Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

gamzelim

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
14 Eki 2007
Mesajlar
382
Aldığı Beğeniler
5
Her Müslümanın Allahü teâlânın ahlakı ile ahlaklanması lazımdır. Çünkü Peygamber Efendimiz; (Allahü teâlânın ahlakı ile huylanınız!) buyurmuşlardır.

Allahü teâlânın sıfatlarından biri Settardır ki, günahları örtücüdür demektir. Müslümanın da din kardeşinin aybını, kusurunu örtmesi lazımdır. Peygamber efendimiz; (Din kardeşinin aybını, utanç verici halini görüp de, bunu örten, gizleyen kimse, İslamiyetten önce Arabların yaptıkları gibi, diri gömülen kızı mezardan çıkarmış, ölümden kurtarmış gibidir) buyurmuştur.

Hasan Sezai hazretleri, oğluna hitaben; Bütün amellerin en güzeli, güzel huylu olmaktır. Dili tatlı olanın dostu çok olur. Daima insanların aybını gizle. Kimsenin aybını yüzüne vurma buyurmuştur.

Allahü teâlâ, kullarının günahlarını affedicidir. Müslümanlar da, birbirlerinin kusurlarını, kabahatlerini affetmelidir. Allahü teâlâ kerimdir, rahimdir yani lütfu, ihsanı boldur ve merhameti çoktur. Müslümanın da, cömert ve merhametli olması lazımdır.

Müslümanlar kardeştir, birbirlerine yardım edecekler, sıkıntılarını giderecekler ve ayıplarını örteceklerdir. Zira mümin, kardeşinin sıkıntısına nemelazım diyen kimse, felakete uğrar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Birbirlerini incitmezler, üzmezler. Bir kimse, din kardeşinin bir işine yardım etse, Allahü teâlâ da onun işini kolaylaştırır. Bir kimse, bir Müslümanın sıkıntısını giderir, onu sevindirirse, kıyamet gününün en sıkıntılı zamanlarında, Allahü teâlâ onu sıkıntıdan kurtarır. Bir kimse bir Müslümanın aybını, kusurunu örterse, Allahü teâlâ, kıyamet günü onun ayıplarını, kabahatlerini örter.)

Maruf-ı Kerhi hazretleri; Kim mümin kardeşinin bir aybını örterse, Allahü teâlâ, onun bu işinden dolayı bir melek yaratır, onun elinden tutar ve o melekle beraber Cennete girer buyurmuştur.

Peygamber Efendimiz, kimsenin aybını yüzüne vurmaz, hiç kimseden şikayet etmez, arkasından konuşmazdı ve Muaz bin Cebel hazretlerine hitaben buyuruyorlar ki:
(Ya Muaz! Ayıpları gizle, kimsenin aybını yüzüne vurma! Farzlardan başka kıldığın namazları ve ibadetleri kimseye söyleme! Dünya işini ahiret işinden büyük görüp, evvel yapma! Hiç kimseye hor bakma! Kimsenin gönlünü kırma, herkesle hoş geçin. Eğer bu şekilde hareket etmezseniz elem verici azaba uğrarsınız.)

İman nimetine kavuşan bir kimse, Allahü teâlânın yarattıklarına düşmanca değil, merhametle bakar ve insanların hata ve kusurlarını araştırmaz, onların ayıplarını görmez. Zira düşman olanlar, insanların ayıplarını, kusurlarını araştırıp yüzlerine çarpar. İyi bir Müslüman, insanların ayıplarını görmez. Vaktiyle bir kimse, İbrahim bin Edhem hazretlerine, kendi aybını ve kusurunu bildirmesi için yalvarınca; Seni kendime dost edindim. Senin her halin, her hareketin, bana güzel görünüyor. Aybını başkalarına sor buyurmuştur.

İyi bir Müslüman, başkasında bir ayıp, kusur görünce, bunu kendinde araması ve kendinde böyle kütü bir huy bulursa, hemen bundan kurtulmaya çalışması lazımdır. Böyle yapmak, insanı kötü huylardan kurtarır. (Mümin müminin aynasıdır) hadis-i şerifinde bildirilen de budur. Yani, başkasının ayıplarında, kendi ayıplarını görmek ve bundan kurtulmak için çalışmak...

İsa aleyhisselama; (Bu güzel ahlakını kimden öğrendin?) diye sual edilince; (Herhangi bir kimseden öğrenmedim. İnsanlara baktım. Hoşuma gitmeyen huylarından sakındım. Beğendiklerimi ben de yaptım) buyurmuştur.

Lokman Hakim hazretlerine; (Edebi kimden öğrendin?) diye sual ettiklerinde; (Edepsizden!) cevabını vermiştir.

Bir Müslüman, din kardeşinin bir aybını gördüğü zaman, ona hüsn-i zan etmeli, kötü düşünmemeli ve onu ıslah etmeye çalışmalıdır. Başkalarının hatalarını gören, açığa çıkaran değil, örten ve ıslah eden olmalıyız. Zaten kendi aybını, hatasını gören bir kimse, başkasının aybını, hatasını göremez. Eğer bir kimse, kendi hatalarını, kusurlarını göremiyorsa, başkalarının hatalarını, ayıplarını büyük görür. Başkalarının hataları ile meşgul olan, nefsine uyar. Nefsinin kötü arzularına uyan da, helak olur. Çünkü başkası için kuyu kazan, kazdığı kuyunun içine düşer. Bir kimsenin ahmak olduğuna alamet, kendi aybını bırakıp, başkasının aybıyla uğraşmasıdır. İdris aleyhisselam buyuruyor ki:
Akıllı kimse başkalarının aybına bakmaz ve kişinin aybını yüzüne vurmaz. Malı çoğaldıkça, mağrur olup ahlakını bozmaz.

Netice olarak, birisinin aybını örtmek, ona altın elbise giydirmekten daha hayırlıdır. Bunun için insanların aybını, kusurunu görmemeli, araştırmamalıdır. Zira insanların aybını, kusurunu görenler, araştıranlar, insanların hedefi olurlar.
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
ALLAH azze ve celle razı olsun bu güzel yazı için.
 
Üst Alt