Allah-u Teâlâ'nın veli kullarının cümlesine hürmet edip sevgi beslemelidir. Zira onlar Hakk'ın sevdiği ve muhabbet için seçtiği kullarıdır.
Âyet-i kerimede buyurulur ki: "Biz kimi dilersek onu derece derece yükseltiriz." (En'**: 83) İşte, Allah dostları bu derecelere yükselen kullardır. Gerçek bahtiyarlar da onlardır.
Bir Âyet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır: "Bize kendi katından bir veli ver, bize kendi katından bir yardımcı ver." (Nisâ: 75) Bazı alimler bu ayet-i kerimeyi: "Bize senden sana gitmemizi gösterecek, bize kılavuzluk edecek bir veli ver." şeklinde mânâlandırmışlardır.
Dualarında Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)in: "Ey Allah'ım! Bana kendi sevgini, seni sevenlerin sevgisini ve beni sana yaklaştıracak olanların sevgisini nasip eyle." (Tirmizi) buyurmaları, bu sevginin çok mühim olduğunu ifade etmektedir.
Allah-u Zülcelal bir kulu hayra yöneltirse, o hep iyileri sever. Allah dostlarını sevmek ve onların sevgisini kazanmak büyük bir nimet, dünya ve ahiret için gerçek sermayedir. Onlara Allah için gönülden bağlı olanlar, ahirette de onlarla beraberdirler. Onların gönüllerine girenler onlara ilhak olurlar.
Yusuf Aleyhisselâm'ın bir peygamber olduğu halde: "Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada da ahirette de benim yârim yardımcım sensin. Müslüman olarak canımı al ve beni sâlihler zümresine kat." (Yusuf: 101) diye dua ettiği ayet-i kerimede haber veriliyor.
Allah dostlarına yakın olan, onların feyz ve bereketlerinden nasip alır. İmam Şafi (ra) Hazretleri: "İnsan, kamil bir veliye muhabbet ve sevgi duyarsa, Allah-u Zülcelal bu sevgi ve muhabbete karşılık kemalat sahibi velinin kemalatından o insana da pay verir" buyurmuştur.
Âyet-i kerimede buyurulur ki: "Biz kimi dilersek onu derece derece yükseltiriz." (En'**: 83) İşte, Allah dostları bu derecelere yükselen kullardır. Gerçek bahtiyarlar da onlardır.
Bir Âyet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır: "Bize kendi katından bir veli ver, bize kendi katından bir yardımcı ver." (Nisâ: 75) Bazı alimler bu ayet-i kerimeyi: "Bize senden sana gitmemizi gösterecek, bize kılavuzluk edecek bir veli ver." şeklinde mânâlandırmışlardır.
Dualarında Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)in: "Ey Allah'ım! Bana kendi sevgini, seni sevenlerin sevgisini ve beni sana yaklaştıracak olanların sevgisini nasip eyle." (Tirmizi) buyurmaları, bu sevginin çok mühim olduğunu ifade etmektedir.
Allah-u Zülcelal bir kulu hayra yöneltirse, o hep iyileri sever. Allah dostlarını sevmek ve onların sevgisini kazanmak büyük bir nimet, dünya ve ahiret için gerçek sermayedir. Onlara Allah için gönülden bağlı olanlar, ahirette de onlarla beraberdirler. Onların gönüllerine girenler onlara ilhak olurlar.
Yusuf Aleyhisselâm'ın bir peygamber olduğu halde: "Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada da ahirette de benim yârim yardımcım sensin. Müslüman olarak canımı al ve beni sâlihler zümresine kat." (Yusuf: 101) diye dua ettiği ayet-i kerimede haber veriliyor.
Allah dostlarına yakın olan, onların feyz ve bereketlerinden nasip alır. İmam Şafi (ra) Hazretleri: "İnsan, kamil bir veliye muhabbet ve sevgi duyarsa, Allah-u Zülcelal bu sevgi ve muhabbete karşılık kemalat sahibi velinin kemalatından o insana da pay verir" buyurmuştur.
Son düzenleme: