel bir terbiyecisi ve ruhların sultanı oldu O günün şartlarında insanların hayatlarını dahi uğrunda kolaylıkla verdikleri alışkanlıkları, örf ve adetleri, üstelik inatçı, mutaassip bir toplumdan kaldırdı Üstelik hiçbir zor kullanmadan, baskı yapmadan, güç harcamadan Hem de, ortadan kaldırdığı zararlı ve kötü özelliklerin yerine, son derece güzel huyları, alışkanlıkları ve seciyeleri, öylesi bir toplumun kan ve damarlarına kadar yerlestirdi
Ve o insanlar, kısacık bir zaman diliminde, bütün dünyaya muallim, medenî milletlere üstad oldular
O, kimdi?
Bakın, Onun için,
Yeryüzü bir mescid,
Mekke bir mihrab,
Medine bir minber oldu
O,
Rabbimizi bize tanıtan en açık bürhan,
Bütün mü'minlere imam,
Bütün insanlara hatip,
Bütün peygamberlere reis,
Bütün evliyaya seyyid oldu
O,
Köklerini bütün peygamberlerin olusturdugu,
Ayrı ayrı tatları, lezzetleri ve meziyetleriyle evliya meyveleri veren,
Dalları, geçmiş ve geleceği ayni anda gölgeleyen nuranî bir Tûba ağacıydı
Onun davasını geçmiş zamanın peygamberleri mucizeleriyle, gelecek zamanın evliya ve asfiyası kerametleriyle tasdik etti
"Lâ ilâhe Illallah" dedi
Bu prensibi, davasının en önemli esası olarak kabul etti
Bütün geçmiş ve gelecekte saf tutan sayısız mübarek insanlar hep bir ağızdan "sadakte ve bilhakkı natakte' (dogru söyledin ve hakki dile getirdin) diyerek tasdiklerini dile getirdiler
Elinde, her yönüyle mucize bir Kitap; dilinde, hakikatleri haykıran bir hitap vardı
Bütün insanlığa; hattâ cinlere ve meleklere; hattâ bütün varlık âlemlerine ezelî bir hutbeyi tebliğ etti Bu alemin yaratılış sırrını açıkladı Nice muammaları çözdü Nice hakikatleri keşfetti
Su âlemin yaratılış sırrını açıkladı Insanlığın zihnini hep mesgul eden "Necisin? Nereden geliyorsun? Nereye gidiyorsun?" gibi müdhiş sorulara, son derece ikna edici cevaplar verdi
O zât, ebedî bir saadetin habercisi ve müjdecisi oldu;
Sonsuz bir rahmetin kâşifi, ilancısı;
Kainattaki Ilahî saltanatın dellâlı, seyircisi;
Kulluğu cihetiyle bir muhabbet timsali, insaniyetin şeref kaynağı, yaratılış ağacının en nuranî meyvesi;
Peygamberliği cihetiyle hakkı gösteren en kat'î delil, bir hakikat günesi, bir hidayet feneri, bir saadet vesilesi oldu
Onun nuruyla, bütün karanlıklar aydınlandı Bir matemhâneyi andıran âlem, neşe ve sürûra gark oldu Onun öğrettikleriyle her şey birbirine dost, kardeş ve arkadaş oldu
O, âlemlere rahmet olarak gönderildi Varlıkların övünç kaynağı oldu
O, içindeki ahlâk güzelliği yüzüne yansımış güzel bir güldü O gülle, âlemler güldü
O gülün güzelliği, nice bülbülleri kendine aşık eyledi
O gülün asıl güzelliği, güzeli çok seven sonsuz bir Güzeli ve güzelliği göstermesiydi O sonsuz Güzel de, bütün güzellikleri, o güzel gülün üzerinde toplamıstı
***
işte biz, o Güzeller Güzeli Rabbimizin dergahında boynumuzu büküyor elimizi açıp yalvarıyoruz O'nun en çok sevdiği ve bütün güzellikleri üzerinde topladğıi Habîbini hakkıyla sevmeyi ve sadakatle baglanmayı niyaz ediyoruz
Alıntı
[