Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

mabed

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
24 Eki 2005
Mesajlar
2,864
Aldığı Beğeniler
20
Allahtan gerçek mânada hâyâ edenler

Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyurdular:
"Sizin adınıza en çok korktuğum iki şey var. Bunlar aşırı emeller beslemek ve nefsin azgın ihtiraslarına kapılmaktır. Aşırı emeller beslemek, mü'mine âhireti unutturur, nefsin doyumsuz ihtiraslarına kapılmak ise, insanları haktan saptırır."
Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz yine bir başka hadisi şeriflerinde şöyle buyurdular:
"Şu üç şey, üç şeye yol açar:
1Bütün benliği ile dünyaya sarılan, ötesinde zenginlik olmayan bir fakirlikle,
Dünya için hırslanan, bitmez bilmeyen bir meşguliyetle,
Dünya için cimrilik eden, beraberinde hiç zenginlik olmayan hüzünle karşılaşır."
Rivayet edilmiştir ki: Sahabei kiramdan Ebü'dDerdâ Radıyallahu Anh Humus halkına şöyle seslenmiştir:
"Ey Humus halkı! Oturamayacağınız kadar çok binalar yapmaktan, ulaşılması mümkün olmayan emeller beslemekten, yiyeceğinizden çok varlık ve servet biriktirmekten utanmıyor musunuz?
Sizden önce gelip geçenler de büyük binalar yükseltmişlerdi, çok servetler yığmışlar ve uzak vadeli emeller peşinde koşmuşlardır. Fakat kurdukları binalar mezarları olmuş, uzak vadeli emellerinde hayal kırıklığına uğramış ve yığdıkları servetler de hiçbir işlerine yaramamıştır.
Abdullah ibn Ömer Radıyallahu Anhüma şöyle demiştir:

"Sabahladığın zaman "Akşam ne yapacağım?" diye düşünme. Akşamı bulunca da "Yarın ne olacak?" diye endişelenme. Yaşarken ölümün için, sıhhatli iken hasta olacağın günlerin için tedbirini al; çünkü yarın adının ne olacağını bilemezsin."

Şöyle bir rivayet ulaşmıştır:
Peygamberimiz ashabı ile sohbet ederken onlara:

"Hepiniz cennete girmek istiyor musunuz?" diye sorar. Ashab:

"Evet, ya Resûlallah" der. Bunun üzerine Resûlullah onlara:

"Kendinizi uzun vadeli emellere kaptırmayın ve Allah'tan gerçek mânada hayâ edin." Ashab:

"Biz zaten Allah'tan hayâ ediyoruz." dediler. Bunun üzerine Efendimiz onlara:

"Bu sizinki gerçek mânada hayâ sayılmaz. Allah'tan gerçek mânada hayâ etmek

şöyle olur: Mezarlığı ve vücutlarınızın çürümesini her zaman hatırınızda

tutmalısınız. Karın boşluğunuz ile bu boşlukta bulunan organlarınızı, başınız ile

üzerine yayılan organlarınızı haramdan korumalısınız. Âhiretin itibarını arzu eden

kimse dünyanın süsünü terk etmelidir. İşte Allah'tan gerçek mânada hayâ etmek

böyle olur ve böylelikle kul, Allah'ın dostu olma mertebesine ulaşır."
 

mabed

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
24 Eki 2005
Mesajlar
2,864
Aldığı Beğeniler
20
Her zorba yaptığının
karşılığını görecek
Şu insanı anlamak mümkün değil. Bir bakıyorsun ki, utanmadan, korkmadan, kalkıp Allah'ın, Kur'an'ın aleyhine konuşuyorlar. Hiç düşünmüyorlar ki, bu dünyanın âhireti de vardır. Bu toprağın üstünün bir de altı var. Bir gün gelecek ki, bir daha geri dönüşü olmamak üzere kendilerini mezarda bulacaklar.
Bir vakit Emevî halifelerinden Velid bin Abdülmelik vardı. Bu halife bir vakit Kur'an ile istihare yapmak istedi. Yaptığı istiharesinde İbrahim sûresinin şu âyeti celilesi çıktı:
"Ve Peygamberler fetih istediler. Her zorba inatçı da hüsrana uğradı." (İbrahim, 14/15)
Velid bin Abdülmelik bu çıkan âyete çok kızdı, hatta o kadar ileri gitti ki, "Bana niye müjdeli âyet gelmedi!" diye Kur'an'ı parçaladı, attı ve dedi ki:
"Her zorba ve inatçıyı sen mi tehdit ediyorsun? İşte benim, inatçıyım ve cebbarım. Haşr gününde Rabbine geldiğin vakitte, beni Velid parçaladı de."
Cahil cesurdur, derler. Çok zaman geçmeden Velid öldürüldü. Velid'i öldürenler kellesini sarayın kapısının önüne astılar. Onu öldüren, kendi akrabası çıktı.
İşte Velid örneği. Mevlâ Teâlâ'ya karşı yiğitlik söker mi? Sökmez. Ey gafil beyinsizler, kimin verdiği nimetlerle kime yiğitlik taslıyorsunuz? Allah'ın yakalaması çok çetin ve zorludur, seni derhal, hemen yakalar. Bakınız Sûrei Mü'min'de ne buyruluyor:
"Onlardan evvel Nuh kavmi peygamberlerini yalanlamıştı. Onlardan sonraki gruplar da yalanlamışlardı. Ve her kavim peygamberlerine azmetmişlerdi, onu yakalayıversinler diye ve bâtıl ile mücadele de bulunmuşlardı, onunla hakkı gidermek için. Sonra onları yakaladım. Artık cezalandırmam nasıl oldu bir düşünülmeli." (Mü'min, 40/5)
Mevlâ Teâlâ'yı gücendirmeye gelmez. O'nunla iyi geçinmeye çalışalım. Allahu Teâlâ'yı tanımayan nefislerimize uymayalım, nefsimizin istediği istikametten gitmeyelim. Ya Rabbi! Nefsimiz bize sevmediğin bir işi yaptıracağı zaman sen bize yardım et. (AMİNNNNNNNNNNNN)
 
Üst Alt