Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Zühre

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
665
Aldığı Beğeniler
1
Mektubun yenice geçti elime,
Selamını duymak yeteyo gardaş,
Dağ başı bi çaruk esküttüğümüz,
Boz dağlar gözümde tüteyo gardaş.

Gardaş, Hambırgın yolları asfalt,
Adamların kafaları sıfır nımara tıraşlı,
Afyon içiciler, itle, manyakla,
Turken raus, Turken raus diye bağırıyorlar.

Heh...Ulen noldu da değişti devran.
Çok deel,
Yirmibeş otuç yıl önce bizi bandoynan karşıladılar,
Bunca yıl gavurun pisliğiynen uğraş,
Sonra sana düşman gibi baksınlar,
Ataş verip, düneğini yaksınlar,
Adamanın ağarına gidiyor gardaş.

Gardaş, vaktı geçmiş Alamanyanın,
İrecebe söle, havas itmesin,
İneğini, danasını neyin satmasın,
Gavurun parası kıymetli emme,
İliğini sömürüyo adamın.

Kel Musanın Abdıllayı bildin mi?
Böyük kız gavura kaçtı diyolar,
Adı Hans mıymış neymiş,
Sarı bir oğlan.
Abdılla düştükçe düştü diyolar.

Hayat bu gavırın sürdüğü hayat.
Bizimkisi gün tüketmek neydecen.
Onlar gibi yaşamaya kaktın mı,
Kendinden öteye düşünmeyecen.

Bizim pavlikada bir alman var. Glaus,
Çok eyi gardaşım olsun.
Bazı iş çıkışı bize geleyyo,
Yemek sarımsaklıysa yemeyyo.
Yemekte sarımsak olmaz mı gardaş?

Bazı gıcık almanlar çıkeyyo,
Sırtını döneyyo, burun bükeyyo,
Diyo hör Türk, siz çok kötü kokeyyo,
Çöpçü... Gül kokacak değil ya garda...

Bu Almanlar çok acayip bir millet,
Yere tükürene bağırıyorla,
Heh... Yetmeyyo, polizay çağırıyo,
Adamın gülesi geleyyo...

Gardaş, bir mercedes aldım, kırmızı,
Gayri tufalete yayan gitme yok,
Çatlasın elleme mıhtarın kızı,
Eee...
Başı göğe erdi gedesalihle evlendi de haspam.
Er yerine gomazdı bizi,

Orda ne va, ne yok,
havalar nasıl
Ekinler, koyunlar, kuzular nasıl?
Sen nasılsın Muhammed, Fadime nasıl?
Selamı selama eklerim gardaş,
Tez elden bi cüvap beklerim gardaş...

Erdal Ercin
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
Ben, kağnılarla yaylılarla büyüdüm geldim
Çocuk yüreğimi yakan türküler dinleye dinleye.
Mahzun kağnılarla, nazlı yaylılarınla
Ve tozlu yollarınla sevdim seni Türkiye!

O tezek topladığım kırlar, yaylalar...
Başına oturduğum, yemek yediğim atandır.
Türkiye'm, anayurdum, sebebim, çarem...
Taşına toprağına vurgunluğum bundandır...

Akşam karanlığıyla başlardı kurbağalar
Susar gökyüzü kadar, dinlerdim biteviye.
Gecemi besteleyen cırcır böceklerinle.
Kurbağa seslerinle sevdim seni Türkiye!

Bir Peygamber sofrasıydı soframız:
Biraz tandır ekmeği, biraz çökelik...
Yoksulluğunla da bağlandım kaldım sana
Mecnunlar gibi üstelik.

Yağmurlar başlayınca, odalarımız damlardı
Dizlerini döve döve ağlardı anam.
Şimdi kırkikindiler boyunca sırılsıklam
Küçük kerpiç evlerin çıkmaz aklımdan!

Türkiye'm! Hasretim! Kınalı türküm!..
İçiçe güzellik, uç uca kahır
Yüreğimi bin parçaya bölseler
Her parçası yine seni çağrışır.
BU DA BENDEN MEMLEKET ŞİİRİ..
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Gurbet Elde Baş Yastığa Gelende

Gurbet elde baş yastığa gelende
Gayet yaman olur işi garibin
Gelen olmaz giden olmaz yanına
Siyah toprağıyla taşı garibin

Yazık oldu şu Garib'in haline
Doymak olmaz lezzetine tadına
Her geldikçe yarenleri yadına
Dinmez asla çeşmi yaşı garibin

Gurbet ele garip giden bilinmez
Ağlayınca çeşmi yaşı silinmez
Garip nedir halin diye sorulmaz
Bulunmaz yareni eşi garibin

Gülmez nere gitse garibin yüzü
Kirlidir yakası yaşlıdır gözü
Açmaz bir yol kimseye gizli sözü
Muhabbettir hep sırdaşı garibin

Gurbet elde ben Garib'e kim baksın
Anam yoktur gelip gözyaşı döksün
Sanem yoktur mezarıma taş diksin
Bir çalıdır mezar taşı garibin


Âşık Garip
 
Üst Alt