Allah'a Emanet Ol!
Emanetime,
Emanet kelimesine ilk defa sıra arkadaşımın bana emanet ettiği kalemi saklayarak alıştım.Bu kelimenin bana emanet ettiği bir anlamı vardı aslında...O zamanlar tam olarak anlamını kavrayamasamda bir kutsallık sezmiştim.Kulağıma her telaffuz edişimde daha özel gelmeye başlamıştı.Saklamak kelimesi zamanla basitleşirken ,önüne ''ölümüne'' saklamak eklenince ki bu başkasının adına ölümüne birşeyleri kollamak olunca hoş gelmeye başladı .Yavaşça ilerleyen ömrümde daha sonraları defalarca karşılaştım onunla.Bir bölüm seri kitap gibiydi.Birinci cilt,ikinci cilt...
Derken hayatımın her alanında ,raflarımın her katında gururla buluştuk onunla.Bazen annem kardeşlerimi,babam parasını,arkadaşım sırrını emanet ediyordu bana.Sonradan emanet ettiklerinin değeri geldi aklıma.Bunlar başkalarında değer elde etmiş şeylerdi.Bazen çok büyüktüler mesela bir sır gibi,bazende bakınca ufacık bir kalemdi (ki kendileri emanetin ilk anlamı bende) ama başkalarında anlam taşıyan.Daha da önemlisi birşey vardı ki asıl bu kelimeyi benim için daha da ululaştıran,raflarımda en yüksekte biriktirmemi sağlayan ...Birinin değerini bana vermesi ve saklamamı istemesi.Çok anlamlı bu kelime bir süre sonra farketmeden benimde çok değer verdiğim ve emanet etmekten korktuğum sevdama dahil oldu...Evet başkalarına ait olana sahip çıkmak zordu .Ama kendime ait bir emanetin saklanmasını istiyordum.Sevdamı bir yüreğe emanet edecektim ve bu yürekte saklı kalacaktı uzun bir süre.
-Ettim mi?
-Evet ettim!
Çünkü deneyimli bir emanetçi olarak emanete hıyanet bana çok uzaktı.Tabi sevdamın emanetçisininde öyle olduğunu sanmıştım.Burdan da anlaşılacağı gibi sanmıştım sadece...Emanetimin Allah tarafından bize verildiği en kutsal organ kalp (ki ben içi duygu doluyken yürek derim kendilerine) onu emanet edecektim tüm sevgimle.Neyse emanet ettim olmadı işte.Tek demek istediğim Allah'a emanet ol sevdiğim .
Diliyorum ki tüm yüreğimle.En emin olduğum, huzur bulduğuma Allah'ıma emanet ol.
Hoşçakal bu kelimenin emanet anlamı...
Hoşçakal...
Emanetime,
Emanet kelimesine ilk defa sıra arkadaşımın bana emanet ettiği kalemi saklayarak alıştım.Bu kelimenin bana emanet ettiği bir anlamı vardı aslında...O zamanlar tam olarak anlamını kavrayamasamda bir kutsallık sezmiştim.Kulağıma her telaffuz edişimde daha özel gelmeye başlamıştı.Saklamak kelimesi zamanla basitleşirken ,önüne ''ölümüne'' saklamak eklenince ki bu başkasının adına ölümüne birşeyleri kollamak olunca hoş gelmeye başladı .Yavaşça ilerleyen ömrümde daha sonraları defalarca karşılaştım onunla.Bir bölüm seri kitap gibiydi.Birinci cilt,ikinci cilt...
Derken hayatımın her alanında ,raflarımın her katında gururla buluştuk onunla.Bazen annem kardeşlerimi,babam parasını,arkadaşım sırrını emanet ediyordu bana.Sonradan emanet ettiklerinin değeri geldi aklıma.Bunlar başkalarında değer elde etmiş şeylerdi.Bazen çok büyüktüler mesela bir sır gibi,bazende bakınca ufacık bir kalemdi (ki kendileri emanetin ilk anlamı bende) ama başkalarında anlam taşıyan.Daha da önemlisi birşey vardı ki asıl bu kelimeyi benim için daha da ululaştıran,raflarımda en yüksekte biriktirmemi sağlayan ...Birinin değerini bana vermesi ve saklamamı istemesi.Çok anlamlı bu kelime bir süre sonra farketmeden benimde çok değer verdiğim ve emanet etmekten korktuğum sevdama dahil oldu...Evet başkalarına ait olana sahip çıkmak zordu .Ama kendime ait bir emanetin saklanmasını istiyordum.Sevdamı bir yüreğe emanet edecektim ve bu yürekte saklı kalacaktı uzun bir süre.
-Ettim mi?
-Evet ettim!
Çünkü deneyimli bir emanetçi olarak emanete hıyanet bana çok uzaktı.Tabi sevdamın emanetçisininde öyle olduğunu sanmıştım.Burdan da anlaşılacağı gibi sanmıştım sadece...Emanetimin Allah tarafından bize verildiği en kutsal organ kalp (ki ben içi duygu doluyken yürek derim kendilerine) onu emanet edecektim tüm sevgimle.Neyse emanet ettim olmadı işte.Tek demek istediğim Allah'a emanet ol sevdiğim .
Diliyorum ki tüm yüreğimle.En emin olduğum, huzur bulduğuma Allah'ıma emanet ol.
Hoşçakal bu kelimenin emanet anlamı...
Hoşçakal...