ÂLİMLERİN ZAAFLARI (1)
Mâlumdur ki nefs-i emmâre Allaha kulluk yolunda çok sinsî ve âdî bir düşmandır. Allahın merhamet ve muhâfaza ettiği has kulları müstesnâ, herkesi kandırabilecek yaratılıştadır. Onun her yaşta ve vasıfta olan insanlara göre çeşit çeşit hile ve desîseleri vardır. Âlimler de nefsin tuzaklarına düşmekten emin değildir.
Huccetül-İslâm İmâm Gazâli hazretleri El-Keşfü vet-Tebyîn fi Gururil-Halkı Ecmaîn isimli risalesinde, insanların nefislerine nasıl aldandıklarını anlatırken ilim ehline de bir bölüm ayırmış ve âlimlerin aldanışlarından misaller vermiştir. Hulâsa ederek arzedelim.
Âlimlerin Aldanışları:
a) Bazı âlimler şerî (dîni) ve aklî ilimleri güzelce öğrenip inceler ve hayatlarını o ilimlerle geçirirler. Ancak âzâlarını günahlardan muhâfaza edip, ibâdet ve tâata yönelmeyi ihmal ederler. İlimleri ile mağrur olup, bu ilimleri sebebiyle Allah katında çok yüce makamlara sahip olduklarını, kendilerini kurtardıkları gibi başkalarına da şefâatçi olacaklarını düşünürler.
Halbuki Allâh-ü Teâlâ Kurân-ı Kerîminde meâlen: Nefsini tezkiye eden kurtuldu. (Sûre-i Şems 9-10), buyurmuştur. Yoksa tezkiye etmeyi bilen ve bunu insanlara öğretenbuyurmamıştır.
b) Bazı âlimler, zâhirî ilim ve ameli güzelce tahsil ve ifâ ederler. Zâhirî mâsiyetleri de terk ederler. Ancak kalplerinden gâfil olurlar. Kibir, riyâ, hased, makam ve yücelik sevgisi, ortaklarına ve arkadaşlarına kötülük yapma ve meşhur olma arzusu gibi sıfatları kalblerinden söküp atmazlar.
Mevlâmız Kurân-ı Kerîminde meâlen: O gün ki, ne mal fayda verir, ne oğullar!Ancak Allaha selîm bir kalp ile varan başka!(Sûre-i Şuarâ, 89)
Peygamberimiz (s.a.v.)de hadîs-i şerîflerinde:
Hased, ateşin odunu yaktığı gibi iyilikleri yakıp yok eder. (Gazâli, İhya 3/232)
Mal ve şeref sevgisi suyun bitkileri yeşerttiği gibi kalpte nifak yeşertir., (Gazâli, İhya 3/345)
Sizin üzerinize gelmesinden korktuğum şeylerin en korkunç olanı, küçük şirktir. Ashab:Yâ Rasûlallah! Küçük şirk nedir?, dediler. Rasûlüllah (s.a.v.): Riyâkârlıktır., buyurdu. (et-Tergib vet-Terhib 1/69)
Bu kimseler kalplerine dikkat etmeyip sadece dışlarını düzeltmeye ve bu kötü huyların tezâhürlerini izâle (görünür kısımlarını düzeltmeye) etmeye çalışırlar. Halbuki bu kötülükler kalpten sökülüp atılmadıkça ne kadar gizlense de mutlaka açığa çıkarlar. (Devamı yarın)
Mâlumdur ki nefs-i emmâre Allaha kulluk yolunda çok sinsî ve âdî bir düşmandır. Allahın merhamet ve muhâfaza ettiği has kulları müstesnâ, herkesi kandırabilecek yaratılıştadır. Onun her yaşta ve vasıfta olan insanlara göre çeşit çeşit hile ve desîseleri vardır. Âlimler de nefsin tuzaklarına düşmekten emin değildir.
Huccetül-İslâm İmâm Gazâli hazretleri El-Keşfü vet-Tebyîn fi Gururil-Halkı Ecmaîn isimli risalesinde, insanların nefislerine nasıl aldandıklarını anlatırken ilim ehline de bir bölüm ayırmış ve âlimlerin aldanışlarından misaller vermiştir. Hulâsa ederek arzedelim.
Âlimlerin Aldanışları:
a) Bazı âlimler şerî (dîni) ve aklî ilimleri güzelce öğrenip inceler ve hayatlarını o ilimlerle geçirirler. Ancak âzâlarını günahlardan muhâfaza edip, ibâdet ve tâata yönelmeyi ihmal ederler. İlimleri ile mağrur olup, bu ilimleri sebebiyle Allah katında çok yüce makamlara sahip olduklarını, kendilerini kurtardıkları gibi başkalarına da şefâatçi olacaklarını düşünürler.
Halbuki Allâh-ü Teâlâ Kurân-ı Kerîminde meâlen: Nefsini tezkiye eden kurtuldu. (Sûre-i Şems 9-10), buyurmuştur. Yoksa tezkiye etmeyi bilen ve bunu insanlara öğretenbuyurmamıştır.
b) Bazı âlimler, zâhirî ilim ve ameli güzelce tahsil ve ifâ ederler. Zâhirî mâsiyetleri de terk ederler. Ancak kalplerinden gâfil olurlar. Kibir, riyâ, hased, makam ve yücelik sevgisi, ortaklarına ve arkadaşlarına kötülük yapma ve meşhur olma arzusu gibi sıfatları kalblerinden söküp atmazlar.
Mevlâmız Kurân-ı Kerîminde meâlen: O gün ki, ne mal fayda verir, ne oğullar!Ancak Allaha selîm bir kalp ile varan başka!(Sûre-i Şuarâ, 89)
Peygamberimiz (s.a.v.)de hadîs-i şerîflerinde:
Hased, ateşin odunu yaktığı gibi iyilikleri yakıp yok eder. (Gazâli, İhya 3/232)
Mal ve şeref sevgisi suyun bitkileri yeşerttiği gibi kalpte nifak yeşertir., (Gazâli, İhya 3/345)
Sizin üzerinize gelmesinden korktuğum şeylerin en korkunç olanı, küçük şirktir. Ashab:Yâ Rasûlallah! Küçük şirk nedir?, dediler. Rasûlüllah (s.a.v.): Riyâkârlıktır., buyurdu. (et-Tergib vet-Terhib 1/69)
Bu kimseler kalplerine dikkat etmeyip sadece dışlarını düzeltmeye ve bu kötü huyların tezâhürlerini izâle (görünür kısımlarını düzeltmeye) etmeye çalışırlar. Halbuki bu kötülükler kalpten sökülüp atılmadıkça ne kadar gizlense de mutlaka açığa çıkarlar. (Devamı yarın)