Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

cidde

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
19 Kas 2007
Mesajlar
44
Aldığı Beğeniler
0
Risaletin özünü kavrayan,
Ey şuurlu insan!
Sürdürdüğün bu kullukla,
Peygamberin sevgisini
Doldur kalbine.
Yükseklerden inmiş, bu Kur’an-ı
Allahın kelamı, bir mucizesi bil.
İşte bu büyük sevgiyle kucaklaş.
Rahmet ve hikmet yüklü melekler,
Sana selam versin.

Ey mamur güzel insan!
Hakk olan bu dinle şeref duy.
İyi sonuç sakınanların değil mi?
Bu sevgi damarlarını açsın.
Gaflette olan kalbinin kilidini kırsın.
İslamın saf pınarlarından iç serinlen.

Nübüvvetin altın asrına,
Gül devrine selam olsun.
İnfakta en önde,yarışan
Sevdalı kutlu sahabelere,
Selam olsun.
Kainat çapında hepsi birer yıldız.
Tamamlannlanmış vahiyle,
Yönenmişlerdi Yüce Allaha.

Onlar değilmiydi ki?
Gönül olgunluğuna,
Dolgunluğuna erişmiş,
Cennetle müjdelenmiş,
Rasûlün dava arkaşları.

Onlar değilmiydi ki?
İnsanlığın yüz akı,
Rahmet müjdesi,
Bereket müjdesi.

Onlar değilmiydi ki?
Seher yelleri gibi çoşan.

Onlar değilmiydi ki?
Kureyişin en sert başeğmeyen,
Kızgınlıkta güçlü yapıları sarsılan.
Resulün cesur pehlivanları.
Allahın aslanları,
Hz Hamza r.a. Hz Ali r.a.

Onlar değilmiydi ki?
Güzel Rabbimin inayetiyle,
Bedirde, Uhudda, Hendekte,
Küfrün sesini susturan.
Allahın davasını yükselten.

Onlar değilmiydi ki?
Hayber kalerini sallayan.

Onlar değilmiydi ki?
Alınlarının akıyla,
Zalimlerden, inatçılardan,
Hesap sorabilecek kahramanlar.

Ey güzel insan!
Bu fetihler, bu zaferler,
Görülmeğe değer.
Hayatlarının baharlarında,
Rablerine kavuşup,
Şan şeref yüceliğine erdiler.

Ey sorumlu insan!
Sevdiğine,
Senin naz yapman yok mu,
Allahın en sağlam kulpu,
O’nu sevmek, sana zor mu?
Vicdanları uyarmış,
Duygulara letafet katmış.
Tatlı sözlü, Sultanım,
Güzel yüzlü Rasülüm,

Ey gül kokusu!
Ey varlık nuru efendim,
Bizlere bir selam eyle.
Hakkın peygamberi sensin.
Tevhid rehberi sensin.
Bizlere veda ederek gittin.
Senin mutluluk çağını,
Büyüten güzelleştiren hikmet,
Gönüllerimize sırrını açıyor.
Yolun doğrudur senin,
Sözün doğrudur senin.
Sen parlayan güneşsin aysın,
Sen alemlere rahmetsin,
Seni tasdik eden felah bulsun.
Selam sana Peygamberim,

Sen varsın,
Kutsal ışığın doğduğu indiği yerde.
Sen varsın,
Havzu kevserin başında, mizanda.

Ahh! Ah!
Dosta açılan kapıların gıcırtıları yok mu,
Dayanılmaz kalbimizi tir tir titretir.
Heyecanlar saçar yüreğimize parıltatır.

Ey kalbi hürmetle taşan insan!
Bu kutsal miras önünde,
Saygıyla eğil dur.
Dev ahlâk ufuklarına,
Gönül gözünle bak.
İlâhi rahmet seni çoştursun.
Çaba göster,
Ümidin hep o güne olsun.
Bu Hakk nuru,
Gerçek rehberimiz yapalım.

Ey! Mamur insan.
Başka kandilleri,
Aramana ne hacet var,
İncelt kendini, yücelt kendini.
Özlem duymuyacak mısın?
Gönlünde yaşatıp göremediğine.
Yetimlik beşiğinde iken,
Merhametle vurgundu, ümmetine.
Şimdi söyle,
Özlem duymuyacak mısın?
Gönlünde yaşatıp göremediğine.
Bu sevgiyi paylaşanların,
Çoşkusu ne yaman olur.

Ey dört başı mamur insan!
Gel fikir pencereni,
O asra doğru aç.
Bu başsız yorgun nesiller,
Hasretle gül devrine muhtaç.


Medine-i Münevvere 1403 H.


Ali Kılıç Kakiz
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
Peygamberimiz (s.a.v) bir sohbetinde Eshab-ı Kiram bir rüyasını şöyle anlattılar:

Dün gece rüyamda,yanıma iki kişi geldi.Ben kim olduklarını sordum.Söylemediler.Bana: Yürü,beraber gidelim,dediler.Beraber yürümeye başladık.Biraz ileride,arkasını bir yere yaslanmış bir adam gördüm.Onun başının ucunda başka bir adam,ona taş atıyor ve taşlarla adamın başını eziyordu.Adam başka taş almaya gidince başı ezilenin başı eski haline geliyor,o adam yine getirdiği taşlarla adamın başını eziyor ve bu hal böyle devam edip gidiyordu.

Ben yanımdakilere:-Allah,allah!Bu ne haldir? diye sordum.Bana "sen yürü,yürü"dediler...

Yürümeye devam ettik.Adamın biri sırtüstü yatıyor,diğer bir adam da elinde demirden kanca olduğu halde yatan adamın yüzünün bir tarafını parçalıyor,öbür tarafına geçiyor,öbür yüzünü yarıncaya kadar parçalanan yüzü iyileşiyor,tekrar dönüp aynı işkenceyi sürdürüyordu.Ben yine:

-Sübhanellah!Bunlara ne oluyor böyle,dedim.Bana yine "sen yürü,yürü" dediler.Devam ettik.

Biraz ileride fırına benzer bir yer gördüm...İçinde insanlar,altlarından alev geldikçe öyle feryat ediyorlar ki,dünyada onların sesini duyan her canlı ölürdü.Ben:

-Bunların suçu nedir? dedim.Yanımdakiler bana "sen yürü,yürü" dediler.Yürüdük...

Suyu kan renginde bir nehir... İçinde bir adam yüzüyor,yüzüyor,ırmağın kenarına geliyor.Kenarda bir adam var...Yanında bir çok taş toplanmış.Yüzen adamın ağzına bir taş koyuyor.Adam gidiyor,o taşı yutuyor ve yüzerek geri geliyor,böylece azab devam edip gidiyor.Ben:

-Bu nasıl şeydir?dedim.Bana "sen yürü,yürü"dediler.Yürüdük...İleride çirkin bir adam...Bir ateş yakmış,yaktığı ateşin etrafında durmadan dolaşıyor,hayret etmiştim bu adamın haline.

-Bu ne yapıyor böyle?dedim.Bana "sen yürü" dediler.

Bir müddet daha gittik.İçinde çeşitli çiçeklerin bulunduğu bir bahçe gördüm.İçinde uzun mu uzun boylu bir adam,öyle ki boyunun uzunluğu göklere doğru yükselmişti.Adamın etrafında ise toplu halde kalabalık çocuklar vardı.Ben:

-Böyle uzun boylu bir adam ve bu kadar çok çocuk görmemiştim.Bu adam kim ve yanındaki çocuklar kimlerdir?diye sordum:Bana yine"yürü,yürü"dediler.

Yürümeye devam ediyorduk.Büyük bir ormana vardık.O kadar büyük orman daha görmemiştim.Yanımdakiler"Buraya gir" dediler.

Beraber girdik.Biraz ileride altın gümüşten yapılmış muazzam bir şehir göründü.Şehrin kapısını vurdular.Kapı açıldı,içeri girdik,içerde bizi bir takım insanlar karşıladı.Vücutlarının bir yüzü gayet güzel,bir yüzü ise çok çirkindi.Yanımdakiler onlara,oradan akmakta olan nehri göstererek:"Şu nehre girin" dediler.

Onlar nehre girdiler geri çıktılar .Vücutlarındaki o çirkinlikten hiç eser kalmamıştı...

Yanımdakiler bana:

-Burası Adn Cennetidir...Senin yerin burasıdır,dediler.Başımı kaldırıp baktığımda çok güzel bir köşk gördüm.Onlara,beni bırakın da yerime gireyim,dedim.Kabul etmeyip "şimdi olmaz,ileride geleceksin"dediler.Ben onlara kim olduklarını sordum.Allah tarafından gönderilmiş melekler olduklarını söylediler.Bu gördüğümüz acaip şeylerin ne olduğunu sordum.Şöyle anlattılar:

Birincisi,kafası taşla ezilen adam;Kur'an öğrenip onunla amel etmeyen ve uykuyu farz namaza tercih eden kimsedir.Yarın kıyamette böyle azap görecek.

İkincisi,kanca ile yüzü parçalanan kimse ise;yalan söyleyerek,halkı birbirine düşüren kimsedir,öyle azap görecektir...

Üçüncüsü,yani fırında azap görenler,zina eden erkek ve kadınlar...

Dördüncüsü,yani kan renginde ırmakta yüzen ise;faiz yiyendir...Ateşin etrafında dolaşan Beşincisi ise Cehennem zebanisi Malik'tir.

Altıncısı,bahçedeki uzun boylu adam,İbrahim aleyhisselam...Etrafındaki çocuklar da islam olarak doğan ve islam olarak ölen çocuklardır.Peygamberimiz buraya gelince,Eshab,

-Ya Rasulellah! müşriklerin çocukları da dahil mi? diye sordular.Peygamberimiz:

-Evet!buyurdu.

Vücutlarının yarısı çirkin yarısı güzel kimseler ise,hem günah işleyip hem de iyilik eden.fakat iyilikleri kötülüklerine galebe çalan kimselerdir,diye anlattılar buyurdu
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
ALLAH razı olsun hem şiir icin hemde yazı için RABBIm nuru ile kaplasın yüreginizi.
 

cidde

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
19 Kas 2007
Mesajlar
44
Aldığı Beğeniler
0
Ne kadar güzel ne kadar içten sıcak muhteşem yorumlar duygular.
Yürekleri ısıtıyor, gönüllerinize sağlık.
 
Üst Alt