- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
Ana-babaya hürmetsizlik münafıklık alametidir
Demek ki ey münafıklar! Siz işbaşına geçecek olursanız, ülkede fesat çıkaracak, nizamı bozacak, akrabalık bağlarını parçalayacaksınız! (Allaha verdiği söze bile sadık kalmayan kimsenin, böylesi hakları gözetmesi de beklenemez). İşte bunlar, Allahın lanet edip kulaklarını sağırlaştırdığı, gözlerini kör ettiği kimselerdir. (Muhammed, 47/22-23)
Ayette işaret edildiği gibi münafıkların belirgin özelliklerinden biri, işbaşına geçip idareyi ele aldıklarında ıslah edici, yapıcı, üretici ve verimli olmaları değil, aksine yıkıcı ve bozguncu olmalarıdır. Onlar milleti idare etme fırsatını yakaladıklarında adalet ayaklar altına alınır, zulüm her yerde sesini olabildiğince yükseltir ve mazlumların âh u efganı da semanın kapılarını zorlar.
Münafıkların bu özelliğinin yanında bir diğer özellikleri de akraba ile ilişkilerini kesmek, onların hâl ve hatırlarını sormamak, ihtiyaçlarını karşılamak için onlara yardım etmemektir. Onlar akrabalar arasında tatsızlık çıkarıp, birbirleriyle çekişip dururlar.
Akrabayı arayıp sormamak, ziyaret edip gönüllerini almamak ve onları kendi hâllerine terk etmek müminlerin değil münafıkların özelliğidir. Buradan akrabaları ile ilişkilerini kesen her kişinin münafık olduğu gibi bir hüküm de çıkarılmamalıdır. Sadece üzerinde böyle bir sıfat taşıyor denebilir. Çünkü kimin mümin, kimin kafir ve kimin münafık olduğunu Allahtan başka hiç kimse bilemez.
Onlara isyan edenlerin durumu
Sıla-i rahmi kesmenin haramlığına inandığı hâlde bunun gereklerini yerine getirmeyen insan günahkâr olur. Yok, bu hükmü reddediyorsa cennetin kokusunu duyması mümkün değildir.
Ebû Bekre Nüfey İbn Hâristen (ra) rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi? diye üç defa sordu. Biz de Evet, yâ Rasûlallah dedik. Rasûl-i Ekrem, Allaha şirk koşmak, ana-babaya itaatsizlik etmek dedikten sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve İyi dinleyin, bir de yalan söylemek ve yalancı şahitlik yapmaktır. ilavesini yaptı. Bu sözü durmadan tekrarladı. Daha fazla üzülmesini arzu etmediğimiz için keşke sussa dedik. (137 Buhârî, Şehâdât, 10, Edeb, 6, İstizân, 35; Müslim, İmân, 143).
Lokman Sûresinde şöyle buyurulmuştur: Lokman oğluna nasihat ederken: Evladım! dedi, Sakın Allaha eş, ortak uydurma! Çünkü şirk pek büyük bir zulümdür. (Lokman, 31/13). Şirk çok büyük bir günahtır. Anne-babaya asi olup, onlarla irtibatı kesmek de şirkin hemen yanındaki büyük günahlar içinde sayılmıştır. Ebu Muhammed Cübeyr İbn Mutımin (ra) rivayet ettiğine göre Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: Akrabasıyla ilgisini kesen kimse cennete giremez. (Buhârî, Edeb, 11; Müslim, Birr, 18,19)
Kalbinde zerre ağırlığınca iman taşıyan herkes nihayetinde cennete girecektir. Ancak akrabalık bağlarını görmezlikten gelip, akrabalarını unutan insanlar üstelik bunun haram olduğunu inkar ediyorlarsa, bu takdirde cennete hiçbir zaman girmeleri mümkün değildir.
***
Cezası dünyadayken başlıyor
Bazı günahlar vardır ki, Allah onun hesabını ahirette sorar. Bazı günahların cezasını ise ahirete bırakmadan dünyada verir. Başta ana-baba olmak üzere akra¬baları ile ilişkilerini kesen insanlar da bu cürümlerinin neticesini daha dünyada iken görürler. Bunun böyle olduğunu Peygamberimizin şu hadisinden anlıyoruz: Ahirette cezasını ayrıca vermekle beraber, dünyada Allahın çabucak cezalandırmasını en fazla hak eden günahlar, zulüm ve akrabasını ihmal etmektir.
(Ebû Dâvûd, Edeb, 43)
Demek ki ey münafıklar! Siz işbaşına geçecek olursanız, ülkede fesat çıkaracak, nizamı bozacak, akrabalık bağlarını parçalayacaksınız! (Allaha verdiği söze bile sadık kalmayan kimsenin, böylesi hakları gözetmesi de beklenemez). İşte bunlar, Allahın lanet edip kulaklarını sağırlaştırdığı, gözlerini kör ettiği kimselerdir. (Muhammed, 47/22-23)
Ayette işaret edildiği gibi münafıkların belirgin özelliklerinden biri, işbaşına geçip idareyi ele aldıklarında ıslah edici, yapıcı, üretici ve verimli olmaları değil, aksine yıkıcı ve bozguncu olmalarıdır. Onlar milleti idare etme fırsatını yakaladıklarında adalet ayaklar altına alınır, zulüm her yerde sesini olabildiğince yükseltir ve mazlumların âh u efganı da semanın kapılarını zorlar.
Münafıkların bu özelliğinin yanında bir diğer özellikleri de akraba ile ilişkilerini kesmek, onların hâl ve hatırlarını sormamak, ihtiyaçlarını karşılamak için onlara yardım etmemektir. Onlar akrabalar arasında tatsızlık çıkarıp, birbirleriyle çekişip dururlar.
Akrabayı arayıp sormamak, ziyaret edip gönüllerini almamak ve onları kendi hâllerine terk etmek müminlerin değil münafıkların özelliğidir. Buradan akrabaları ile ilişkilerini kesen her kişinin münafık olduğu gibi bir hüküm de çıkarılmamalıdır. Sadece üzerinde böyle bir sıfat taşıyor denebilir. Çünkü kimin mümin, kimin kafir ve kimin münafık olduğunu Allahtan başka hiç kimse bilemez.
Onlara isyan edenlerin durumu
Sıla-i rahmi kesmenin haramlığına inandığı hâlde bunun gereklerini yerine getirmeyen insan günahkâr olur. Yok, bu hükmü reddediyorsa cennetin kokusunu duyması mümkün değildir.
Ebû Bekre Nüfey İbn Hâristen (ra) rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi? diye üç defa sordu. Biz de Evet, yâ Rasûlallah dedik. Rasûl-i Ekrem, Allaha şirk koşmak, ana-babaya itaatsizlik etmek dedikten sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve İyi dinleyin, bir de yalan söylemek ve yalancı şahitlik yapmaktır. ilavesini yaptı. Bu sözü durmadan tekrarladı. Daha fazla üzülmesini arzu etmediğimiz için keşke sussa dedik. (137 Buhârî, Şehâdât, 10, Edeb, 6, İstizân, 35; Müslim, İmân, 143).
Lokman Sûresinde şöyle buyurulmuştur: Lokman oğluna nasihat ederken: Evladım! dedi, Sakın Allaha eş, ortak uydurma! Çünkü şirk pek büyük bir zulümdür. (Lokman, 31/13). Şirk çok büyük bir günahtır. Anne-babaya asi olup, onlarla irtibatı kesmek de şirkin hemen yanındaki büyük günahlar içinde sayılmıştır. Ebu Muhammed Cübeyr İbn Mutımin (ra) rivayet ettiğine göre Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: Akrabasıyla ilgisini kesen kimse cennete giremez. (Buhârî, Edeb, 11; Müslim, Birr, 18,19)
Kalbinde zerre ağırlığınca iman taşıyan herkes nihayetinde cennete girecektir. Ancak akrabalık bağlarını görmezlikten gelip, akrabalarını unutan insanlar üstelik bunun haram olduğunu inkar ediyorlarsa, bu takdirde cennete hiçbir zaman girmeleri mümkün değildir.
***
Cezası dünyadayken başlıyor
Bazı günahlar vardır ki, Allah onun hesabını ahirette sorar. Bazı günahların cezasını ise ahirete bırakmadan dünyada verir. Başta ana-baba olmak üzere akra¬baları ile ilişkilerini kesen insanlar da bu cürümlerinin neticesini daha dünyada iken görürler. Bunun böyle olduğunu Peygamberimizin şu hadisinden anlıyoruz: Ahirette cezasını ayrıca vermekle beraber, dünyada Allahın çabucak cezalandırmasını en fazla hak eden günahlar, zulüm ve akrabasını ihmal etmektir.
(Ebû Dâvûd, Edeb, 43)