Mehmet Talü
23.10.2005
Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: Sakın sizden hiçbiriniz kıyamet günü zekatın vermedi i davarını omuzunda ba ırır halde taşıyıp gelmesin ve (yardım isteyerek): Ya Muhammedi demesin. O zaman ben ona: Ben senin için hiçbir şey yapmaya malik de ilim; ben (ilahi emirleri) tebli etmişimdir derim. Yine sizden hiçbiriniz zekatını vermedi i devesini bö ürür halde omuzu üzerinde taşıyarak gelmesin ve: Ya Muhammed demesin. Ben ona: Ben senin lehine hiçbir şeye malik olamıyorum; ben (ALLAHın emir ve nehiylerini) tebli etmişimdir, derim.
Ebu Hureyre (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurdu:
Kim ki, ALLAH kendisine mal verir de o malın zekatını vermezse, kıyamet gününde zekatı verilmeyen mal, sahibi için çok zehirli erkek bir yılan suretine konulur. Bu yılanın iki gözü üstünde iki nokta vardır. Bu azgın yılan kıyamet gününde mal sahibinin boynuna gerdanlık yapılır.
Sonra yılan a zı ile sahibinin çenesini iki tarafından yakalar. Sonra: Ben senin (dünyada çok sevdi in) malınım; ben senin hazinenim, der.
Ebu Hureyre (R.A.) dedi ki: Bundan sonra Resûlullah (S.A.V.) efendimiz şu ayet-i kerimeyi okudu:
ALLAHın fadlından kendilerine verdi ini harcamakta cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için bir hayr oldu unu sanmasınlar. Bilakis bu, onlar için bir şerdir. Onların cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası ALLAHındır. ALLAH ne yaparsanız hakkıyla haberdardır.
Bu ahiretteki cezadır. Dünyada ise: Zekatları, İslam devleti tarafından zorla alınır, ayrıca cezalandırılırlar. Bu ceza: Zekatı kendisinden zorla almak, tazir etmek ve zorla malının yarısını almaktır. Çünkü Behz b. Hakim (R.A.) den rivayete göre Resulullah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurmuştur:
Ecrini ALLAHtan isteyerek malının zekatını ödeyene ecri verilir. Zekatını vermeyenin zekatını ve devesinin yarısını, Rabbimiz ALLAH Tealanın bir alaca ı olarak alırız. Zekattan hiçbir şey Muhammedin âline helal de ildir.
İlk halife Ebu Bekir (R.A.)ın zekat vermek istemeyenlere karşı tutumu şu şekilde olmuştur. Bu konuda önceleri tereddüt eden Hz. Ömer (R.A.), halife Hz. Ebu Bekir (R.A.)ya şöyle demiştir: Resûlullah (S.A.V.) efendimiz:
ALLAHtan başka ilah yoktur; deyinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Bunu söylerlerse hak etmeleri dışında canlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. Hesapları da ALLAHa kalmıştır buyurdu u halde bunlarla nasıl savaşırsın?
Hz. Ebu Bekir (R.A.) şu cevabı verdi: ALLAHa yemin ederim ki, namaz ile zekatı birbirinden ayıranlarla elbette savaşaca ım. Çünkü zekat, malın hakkıdır. ALLAHa yemin ederim ki, Hz. Peygamber (S.A.V.) efendimize ödemekte oldukları dişi bir keçi yavrusunu bana vermezlerse bundan ötürü onlarla savaşaca ım.
Bu hadis başka bir rivayette: Resûlullah (S.A.V.) efendimize ödemekte oldukları devenin ba ını ödemeyecek olurlarsa. ifadesiyle nakledilmiştir. Bunun üzerine Hz. Ömer şöyle demiştir:
Yemin ederim ki, Yüce ALLAH, savaşmak için Ebu Bekirin gönlüne bir genişlik vermiştir. Bu konuda onun hak üzere oldu unu anladım
23.10.2005
Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: Sakın sizden hiçbiriniz kıyamet günü zekatın vermedi i davarını omuzunda ba ırır halde taşıyıp gelmesin ve (yardım isteyerek): Ya Muhammedi demesin. O zaman ben ona: Ben senin için hiçbir şey yapmaya malik de ilim; ben (ilahi emirleri) tebli etmişimdir derim. Yine sizden hiçbiriniz zekatını vermedi i devesini bö ürür halde omuzu üzerinde taşıyarak gelmesin ve: Ya Muhammed demesin. Ben ona: Ben senin lehine hiçbir şeye malik olamıyorum; ben (ALLAHın emir ve nehiylerini) tebli etmişimdir, derim.
Ebu Hureyre (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurdu:
Kim ki, ALLAH kendisine mal verir de o malın zekatını vermezse, kıyamet gününde zekatı verilmeyen mal, sahibi için çok zehirli erkek bir yılan suretine konulur. Bu yılanın iki gözü üstünde iki nokta vardır. Bu azgın yılan kıyamet gününde mal sahibinin boynuna gerdanlık yapılır.
Sonra yılan a zı ile sahibinin çenesini iki tarafından yakalar. Sonra: Ben senin (dünyada çok sevdi in) malınım; ben senin hazinenim, der.
Ebu Hureyre (R.A.) dedi ki: Bundan sonra Resûlullah (S.A.V.) efendimiz şu ayet-i kerimeyi okudu:
ALLAHın fadlından kendilerine verdi ini harcamakta cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için bir hayr oldu unu sanmasınlar. Bilakis bu, onlar için bir şerdir. Onların cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası ALLAHındır. ALLAH ne yaparsanız hakkıyla haberdardır.
Bu ahiretteki cezadır. Dünyada ise: Zekatları, İslam devleti tarafından zorla alınır, ayrıca cezalandırılırlar. Bu ceza: Zekatı kendisinden zorla almak, tazir etmek ve zorla malının yarısını almaktır. Çünkü Behz b. Hakim (R.A.) den rivayete göre Resulullah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurmuştur:
Ecrini ALLAHtan isteyerek malının zekatını ödeyene ecri verilir. Zekatını vermeyenin zekatını ve devesinin yarısını, Rabbimiz ALLAH Tealanın bir alaca ı olarak alırız. Zekattan hiçbir şey Muhammedin âline helal de ildir.
İlk halife Ebu Bekir (R.A.)ın zekat vermek istemeyenlere karşı tutumu şu şekilde olmuştur. Bu konuda önceleri tereddüt eden Hz. Ömer (R.A.), halife Hz. Ebu Bekir (R.A.)ya şöyle demiştir: Resûlullah (S.A.V.) efendimiz:
ALLAHtan başka ilah yoktur; deyinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Bunu söylerlerse hak etmeleri dışında canlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. Hesapları da ALLAHa kalmıştır buyurdu u halde bunlarla nasıl savaşırsın?
Hz. Ebu Bekir (R.A.) şu cevabı verdi: ALLAHa yemin ederim ki, namaz ile zekatı birbirinden ayıranlarla elbette savaşaca ım. Çünkü zekat, malın hakkıdır. ALLAHa yemin ederim ki, Hz. Peygamber (S.A.V.) efendimize ödemekte oldukları dişi bir keçi yavrusunu bana vermezlerse bundan ötürü onlarla savaşaca ım.
Bu hadis başka bir rivayette: Resûlullah (S.A.V.) efendimize ödemekte oldukları devenin ba ını ödemeyecek olurlarsa. ifadesiyle nakledilmiştir. Bunun üzerine Hz. Ömer şöyle demiştir:
Yemin ederim ki, Yüce ALLAH, savaşmak için Ebu Bekirin gönlüne bir genişlik vermiştir. Bu konuda onun hak üzere oldu unu anladım
