Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Berrak_Su

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
28 Mar 2010
Mesajlar
3,714
Aldığı Beğeniler
44
Takım
Galatasaray
Müthiş bir sır!
Vermenin almaktan üstün olduğunu bilsek de, vermek hep zor gelir insana. Fazlaca benimsiyoruz elimizin altındakileri. Parayı, malı, mülkü, evlâdı, makamı…
Temellük ettiğimiz içindir ki, elimizden çıkmasına tahammül edemiyoruz. Hep ‘benim’ demeye alıştığımızdan, sahiplenme ve kimselere vermeme, kimselerle paylaşmama nefislerimizde ağır basıyor.
Oysaki ‘Allah için vermek’ İslâm tarihinde muhteşem örnekler ihtiva eder. Allah için verince, asıl mal Sahibine vermiş oluyoruz. Onun bize verdiklerinden kullanıyor olduğumuzu unutmamış oluyoruz.
Sahip olunan şeyler arttıkça, iş, imtihan kolaylaşıyor değil. Daha çok şeyler düşünmek ve daha çok şeylerin hesabını vermek durumu ortaya çıkıyor. Ama başarmak da bir o kadar kazanç kapısı. Çok şeyler varlıkla gerçekleşiyor günümüzde.
Çok çalıştığımız için zengin oluyor değiliz. O verdiği için, ‘varlık’ imtihanımız başlamış oluyor. Rızık çalışmakla ters orantılı.
İnsanlık tarihi boyunca, Allah için verdiğinden dolayı fakirleşmiş insan yoktur. Bize verdiği emaneti, malın Sahibi, bizden, yine bizim için satın almak istiyor. O’nun için verince bir, bine ulaşıyor böylece, belki de ebedileşiyor. Verince aslında ve gerçekte arttırıyor insan, artınca da zenginleşiyor.
Paranın, evin-barkın, malın-mülkün, çoluk-çocuğun birer emanet olduğu bilinince vermek kolaylaşıyor.
Bütün sahiplenmelerimiz bu unutkanlığın sonucudur.
Siz, veren el olunuz!
Allah için vermek, büyük bir erdem. Veren el, alan elden onun için üstün.
Vermenin neden müjdelendiğini, neden Allah’ın bir ahlâkı olduğunu bir düşünebilse idik, onca dünyevî yükü omuzlarımıza sarmazdık sanırım.
Esas bize kalanın vermediklerimiz değil, sadece verdiklerimiz olduğunu Peygamberimizden ders almaktayız.
Hazret-i Ayşe, Peygamberimize, kestikleri kurbanı dağıttıklarını, sadece kendilerine bir budun kaldığını belirtir. Peygamberimiz ise; “Ya Ayşe! Bize kalan, o bir budun dışındakilerdir.” der.
Peygamberimizin (asm), “Allah için, sahip olduklarınızdan neler veriyorsunuz?” hitabına; Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Ebubekir’ kendilerine yakışan cevaplar veriyorlar. Servetinin üçte birini, yarısını, hepsini veren örnekler yine Asr-ı Saadetten. Verenin yolunda harcamanın kayıp olmayacağını bilen Hz. Ebubekir, sahip olduklarının hepsini vermenin hazzını yaşıyor.
İnsanlar az da olsa veren olmayı sevdiler
Geçenlerde ziyaretimize gelen damadımız Yunus Emre Otman ile konuşuyoruz. “Bursa’da cemaat hizmetleri nasıl gidiyor, nasıl inkişaf etti.” sorumuza, ‘Bursa’da başlangıçta pek zengin ağabey yoktu. Ama insanlar az da olsa vermeyi sevdiler, Allah da onlara verdi.” diye cevap verdi.
Sonuç açık; Allah için, İslâmî hizmetler için verdikçe; insanlar da, hizmetler de zenginleşiyor.
İslâm tarihi boyunca din, iman, Kur’ân için; malından mülkünden, sıhhatinden… verdikçe insanlar, neyden vermişlerse, o bereketlenmiştir kaydı var. ‘Verince azalır’ diye bir kayıt yok.
 

LeyL

Bismihû
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2007
Mesajlar
1,794
Aldığı Beğeniler
4
Konum
Ankara/Almanya
Bizler de Hz. Ebu Bekir (ra) gibi eli açık, gönlü zenginlerden oluruz insaAllah..
cok güzel bir paylasim Allah (c.c.) razi olsun..
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun kardesim paylasimin icin tesekkürler
Selam ve Dualarimla......
 

menzil_gülü

Ne Mutlu Müslüman olana..
 
Üyelik Tarihi
24 Mar 2008
Mesajlar
2,584
Aldığı Beğeniler
20
Takım
Fenerbahçe
Rabbim cc razi olsun insALLAH....kardesim...yüregine saglik cok güzeldi....
dua ve muhabbetle....
 

Berrak_Su

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
28 Mar 2010
Mesajlar
3,714
Aldığı Beğeniler
44
Takım
Galatasaray
sagolun ALLAH razı olsun
 
Üst Alt