Allah do ru dostlardan mahrum etmesin!
Bir gece Medine sokaklarında Halife Hazreti Ömer ve Abdurrahman bin Avf hazretleri gezerken bir evin içinden karışık seslerin geldi ini duyarlar.
Biraz yaklaşınca sorar Halife:
- Ey Abdurrahman, bu evin kime ait oldu unu biliyor musun?
Abdurrahman bin Avf, Bilmiyorum der.
- Burası Rebi a bin Ümeyye'nin evidir. İçindekiler de sarhoşlar, içmişler ba ırıp ça ırışıyorlar. Ne dersin, bunlara ne türlü bir ceza uygulayalım? Gecenin bu saatinde bu haldeler...
Abdurrahman bin Avf der ki:
- Bana kalırsa ceza uygulanacaklar onlar de il, biziz! İrkilir Halife.
- Neden? diye sorar. Şöyle izah eder büyük sahabe:
- Allahü Azimüşşan İnsanların gizli ayıplarını araştırmayınız buyuruyor. Biz ise gecenin bu saatinde evinin içindeki ayıplarını araştırıp meydana çıkarmakla meşgulüz. Aslında cezalık işi biz yapıyoruz demektir!
Bunun üzerine düşünmeye başlayan Halife, elini Abdurrahman bin Avf'in eline uzatarak der ki:
- Tut şu elimden de bir an evvel buradan uzaklaşalım; yoksa biz onlara de il, onlar bize ceza isteyebilirler.
Oradan hızla uzaklaşırken de söylenmekten kendini alamaz Halife!
- Allah insanları doGru düşünen dostlardan mahrum etmesin. Kimseyi de kendi kanaatinde ısrarcı eylemesin. Kendi kanaatini dostlarına kontrol ettirmek, daha do rusunu duyunca da hemen kabul etmek ne güzeldir!
Bir gece Medine sokaklarında Halife Hazreti Ömer ve Abdurrahman bin Avf hazretleri gezerken bir evin içinden karışık seslerin geldi ini duyarlar.
Biraz yaklaşınca sorar Halife:
- Ey Abdurrahman, bu evin kime ait oldu unu biliyor musun?
Abdurrahman bin Avf, Bilmiyorum der.
- Burası Rebi a bin Ümeyye'nin evidir. İçindekiler de sarhoşlar, içmişler ba ırıp ça ırışıyorlar. Ne dersin, bunlara ne türlü bir ceza uygulayalım? Gecenin bu saatinde bu haldeler...
Abdurrahman bin Avf der ki:
- Bana kalırsa ceza uygulanacaklar onlar de il, biziz! İrkilir Halife.
- Neden? diye sorar. Şöyle izah eder büyük sahabe:
- Allahü Azimüşşan İnsanların gizli ayıplarını araştırmayınız buyuruyor. Biz ise gecenin bu saatinde evinin içindeki ayıplarını araştırıp meydana çıkarmakla meşgulüz. Aslında cezalık işi biz yapıyoruz demektir!
Bunun üzerine düşünmeye başlayan Halife, elini Abdurrahman bin Avf'in eline uzatarak der ki:
- Tut şu elimden de bir an evvel buradan uzaklaşalım; yoksa biz onlara de il, onlar bize ceza isteyebilirler.
Oradan hızla uzaklaşırken de söylenmekten kendini alamaz Halife!
- Allah insanları doGru düşünen dostlardan mahrum etmesin. Kimseyi de kendi kanaatinde ısrarcı eylemesin. Kendi kanaatini dostlarına kontrol ettirmek, daha do rusunu duyunca da hemen kabul etmek ne güzeldir!