Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
İlim, İslâm’ın Hayatıdır Ve Dinin Direğidir
Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): “İlim, ibadetten ve amelden daha faziletlidir. İlim, İslâm’ın hayatıdır ve dinin direğidir. İlim dindir. İlim hem benim, hem benden önceki bütün peygamberlerin mirasıdır. İlim her ayıbı örter.

Âlim ile âbid sıratta buluştuğunda, ibadet ehli olan zâta: ‘Cennete gir, ibadetinle nimetlen’ denilirken, âlime: ‘Burada dur ve sevdiklerine şefaat et, çünkü sen kime şefaat edersen mutlaka şefaatin kabul edilecektir’ denilir. Böylece o, peygamberler makamında bulunur..

Âlim yeryüzünde ALLAH’ın eminidir. Âlim yeryüzünde ALLAH’ın sultanıdır, onun hakkında konuşan kesinlikle helâk olmuştur. Âlimler ümmetimin eminleridir. Âlimler yeryüzünün kandilleridir, peygamberlerin halifeleridir, benim de, bütün peygamberlerin de vârisleridir. Âlimler peygamberlerin vârisleridir.

Gök ehli onları sever, öldüklerinde kıyamet gününe kadar denizdeki balıklar bile onlar için istiğfar eder. ALLAH bir kuluna hayır dilerse, ona dinde fıkıh ilmi verir.

İlim talep edenin bu tahsili, geçmişine keffâret olur. İlim üzere uyumak, cahilken namaz kılmaktan daha hayırlıdır. Kıyamet günü âlimlerin mürekkebiyle şehitlerin kanı tartıya konduğunda, âlimlerin mürekkebi şehitlerin kanından ağır gelecektir.

Kendisinden faydalanılan bir âlim, bin âbidden hayırlıdır. İlim tahsilinde olana melekler kanatlarını gerer. İlim talibi ALLAH indinde ALLAH yolunda cihat edenden üstündür. İlim talibi, İslâm’ın temelidir, ecri peygamberlerle birlikte verilecektir. İlim üstünlüğü ibadet üstünlüğünden hayırlıdır.

ALLAH-u Te'âlâ ve melekleri, yuvasındaki karıncalar ve denizdeki balıklara varıncaya kadar bütün yaratıklar, insanlara hayır öğreten kimseye salât ederler. Âlimin âbidden üstünlüğü, benim sizin en aşağınıza karşı üstünlüğüm gibidir.

Âlimlerle oturmak ibadettir. Âlimlere değer verin, çünkü onlar gerçekten peygamberlerin vârisleridir, onlara değer veren muhakkak ALLAH’a ve Resulü’ne ikram etmiş olur. Cennet ehli cennette bile âlimlere muhtaç olacaktır. Âlimler gökteki yıldızlar gibidirler ki, kara ve denizin karanlıklarında onlarla yol bulunur. Kıyamet günü ilk şefaati peygamberler, sonra âlimler, sonra şehitler yapacaktır. Hangi bir genç ilim ve ibadet talebinde yetişir ve büyürse, Allâh-u Te'âlâ ona kıyâmet günü yetmiş iki sıddîk sevâbı verir. Ümmetimin en hayırlıları âlimleridir, âlimlerin en hayırlıları ise merhametlileridir.

ALLAH-u Te'âlâ cahilin bir günahını affetmeden âlimin kırk günahını bağışlar. Âlimin günahı bir günahtır, cahilinki ise iki günahtır. Âlimin bir rekâtı, cahilin bin rekâtından hayırlıdır. Âlimin yatağında yaslanıp ilme çalıştığı bir saat, âbidin yetmiş senelik ibadetinden hayırlıdır.

Âlimleri karşılayan, muhakkak beni karşılamıştır, âlimleri ziyaret eden gerçekten beni ziyaret etmiştir, âlimlerle oturan kesinlikle benimle oturmuştur, benimle oturan ise sanki Rabbimle oturmuş gibidir” (2) buyurmuşken, İslâmî mecmualarda âlimler nasıl tenkit edilebilir ve Müslümanlar nasıl böyle bir neşriyatı okuyabilir. Ve diğer âlimler hâlâ bu dergilerde nasıl yazabilir.

Ahmet Mahmut ÜNLÜ

Kasr-ı Hinduvân'dan Kasr-ı Ârifân'a Büyük Dönüşüm yazısından bir bölüm
 
Üst Alt