Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
Allah Beni Affeder

Adamin biri Suayb peygambere:

- "Allah benim birçok günahimi ve hatami gördügü halde beni lütuf ve keremiyle cezalandirmiyor."

Allah-ü Teala Suayb'a söyle vahyetti:

- "O kulum, ben bu kadar günah ettim de, Allah beni keremiyle cezalandirmiyor, diyor.
Ona söyle ki:
Ey dogru yolu birakarak, yanlisa yönelmis adam!
Sen tersini söylüyorsun.
Allah seni öylesine imtihan ediyor ve cezalandiriyor ki,
senin günahtan kararmis simsiyah kalbin ve günahlarin etkisiyle zincirler içindeki bedenin
bunu farkedemiyor. Fakat yine de Benden ümidini kesmesin. Bana siginsin, Bana dönsün."


Suayb aleyhisselam Allah'in kendisine bildirdigi sözleri
"Allah beni cezalandirmiyor"
diyen kimseye söyleyince, o günahkar kimse de güzel tesir uyandi.

Suayb aleyhisselama sordu:

- "Eger beni cezalandiriyorsa hani belirtisi?"

Suayb peygamber:

- "Ya Rabbi! O adam bu söze karsi savunmada bulunuyor ve Senin verdigin cezayi bilmek istiyor.

Cenab-i Hak buyurdu:

- "Ben settarim, örtücüyüm. Fakat isaret söyleyebilirim. Onu begenmedigimin isareti:
O itaat ettigini saniyor, oruç tutuyor, namaz kiliyor fakat namazdan, zekattan ve baska
ibadetlerin hiç birinden zerre kadar zevk almiyor.
Yüksek ibadetlerde ve amellerde bulunuyor, fakat zerre kadar mutluluk duymuyor.
Itaatlerin mahsul vermesi için kalbde manevi bir zevk lazimdir."
 

huzurumsun

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2005
Mesajlar
481
Aldığı Beğeniler
1
Itaatlerin mahsul vermesi için kalbde manevi bir zevk lazimdir."

bundan mahrum kalmak ne kadar acı :(
 

cüneyd-i

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eyl 2005
Mesajlar
138
Aldığı Beğeniler
1
(O itaat ettigini saniyor, oruç tutuyor, namaz kiliyor fakat namazdan, zekattan ve baska
ibadetlerin hiç birinden zerre kadar zevk almiyor.
Yüksek ibadetlerde ve amellerde bulunuyor, fakat zerre kadar mutluluk duymuyor.
Itaatlerin mahsul vermesi için kalbde manevi bir zevk lazimdir." )


...Amellerden mutluluk hissi duymamak ,manevi zeklerin acı verici yokluğu...?Ruhsuz Beden Taşımak gibi ...anlayana ve hissedene ne büyük cezadır bu duygusuz,hissiz ,mutluluktan mahrum buz gibi ,kaskatı bir kalbin durumu...

...çok acı...
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Tevbe-istiğfar nedir, nasıl yapılır



İstiğfar nedir?

CEVAP

İstiğfar etmek, (estağfirullah) demektir. Tevbe, haram işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya azmetmek, karar vermektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Tevbe, günahtan sonra o günahı bir daha yapmamaktır.) [İ.Ahmed]



Günahtan hemen sonra tevbe etmek farzdır. Tevbeyi geciktirmek de büyük günahtır. Bunun için de, ayrıca tevbe etmek gerekir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(Allaha tevbe edin!) [Nur 31]

(Allahü teâlâ, tevbe edenleri sever.) [Bekara 222]

(Allaha tevbe-i nasuh yapınız!) [Tahrim 8]



Nasuh kelimesine 23 mana verilmiştir. Bunlardan en meşhuru günahlara pişman olup, istiğfar etmek ve bir daha işlememeye karar vermektir. Nasuh tevbesinin ne olduğunu soran zata Peygamber efendimiz buyurdu ki:

(Tevbe-i nasuh, günahkârın işlediği günahtan pişman olması, Allahtan mağfiret dilemesi, bir daha böyle bir günah işlememesi demektir.) [Beyheki]



İstiğfarın fazileti çok fazladır. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(İstiğfar okuyun, imdadınıza yetişirim.) [Hud 52]



Pişman olan affedilir

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ, günah işleyip pişman olanı, istiğfar etmeden önce affeder.) [Taberani]

(Küçük günahlarda ısrar edilirse küçük kalmaz. Büyük günahlara istiğfar edilirse büyük kalmaz.) [Deylemi]



(İstiğfar eden, günde 70 defa aynı günahı işlese ısrar etmiş sayılmaz.) [Tirmizi]

(Günde 70 defa istiğfar edenin, 700 günahı affolur.) [Beyheki]

(İstiğfara devam edeni, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Ummadığı yerden rızıklandırır.) [Nesai]



(Bir mümin günah işleyince, melek üç saat bekler, eğer o kimse istiğfar ederse, o günahı yazmaz.) [Hakim]



(Günahınız çok olup göklere kadar ulaşsa, pişman olunca, Allahü teâlâ, tevbenizi kabul eder.) [İbni Mace]



(Günahlar kalbi paslandırır, karartır. Kalblerin cilası ise istiğfardır.) [Beyheki]

(Derdinizi ve devasını bildireyim. Derdiniz, günahlar, devası da istiğfardır.) [Hakim]



(Bir günahkâr, istiğfar eder, sonra bu günahı tekrar yapar, sonra istiğfar eder. Üçüncüde yine yapar, yine tevbe ve istiğfar ederse, dördüncü defa yapınca, büyük günah yazılır.) [Deylemi]



(Tevbe eden günah işlememiş gibi olur.) [İ.Mace]

(Günaha devam edip, dili ile istiğfar eden, rabbi ile alay etmiş sayılır.) [Beyheki]

(Herkes günah işler. Fakat günahkârların en iyisi tevbe edendir.) [Hakim]



(Günahına pişman olup abdest alıp, namaz kılanı ve günahı için istiğfar edeni, Allahü teâlâ affeder.) [Nesai]



(Kıyamette, amel defterinde çok istiğfar bulunana müjdeler olsun!) [Beyheki]



Tevbe edebilmek, Hak teâlânın büyük nimetlerinden biridir. Günah işleme korkusu ile tevbeyi asla geciktirmemelidir! Çünkü, hadis-i şerifte (Sonra yaparım diyenler helak oldu) buyuruldu. Yani tevbeyi ve diğer iyi işleri geciktirenler, bu günün işini yarına bırakanlar, aldandı, ziyan etti. (İ.Gazali)



Günah, kulun yanında küçük ve kıymetsiz görününce, Allahü teâlâ katında büyük olur. Kul küçük günahı büyük görünce, o günah Allahü teâlânın katında küçülür. Mümin, iman ve marifetiyle küçük günahları da büyük görür. Her günah işleyişte kalbi sızlar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Mümin, günahını dağ gibi görüp, üstüne düşeceğinden korkar. Münafık ise, burnunun üzerine konan ve hemen uçacak sinek gibi görür.) [Buhari]



Günah işlediğini bilmek

Şu halde, günah işlediğini bilmek büyük nimettir. O kişinin mümin olduğunu gösterir. Allahü teâlânın hakkı olan günahları için tevbe etmeli, pişmanlık ve üzüntü duymalı, günahı terk etmeli, kefaret olması için çok sevap işlemelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Günah işlediğin zaman, karşılığında onu mahvedecek sevap işle!) [İ.Gazali]



Kul hakkının kefareti için, hak sahiplerine iyilik ve dua etmelidir! Hak sahibi ölmüş ise, o kimseyi rahmetle anmalı, çoluk çocuğuna ve varislerine ihsanda bulunmalıdır! Günahları için istiğfara devam etmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ, istiğfara devam edeni, her sıkıntıdan kurtarır, her darlıkta bir genişlik verir ve ummadığı yerden rızıklandırır.) [Nesai]



Günah işlemeye devam eden kimse unutkan olur, ahmaklaşır, aklı da azalır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Günah işleyenin bir aklı gider, bir daha geri dönmez.) [İ.Gazali]



Günahların hepsi Allahü teâlânın emrini yapmamak olduğundan büyüktür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Ufacık bir günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir.) [R.Nasıhin]



Allahü teâlânın gazabı günahlar içinde saklıdır. Kişi, bir günah yüzünden büyük azaba maruz kalabilir. Yüz bin sene ibadet eden makbul bir kulunu ebediyyen Cehenneme koyabilir. Mesela iki yüz bin sene itaat eden İblis, kibredip secde etmediği için sonsuz olarak Cehennemlik oldu. Âdem aleyhisselamın oğlu, bir adam öldürdüğü için ebedi Cehennemlik oldu. Her duası kabul olan Belam-ı Baura, bir günaha meylettiği için imansız gitti. Karun zekat vermediği için malı ile helak oldu.



Günahım çok, ne yapsam Allah beni affetmez demek doğru değildir. Çünkü cenab-ı Hak, tevbe edilen her günahı affeder. Bir kâfir, küfrüne tevbe ederse, mümin olur, bütün günahları affolur. Bir mümin de Allaha şirk koşsa, sonra pişman olup tevbe etse Allah affeder. Bir âyet-i kerime meali:

(Ey günahta haddi aşanlar, Allahın rahmetinden ümid kesmeyin! Zira Allah, bütün günahları affeder. O, gafururrahimdir, affı, merhameti çoktur.) [Zümer 53]



Kolaylaştırın Güçleştirmeyin!

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Allahın rahmetinden ümid kestirip [dinden] nefret ettirenlere Allah lânet etsin! Kolaylaştırın, güçleştirmeyin!) [Nesai]



(Allahı kullarına sevdirin ki, Allah da sizi sevsin!) [Taberani]

(İnsanlara Rablerinden bahsederken, korku ve sıkıntı veren şeylerden söz etmeyin!) [Beyheki]

(Tevbe eden, günah işlememiş gibi olur.) [İbni Mace]



(Hak teâlâ buyurdu ki, kulumun, günahı göklere kadar yükselse, benden ümid kesmeyip, af dilerse affederim.) [Tirmizi]



(İhlâsla "La ilahe illallah" diyen Cennete girer. İhlâsla söylemek, söyleyeni haramlardan alıkoymasıdır.) [Taberani]



(Bir kimse, yakinen Allahın Rab, benim de Peygamber olduğuma inansa, Cehennem ona haram olur.) [Hakim]



(Allah, günahını affından büyük görene şiddetli gazap eder.) [Deylemi]

(İyilik ve ibadet edene büyük ecir verileceğini müjdeleyin, nefret ettirmeyin!) [Şira]

(Ömründe bir defa Allahı anan veya Ondan korkan müslüman Cehennemden çıkar.) [Tirmizi]



(Allahü teâlâ buyurdu ki, "Ey kulum, af dilediğin müddetçe, günahlarının çokluğuna bakmadan affederim. Günahların bulutlara kadar yükselse de yine affederim. Yer dolusu günahla gelsen, yer dolusu mağfiretle karşılarım. Yeter ki iman ile gel!") [Tirmizi]
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Tevbenin kabul edildiği bilinebilir mi?

CEVAP

İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki:

Tevbenin kabul edildiğine dair alametler vardır. Böyle bir kimse,

1- Tevbe ettiği günahlara meyletmez.

2- Her yerde, her zaman Allahın kendisini gördüğünü bilip günah işlemekten utanır.

3- Fasıklardan kaçar, salihlerle beraber olur.

4- Dünya malına tamah etmez. Ahiret için çalıştığını az görür.
5- Farz amelleri aksatmaz.

6- İşlediği günahları hatırladıkça üzülür ve istiğfar eder. Bütün azalarını günah işlemekten muhafaza etmeye çalışır. Böyle bir kimsenin tevbesi kabul edilmiş demektir. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:

(Elbette, Allahü teâlâ, tevbe edenleri de, temizlenenleri de sever.) [Bekara 222]





Kötülükten kaç
İstiğfar eyle
Ellerini aç
İstiğfar eyle


De ki Allah bir,
Nurlansın kabir
Yıkılsın kibir
İstiğfar eyle

Allaha dayan
Nur ile boyan
Ölmeden uyan
istiğfar eyle

Büyüktür Hâlık
Gel huzura çık
Kapısı açık,
İstiğfar eyle

Şehadet getir
Hak yoluna gir
Kalmasın hiç kir
İstiğfar eyle

Herkese kanma
Vakit var sanma
Ateşte yanma
İstiğfar eyle


Aman arkadaş
Nefsinle savaş
Akıt gözden yaş
İstiğfar eyle


Akla güvenme
Malla övünme
Sonra dövünme
İstiğfar eyle


Günahı gizle
Eceli gözle
İhlâslı sözle
İstiğfar eyle


Pişmanım derken
Dua ederken
Göçüp giderken
İstiğfar eyle


Boynunu hep bük
Kibir ağır yük
Ancak Rab büyük
İstiğfar eyle


Can sıkılınca
Naçar kalınca
Namaz kılınca
İstiğfar eyle


Kimseyi yerme
Hor hakir görme
Hiç mola verme
İstiğfar eyle


Çatma kaşını
Eğdir başını
Dök göz yaşını
İstiğfar eyle


Dua et inle
Nasihat dinle
Kalbden dilinle
İstiğfar eyle


İstersen felah
Kalmasın günah
Demeden eyvah
İstiğfar eyle



Deme vakit var
Gel ol tevbekâr
Ölme günahkâr
İstiğfar eyle


Gitme ağyâre
Durma avâre
Her derde çâre,
istiğfar eyle


Batıllardan kaç
Hakka kucak aç
Giymek için taç
İstiğfar eyle


Gaflete dalma
Beddua alma
Saçını yolma
İstiğfar eyle



Deme bana ne
Bulma bahâne
Olur şahane
İstiğfar eyle


Söyleme hiç kem
Halkı etme zem
Herkese elzem,
İstiğfar eyle


Hiç gönül yıkma
Kendini yakma
Dilden bırakma,
İstiğfar eyle


Arayan bulur
Murâdın alır
Ne güzel olur
İstiğfar eyle


Tevbe zırhı tak
Kalbin olur pak
Her gün muhakkak
İstiğfar eyle


Haktan ayrılma
Ucba kapılma
Boşa yorulma
istiğfar eyle


Bakıp görürken,
Yolda yürürken
Eve girerken
İstiğfar eyle


Câhile sorma
Yanına varma
Ele duyurma
İstiğfar eyle



İşte selamet
Tevbe ganimet
Ne büyük nimet
İstiğfar eyle



İstersen Cennet
Ol Ehli sünnet
Getirme cinnet
İstiğfar eyle


Etme suizan
Düzelsin iman
Her yerde her an
İstiğfar eyle


Batıla gitme
Halkı incitme
Hakkı reddetme
İstiğfar eyle


Söz dinle biraz
Etme itiraz
Ne güzel niyaz
İstiğfar eyle


Günahını bil
İzlerini sil
Kurumasın dil
İstiğfar eyle


Yol tutma ayrı
Bırakma hayrı
İnsaf et gayrı
İstiğfar eyle


Bir engel çıksa
Sıkıntın çoksa
Çaren de yoksa
İstiğfar eyle


Ne güzel zikir
Olmazsın hakir
Kalmazsın fakir
İstiğfar eyle



Fâsıkları geç
Sâlihleri seç
Ölürsün ergeç
İstiğfar eyle



Kimseyi üzme
Günahta yüzme
Abdestsiz gezme
İstiğfar eyle


Kimseye kızma
Kuyusun kazma
İşini bozma
İstiğfar eyle


Devadır derde
Evde seferde
Her an her yerde
İstiğfar eyle


Tasavvuf yolu
Müjdeler dolu
Gel Hakkın kulu
İstiğfar eyle


Kitap seçerken
Ölçüp biçerken
Konup göçerken
İstiğfar eyle


Hakikati duy
Âlimlere uy
Ne de güzel huy
İstiğfar eyle


Yüksekten uçma
Tevbeden kaçma,
Gelmesin saçma
İstiğfar eyle


Ağrın dinerken
Çıkıp inerken
Dilin dönerken
İstiğfar eyle


Şimşek çakarken
Çile çekerken
Sesin çıkarken
İstiğfar eyle


Henüz yaşarken
İşe koşarken
Sabrın taşarken
İstiğfar eyle


Haramı tatma
Gafletle yatma
Sakın unutma
İstiğfar eyle


Ezme de ezil
Üzme de üzül
Denmesin rezil
İstiğfar eyle


Bu dünya fâni,
Ölenler hani?
Bırakma mâni
İstiğfar eyle

Biter ömrümüz
Gidelim dümdüz
Gece ve gündüz
İstiğfar eyle


Malın mı kayıp?
İşin mi ayıp?
Nefse uymayıp
İstiğfar eyle


İman ile git
Kesme hiç ümit
Hak sözü işit
İstiğfar eyle


Henüz ölmeden
Şeytan gülmeden
Ecel gelmeden
İstiğfar eyle
güzelislam.com
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
İşlediği günahları hatırladıkça üzülür ve istiğfar eder. Bütün azalarını günah işlemekten muhafaza etmeye çalışır. Böyle bir kimsenin tevbesi kabul edilmiş demektir. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:

(Elbette, Allahü teâlâ, tevbe edenleri de, temizlenenleri de sever.) [Bekara 222]
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
Ölüm anı kendisine gelip çatıncaya kadar tövbesini geçiktirip tövbe etmeyenin kâfir olarak ölenle bir tutulması, kanaatımızca şu sebebe dayanmaktadır: Ölümün gelip çatması, ahiret hallerinin ilkidir. Pek kısa bir süre sonra ruhunu teslim edip ahirete göçecek ve iyi veya kötü bir iş yapmaya ne fırsatı, ne de gücü olacaktır. Bunun böyle olduğunu haber veren pek çok ayet vardır. Meselâ, "Onlardan birine ölüm gelince, "Rabb'im beni geri çevir, belki yapmadan bıraktığımı tamamlar iyi iş işlerim" der. Hayır, bu söylediği sadece kendi lâfıdır..." (Mü'minun, 23/99-100) buyurulmaktadır. Ayrıca: Mü'min, 40/185; Yûnûs, 10/90-91; Münafıkun, 63/10 ayetleri de bu mânadadırlar. Bu manada çeşitli hadis-i şerifler de vardır. Meselâ Ebû Eyyûb, Hz. Peygamber'den şöyle bir rivayette bulunuyor: "Yüce Allah kulunun tövbesini, ölüm anında boğazında hırıltı başlamadıkça, kabul eder".

İşte yüce Allah, böyle bir durumda tövbeyi kabul etmeyeceğini, bunun dışındaki hâl ve durumlarda tövbeyi kabul edeceğini haber vermektedir. Öyleyse, tövbeyi geciktirmek, bu bakımdan hiç de doğru değildir. "Allah 'a göre şu kimseler bir tövbesi makbuldur ki, cahillikle bir kötülük yapıp hemen ardından dönerler..." (en-Nisa, 4/17) ayetinde belirtildiği gibi günahların hemen arabinde tövbe etmek inananların lehine olmakta ve böyle bir tehlike söz konusu olmamaktadır. Pekalâ bilindiği gibi, ölümün ne zaman ve nerede gelip çatacağı bizce malum değildir. Bundan dolayı tövbe konusunda acele etmek yine insanların yararınadır.

Cihat TUNÇ
 

huzurumsun

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2005
Mesajlar
481
Aldığı Beğeniler
1
fzehra ablam ve silaucan açıklamalarınız için teşekkürler
 
Üst Alt