- Üyelik Tarihi
- 29 Ara 2011
- Mesajlar
- 33
- Aldığı Beğeniler
- 0
İnsanlığa merhameti, hürmeti, şefkati, hayatı ve yaşamı ile öğreten Peygamber Efendimizin hali hazırdaki ümmeti maalesef kapitalizm, iman zaafiyeti ve Kurandan uzaklaşmanın neticesi şefkat ve merhametini yitirmiştir. “Allah, merhamet etmeyene, merhamet etmez.” düsturundan uzaklaşan İslam toplumları adalet, hak ve hukuk değerlerini yitirmiş. Merhamet umumi iken, bencilleşen insanlar sadece kendi sevdiklerine merhameti gösterirken, müslüman akraba ve kardeşinden o şefkati esirger hale gelmişlerdir.
Halbuki İslam dininde merhamet sadece kendi ehline ailesine verilmez. Şefkat umumidir. Güneş gibi her şeyi kaplar, her şeye fayda verir, her şeyi görür, her şeye sirayet eder. Herkese verilmekle bitmez ve tükenmez. Ama körleşen, daralan vicdanlar ve insaflar, şefkat ve merhameti kaybetmiştir.
Toplumda insanlara yapılan zulümler, hakların gaspı, insanların içki ve uyuşturucu ile zehirlenmesi, insanların haksız olarak öldürülmesi, kadınların satılması, insanların aldatılması, mallarının gasp edilmesi, iyiliğin emredilmeyip kötülükten men edilmemesi, duasızlık, selamsızlık, riyakarlık, menfaat için birbirine selam vermek, haram ve günahları yaymak, mazlumlara şiddet uygulanması, çocukların ucuza çalıştırılması, sosyal adaletsizlik, gelir dağılımı bozukluğu hep bu merhametsizlik yüzündendir. İnsanlar arasında zekat, sadaka, yardım ve iyilik, fakirlere yoksullara ve mazlumlara uzatılan yardım köprüleri olması gerekirken; Vahşi ve kapitalist sistem ve merhametsizlik üzerine kurulu hayat insanları zalimleştirmiş. Allahın onlara zahmetsiz olarak verdiği, merhamet ve sevgiyi başkalarından esirgemişlerdir.
Hadisi şerifte “Allah merhamet etmeyene merhamet etmez” denilmiştir. Acaba Allahın merhamet eseri kendilerine verdiği sağlık, akıl, nimet ile rahata eren ve zenginliğe erenler, insanlara merhamet etmedikleri takdirde Allahın merhametine nasıl layık olabilirler. Merhamet yoksunu olanları Allah nasıl cennete alsın. Onun merhametini başkasından esirgeyene nasıl acısın. Merhametsizlik sadece adam öldürmek değildir. Cimrilik dahi bir merhametsizliktir. Başkasının malına haset etmek dahi bir merhametsizliktir. Kendine olmayanları kıskanmak dahi bir merhametsizliktir. Hakkı olmadığı halde kin ve adavet dahi bir merhametsizliktir. Haksız yere insanları eleştiri dahi merhametsizliktir. Başkası zararına yalancı şahitlikte merhametsizliktir. Gençlerin taşkınlığı, zalimlerin zulmü, komşusu aç iken tok yatanların rahatı, darda kalana el uzatmamak, yolda kalan yardım etmemek, dilencilik yapana Allah rızası için dediği halde Allah versin demek, malını israf etmek, faydasız şeylere parayı sarf etmek, neme lazım demek, bana ne demek, malını savurmak, gördüğü kötülüğe ses çıkarmamak, zekat vermemek, ibadet etmemek, insanları aldatmak, ticarette hile yapmak, malı olduğundan pahalı satmak, oruç tutmamak, harama nazar etmek, insanları çekiştirmek, insanların gıybetini yapmak, namuslu kadına iftira etmek, günahı açıktan işlemek, suizan etmek ve daha nice akla gelmeyen haksız, batıl ve zulümler hep merhametsizliktir.
Bu merhametsizlikler maalesef müslüman bir ülkede işeniyor. Kapitalist odaklı tüketim çılgınlığı, hedonizm temelli zevkçilik düşüncesi, lüks yaşama tutkusu insanları o kadar merhametten uzaklaştırıp bencilliğe itmiş ki, insanlar yardımlaşma ve dayanışma duygularını ve hürmet ve merhametlerini yitirmişler. İnsanlara sadaka, yardım ve zekat olarak verilmesi gereken milyarlarca dolarlar her sene ya teknolojiye, ya sigaraya, ya alkole ya da kumara gidiyor. Allah rızası için yardım isteyen bir insana beş lirayı kıymayan insanlar bir telefona bin lirayı vermekten çekinemiyorlar. Çocuğuna harçlık vermeye kıyamayan babalar ayda üçyüz liraları sigaralara feda ediyorlar. Çocuğunun ihtiyacına kullanacağı nice paralar kadınların saç boyamalarına gidiyor. Milyonlarca insanlar icralarla boğuşurken onları kurtaracak milyonlarca para boş ve faydasız yerlerde tüketiliyor. İnsanlığın ve müslümanlığın gereği muhtaçlara, fakirlere, asgari ücretle çalışanlara, işsizlere, öğrenci okutmaya, yetimlere ve dullara verilmesi gereken milyarlarca doların her sene kozmetiğe, alkole, kumara, eğlencelere ve teknolojiye harcanması toplumuun dayanışma duygusunun, yardımlaşma hasletinin nasıl yok edildiğini, hürmet ve merhamet hislerinin öldürürüldüğünü gösteriyor. Çevremizdeki muhtaçlara, yetimlere, sahipsizlere, işsizlere, hastalara yardım elleri kısa olduğu halde boş, faydasız eğlencelere, zevklere, oyunlara, teknolojilere, kötü alışkanlıklara ise ellerin uzun olması toplumun geldiği bencilliğin ve merhametsizliğin göstergesidir. Batıdan gelen ruhsuz, bencil, kötü ahlakın ve fikirlerin bizleri nasıl merhametten ve yardımlaşmadan uzaklaştırdığının göstergesidir.
Yerdekilere merhamet etmeyen ve insanlığını teknolojiye, hazcılığa, lükse ve tüketim çılgınlığına feda eden bir millete göklerdekiler nasıl merhamet eder. O merhametini kaybeden merhametsizlere Alllah, bela ve musibetleri ve afetlerı göndermez mi. Allahın merhamet ettiklerine merhamet etmeyene, Allah merhamet eder mi. Nefsini kendisine sevgili, nefsinin hevasını ise kendisine mabud ittihaz edenlere Allah merhamet eder mi. Komşusu aç iken tok yatanlara, Allah adına istenildiği halde vermeyenlere Allah merhamet eder mi. Allahın kullarına merhamet etmeyenlerin, Allahtan merhamet beklemeleri merhametsizlik değilmidir.
Eğer bizler hayat düsturlarımızı menfaat yerine Allah rızasına, yaşam gayemizi lezzet ve zevk yerine ibadet ve şükre, hayat düsturlarımızı mücadele yerine yardımlaşma ve dayanışmaya çevirirsek, lüks ve zevk içinde yaşamak yerine zaruret ile yaşamayı tercih edersek, sigaraya, alkole, fuhuşa, kumara, eğlencelere ve teknolojiye vereceğimiz parayı garibanlara, açlara ve dullara verirsek onları mutlu etmiş oluruz. Zekatımızla fakirleri, sadakalarımızla muhtaçları, gücümüz ve kuvvetimizle yolda kalanları sevindirmiş oluruz. Bu iyiliklerimiz dünyada malımızda bereket, hakkımızda onların vasıtasıyla dua ve muhabbet suretine gireceği gibi ahirette dahi ebedi mükafat olarak bize geri dönecektir. Rabbim zalimler güruhuna bizleri dahil etmesin. Vesselam.Muhammed Şamil Kafkasyalı….
tahkik.org
Halbuki İslam dininde merhamet sadece kendi ehline ailesine verilmez. Şefkat umumidir. Güneş gibi her şeyi kaplar, her şeye fayda verir, her şeyi görür, her şeye sirayet eder. Herkese verilmekle bitmez ve tükenmez. Ama körleşen, daralan vicdanlar ve insaflar, şefkat ve merhameti kaybetmiştir.
Toplumda insanlara yapılan zulümler, hakların gaspı, insanların içki ve uyuşturucu ile zehirlenmesi, insanların haksız olarak öldürülmesi, kadınların satılması, insanların aldatılması, mallarının gasp edilmesi, iyiliğin emredilmeyip kötülükten men edilmemesi, duasızlık, selamsızlık, riyakarlık, menfaat için birbirine selam vermek, haram ve günahları yaymak, mazlumlara şiddet uygulanması, çocukların ucuza çalıştırılması, sosyal adaletsizlik, gelir dağılımı bozukluğu hep bu merhametsizlik yüzündendir. İnsanlar arasında zekat, sadaka, yardım ve iyilik, fakirlere yoksullara ve mazlumlara uzatılan yardım köprüleri olması gerekirken; Vahşi ve kapitalist sistem ve merhametsizlik üzerine kurulu hayat insanları zalimleştirmiş. Allahın onlara zahmetsiz olarak verdiği, merhamet ve sevgiyi başkalarından esirgemişlerdir.
Hadisi şerifte “Allah merhamet etmeyene merhamet etmez” denilmiştir. Acaba Allahın merhamet eseri kendilerine verdiği sağlık, akıl, nimet ile rahata eren ve zenginliğe erenler, insanlara merhamet etmedikleri takdirde Allahın merhametine nasıl layık olabilirler. Merhamet yoksunu olanları Allah nasıl cennete alsın. Onun merhametini başkasından esirgeyene nasıl acısın. Merhametsizlik sadece adam öldürmek değildir. Cimrilik dahi bir merhametsizliktir. Başkasının malına haset etmek dahi bir merhametsizliktir. Kendine olmayanları kıskanmak dahi bir merhametsizliktir. Hakkı olmadığı halde kin ve adavet dahi bir merhametsizliktir. Haksız yere insanları eleştiri dahi merhametsizliktir. Başkası zararına yalancı şahitlikte merhametsizliktir. Gençlerin taşkınlığı, zalimlerin zulmü, komşusu aç iken tok yatanların rahatı, darda kalana el uzatmamak, yolda kalan yardım etmemek, dilencilik yapana Allah rızası için dediği halde Allah versin demek, malını israf etmek, faydasız şeylere parayı sarf etmek, neme lazım demek, bana ne demek, malını savurmak, gördüğü kötülüğe ses çıkarmamak, zekat vermemek, ibadet etmemek, insanları aldatmak, ticarette hile yapmak, malı olduğundan pahalı satmak, oruç tutmamak, harama nazar etmek, insanları çekiştirmek, insanların gıybetini yapmak, namuslu kadına iftira etmek, günahı açıktan işlemek, suizan etmek ve daha nice akla gelmeyen haksız, batıl ve zulümler hep merhametsizliktir.
Bu merhametsizlikler maalesef müslüman bir ülkede işeniyor. Kapitalist odaklı tüketim çılgınlığı, hedonizm temelli zevkçilik düşüncesi, lüks yaşama tutkusu insanları o kadar merhametten uzaklaştırıp bencilliğe itmiş ki, insanlar yardımlaşma ve dayanışma duygularını ve hürmet ve merhametlerini yitirmişler. İnsanlara sadaka, yardım ve zekat olarak verilmesi gereken milyarlarca dolarlar her sene ya teknolojiye, ya sigaraya, ya alkole ya da kumara gidiyor. Allah rızası için yardım isteyen bir insana beş lirayı kıymayan insanlar bir telefona bin lirayı vermekten çekinemiyorlar. Çocuğuna harçlık vermeye kıyamayan babalar ayda üçyüz liraları sigaralara feda ediyorlar. Çocuğunun ihtiyacına kullanacağı nice paralar kadınların saç boyamalarına gidiyor. Milyonlarca insanlar icralarla boğuşurken onları kurtaracak milyonlarca para boş ve faydasız yerlerde tüketiliyor. İnsanlığın ve müslümanlığın gereği muhtaçlara, fakirlere, asgari ücretle çalışanlara, işsizlere, öğrenci okutmaya, yetimlere ve dullara verilmesi gereken milyarlarca doların her sene kozmetiğe, alkole, kumara, eğlencelere ve teknolojiye harcanması toplumuun dayanışma duygusunun, yardımlaşma hasletinin nasıl yok edildiğini, hürmet ve merhamet hislerinin öldürürüldüğünü gösteriyor. Çevremizdeki muhtaçlara, yetimlere, sahipsizlere, işsizlere, hastalara yardım elleri kısa olduğu halde boş, faydasız eğlencelere, zevklere, oyunlara, teknolojilere, kötü alışkanlıklara ise ellerin uzun olması toplumun geldiği bencilliğin ve merhametsizliğin göstergesidir. Batıdan gelen ruhsuz, bencil, kötü ahlakın ve fikirlerin bizleri nasıl merhametten ve yardımlaşmadan uzaklaştırdığının göstergesidir.
Yerdekilere merhamet etmeyen ve insanlığını teknolojiye, hazcılığa, lükse ve tüketim çılgınlığına feda eden bir millete göklerdekiler nasıl merhamet eder. O merhametini kaybeden merhametsizlere Alllah, bela ve musibetleri ve afetlerı göndermez mi. Allahın merhamet ettiklerine merhamet etmeyene, Allah merhamet eder mi. Nefsini kendisine sevgili, nefsinin hevasını ise kendisine mabud ittihaz edenlere Allah merhamet eder mi. Komşusu aç iken tok yatanlara, Allah adına istenildiği halde vermeyenlere Allah merhamet eder mi. Allahın kullarına merhamet etmeyenlerin, Allahtan merhamet beklemeleri merhametsizlik değilmidir.
Eğer bizler hayat düsturlarımızı menfaat yerine Allah rızasına, yaşam gayemizi lezzet ve zevk yerine ibadet ve şükre, hayat düsturlarımızı mücadele yerine yardımlaşma ve dayanışmaya çevirirsek, lüks ve zevk içinde yaşamak yerine zaruret ile yaşamayı tercih edersek, sigaraya, alkole, fuhuşa, kumara, eğlencelere ve teknolojiye vereceğimiz parayı garibanlara, açlara ve dullara verirsek onları mutlu etmiş oluruz. Zekatımızla fakirleri, sadakalarımızla muhtaçları, gücümüz ve kuvvetimizle yolda kalanları sevindirmiş oluruz. Bu iyiliklerimiz dünyada malımızda bereket, hakkımızda onların vasıtasıyla dua ve muhabbet suretine gireceği gibi ahirette dahi ebedi mükafat olarak bize geri dönecektir. Rabbim zalimler güruhuna bizleri dahil etmesin. Vesselam.Muhammed Şamil Kafkasyalı….
tahkik.org