Bazen amansız ve zamansız bir biçimde göğsümüze bir sancı saplanır İnsanı sıkıntıdan patlatacak derecede sıkar
Bu sıkıntı niçin veya neden var diye düşünmeye kalkarsın ama bir türlü bulamazsın
Konuşmak istersen birileriyle birşeyi
Ama kelimeler gelir ağzına
Söylemeye mecalin yoktur anlatamazsın
Susarsın ama bu susmayada gönlün razı gelmez
Ne istiyorum ben? diye düşünürsün
Ne istediğinide bilemezsin
O an ne hayat tad verir nede başka birşey
Etrafında binlerce insan dahi olsa yine içteki sıkıntıya dermanı olmaz Boş bir sıkıntıdır sanki içimizdeki yada öyle sannırız
Ama şu kesindirki o sıkıntının sebebi manevyatsızlıkdır
Soldaki melek günahları yazmaktan mutluluğun doruğuna ulaşır
Sağdaki melek ise o mutsuzluğu ile" hadi nolur kalk!
Da bir silkelen seni neler bekliyor ahirette nolur
Kal bi hayır işle diye yalvarır yakarır
Ama sonuç göremeyince mutsuzluktan kahrolur
Bu sıkıntı insanın kalbinde hissedilir
İşte o sebebini veya anlamını bilmediğiniz sıkıntının sebebi Sağdaki meleğin üzüntüsüdür
Kalk Da bi silkelen..!!!
Ey Benim MevlanaM
Aşk yolunda yüzlerce yürek bir pula satılır iken ben bu yüreği sana adadım
Çağırmasını bil de icap ederse sürüne sürüne geleyim
Sana hep sade ve susuz gelmek isterim
Gönlümün derinliklerine dal
Ne onarılmaz yaralarım var
Ah bir görsen...
Görüp de tel tel sarsan hicranımı...
YARAB AFV et