Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

DuayaSevdali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Eki 2007
Mesajlar
872
Aldığı Beğeniler
9
Takım
Diğer
Allahin Zatini Aklimizla anlayabilir miyiz?

Akil, Allah’in zatinin varligini bilir, ancak mahiyetini bilemez. Henüz kendi mahiyetini bilmeyen insan aklinin, böyle bir yola girmesi onu ancak $irke dü$ürür. Cünkü Allah’in zati hakkinda her ne dü$ünse bunlar onun kendi dü$üncesinin mahsulüdür. Insan ancak Allah’in yarattigi $u varlik alemini anlamaya cali$abilir, Onun mahlukatini tefekkür edebilir; zatini degil. Onun zatinin kutsi mahiyetini ancak kendisi bilir.

Ne göz her varligi görür, ne kulak her sesi i$itir, ne de akil her $eyi anlar. Her $ey Allah in mülkü ve mahluku. Akil ise o her $eyden sadece bir $ey. Ve her mahluk gibi, o da mahdut, sinirli. Henüz bir hücreyi bile tam olarak izah edememi$, genin $ifrelerini cözememi$. Öte yandan galaksilere sinir bicememi$, semanin büyüklügünü rakamlara dökememi$. Kisacasi, insan akli henüz mahlukat dairesini bütünüyle anlamıi$ degil. Bu haliyle kalkiyor, halikiyeti anlamaya, Allah in mukaddes zati hakkinda tahminler yürütmeye zorlaniyor.

Kaldi ki, akil henüz kendini anlamaktan aciz. Akil nedir? Nasil cali$ir? Duyu organlariyla edindigi bilgileri nasil yogurur? Hafizadan nasil yardim alir? Elde ettigi neticeleri hafizaya ne ile gönderir? Bu ve benzeri nice sorulara insanoglu cevap bulmu$ degil. Aslinda aklin kendi mahiyetini bilmemesi insan icin büyük bir ir$at kapisi, büyük bir hidayet vesilesidir. "Henüz kendini layiginca bilmeyen bir aletin öncülügüne fazla güvenilmez." diye bir ikaz i$aretidir.

Hicbir akil kendi mahiyetini bilemez ve yine hicbir akil kendi varligindan $üphe etmez. Bu, Ilahi hikmetin bir $ifresidir. Bu $ifreyi cözebilen insan, ne bu alemin bir sahibi oldugundan $üphe eder, ne de Onun kutsi zatini anlamaya zorlanir.

Her biri degi$ik özeliklere sahip ve farkli i$ler gören organlarimizi; "gözümüzü, kulagimizi, kalbimizi, cigerimizi" bir an icin $uurlu farz edelim ve onlara ruhu soralim, "Ruhu nasil bilirsiniz?" Diyelim. Bu organlardan, $uurunu yerinde kullananlar diyeceklerdir ki, o hepimizi idare eden ve hicbirimize benzemeyen bir ba$ka varliktir. Onun hakkinda ne konu$sak, yalan olur. Onu neye benzetsek hata yapariz.

Ikisi de mahluk olduklari halde, bedenin organlari ruhu anlayamiyor. O halde, bir mahluk olan akil, kendi halikinin kutsi mahiyetini nasil anlayabilir? Onun mukaddes zatini nasil kavrayabilir...?

Mahluk ve sInIrli olan insan akli, bütün sifatlari sonsuz kemalde bulunan Allah'in zatini elbette idrak edemez. Onun zatinin kutsi mahiyetini ancak kendisi bilir.

Resulullah Efendimiz (asm.), Allah'in zati hakkinda tefekkür etmenin $irk oldugunu bize haber veriyor. Yani, böyle bir dü$ünceye dalan insan Allah a ortak ko$ma yolundadir. Cünkü, akil neyi anlarsa, hafiza neyi alir, hayal neye ula$irsa, bütün bunlar tipki, gözün gördügü, kulagin i$ittigi, dilin tattigi varliklar gibi birer mahluk olurlar. Bu aletlerin hepsi yaratilmi$tir ve bu terazilerin tartabildikleri de ancak mahluk olabilir, halik olamaz. Akil mahluk oldugu gibi, onun dü$ündükleri de mahluktur. Insan, Allah'in zati hakkinda her ne dü$ünse, mahlukattan elde ettigi bilgiler ve görgüler cercevesinde dü$ünecek ve mutlaka hataya dü$ecek, yanli$ karar verecektir.

Allah'i, kendi aklinin sinirli kaliplariyla degil, Allah kelami olan Kur’an ile bilen insan hakikate ermi$tir. Be$er aklinin bu vadide konu$acagi sözler cok sInIrlidir. Allah'in zati gibi, sifatlari, fiilleri, isimleri, kullarindan istekleri, emir ve yasaklari hakkinda da bu zayif aklin gendi gücüyle bize söyleyecegi fazla bir $ey yoktur.

Mehmet Kirkinci
 
Üst Alt