ALLAH cc Resûlü (s.a.v.): "Arkadaşlığı ALLAh cc için olan kişiyi ALLAH cc cennette hiçbir davranış ve eylemiyle elde edemeyeceği bir makama yükseltir." buyurarak ALLAH cc için arkadaşlığa özendirmiştir.
Ebû İdris el-Havlanî, Muaz b. Cebele (r.a.): "Seni ALLAH için seviyorum." dedi. Muaz (r.a.) ona: "Öyleyse sana müjdeler olsun! Öyleyse sana müjdeler olsun! Kuşkusuz ben Hz. Pey¬gamber’in (s.a.v.)
"Kıyamet günü arşın çevresinde, yüzleri dolunay gibi parlak birtakım insanlar için tahtlar kurulur. İnsanlar panik içinde feryat ederlerken onlar feryat etmezler, herkes korkuyla dolup taşarken onlar korkmazlar. Onlar ALLAH cc ’ın, asla korkmayacak ve üzülmeyecek olan gerçek dostlarıdır." dediğini ve onların kimler olduğu sorulunca da:
"Onlar, birbirlerini ALLAH cc için seven ve ALLAH cc için bir araya gelen kimselerdir." diye cevap verdiğini işittim." dedi. …üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.), Hz. Ebû Bekir'e döndü ve:
- Bak, Ebû Bekir! dedi. Bu yanımdaki Cebrail’dir. Sana ALLAH ’tan selâm getirmiş.ALLAH cc şu yoksul hâlinle kendisinden razı mı yoksa küskün müsün, öğrenmek istiyor.
Bu sözü duyan Ebû Bekir'in (r.a.) gözyaşları boşaldı:
- Ben mi Rabbime küseceğim? Ben Rabbimden razıyım. Elbette Rabbimden razıyım." dedi.
Bütün bu anlattıklarımızdan çıkan sonuç şudur:
Bir âlimi, âbidi veya ilim, ibadet ve iyiliğe düşkün bir insanı seven kimse, onu ALLAH cc için sevmiştir. Sevgisinin gücü oranında da mükâfat alacaktır.
Ebû İdris el-Havlanî, Muaz b. Cebele (r.a.): "Seni ALLAH için seviyorum." dedi. Muaz (r.a.) ona: "Öyleyse sana müjdeler olsun! Öyleyse sana müjdeler olsun! Kuşkusuz ben Hz. Pey¬gamber’in (s.a.v.)
"Kıyamet günü arşın çevresinde, yüzleri dolunay gibi parlak birtakım insanlar için tahtlar kurulur. İnsanlar panik içinde feryat ederlerken onlar feryat etmezler, herkes korkuyla dolup taşarken onlar korkmazlar. Onlar ALLAH cc ’ın, asla korkmayacak ve üzülmeyecek olan gerçek dostlarıdır." dediğini ve onların kimler olduğu sorulunca da:
"Onlar, birbirlerini ALLAH cc için seven ve ALLAH cc için bir araya gelen kimselerdir." diye cevap verdiğini işittim." dedi. …üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.), Hz. Ebû Bekir'e döndü ve:
- Bak, Ebû Bekir! dedi. Bu yanımdaki Cebrail’dir. Sana ALLAH ’tan selâm getirmiş.ALLAH cc şu yoksul hâlinle kendisinden razı mı yoksa küskün müsün, öğrenmek istiyor.
Bu sözü duyan Ebû Bekir'in (r.a.) gözyaşları boşaldı:
- Ben mi Rabbime küseceğim? Ben Rabbimden razıyım. Elbette Rabbimden razıyım." dedi.
Bütün bu anlattıklarımızdan çıkan sonuç şudur:
Bir âlimi, âbidi veya ilim, ibadet ve iyiliğe düşkün bir insanı seven kimse, onu ALLAH cc için sevmiştir. Sevgisinin gücü oranında da mükâfat alacaktır.
Son düzenleme: