Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

huzurumsun

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2005
Mesajlar
481
Aldığı Beğeniler
1
Müslüman evlâdı, her zaman ana-babasının hayır duâlarını almaya çalışmalıdır.

Bâyezîd-i Bistâmî (k.s.) Hazretlerinin ihtiyar ve hasta bir annesi vardı. Gece yarısı uykusundan uyanıp kendisinden bir bardak su istemesi üzerine, destiden su doldurup getirinceye kadar anası tekrar uykuya dalmıştı. Bâyezîd-i Bistâmî (k.s.), elinde bir bardak su ile uyanacak diye anasını sabaha kadar bekler.

Sabah Namazı için uyanan anası, o lunun, elinde bir bardak su ile ayakta bekledi ini görünce, son derece duygulanır. Ve bu fedâkâr o lu için; "Ârifler sultânı olasın o lum!" diye yürekten duâ eder. (43)

Annesinin duâsı bereketi ile Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri, gerçekten ârifler sultânı olur. Ve bütün tasavvuf kitaplarında hep bu ünvân ile anılır.

Bununla birlikte anne bedduâsından da son derece sakınmalıdır. Onların bedduâsını alan evlâdın, dünyâda iki yakası bir araya gelmeyece i gibi, âhırette de ebedî hüsrâna u rayaca ında şüphe yoktur.

Sahâbe-i kirâmdan Alkame adında bir zât vardı. Evlendikten sonra annesine karşı tutum ve tavrı iyice de işmişti. Bu durumdan ihtiyar annesinin gönlü incinmiş, kalbi kırılmıştı.

Böylece günler geçti. Birgün Alkame, hastalanarak ölüm yata ına düştü. Annesine olan kırıcı davranışından dolayı dili tutuldu. Son nefesinde söylemesi gereken kelime-i şehâdeti söyleyemedi.

Nihâyet Rasûlullâh (s.a.v.)in ısrârı ile, yaşlı anne, evlâdını affedip hakkını helâl etti. O anda Alkamenin dili çözüldü ve kelime-i şehâdet getirmeye başladı. Rûhunu da bu îmânla teslîm etti.

Alkame yıkanıp kefenlendikten sonra, namazı kılınıp defnedildi. Ardından Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz, kabri başında durarak orada bulunanlara şöyle hitâb etti:

"Ey muhâcirler!

Ey ensâr!

Kim karısını, annesinden daha üstün tutarsa, Allâhın lâneti onun üzerinedir. Onun di er ibâdet ve iyiliklerinin de kendisine bir fâidesi yoktur, kabul olunmaz." (44)

Ancak bu hadîs-i şerîf; eşin, kayınvâlide karşısında ezilmesi ve hiçbir hak sâhibi olmaması anlamına gelmez. Çünkü İslâmda eşin de, annenin de hak ve sorumlulukları dengelenmiştir.

(43) Muhammed b. Abdullâh Hânî, Âdâb, s: 50.

(44) Sâdık Dânâ, Altınoluk Sohbetleri, c. III, s: 11-12.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Ana Gibi Yâr Olmaz

Atalarımız;

"Ana gibi yâr, vatan gibi diyâr olmaz." demişlerdir.

Hakîkaten dünyâyı diyâr diyâr gezsek, anamız gibi bizi ba rına basarak sevecek ve şefkatle kucaklayacak bir ana bulamayız. İnsan, hanımı gibisini veya ondan daha iyisini her yerde bulabilir, fakat ana gibisini hiç bir diyârda bulamaz.

Âile içinde çocuk üzerinde en çok hakkı olan ve hizmeti geçen annedir. Anne, hâmile kaldı ı andan itibâren çocuk yüzünden sıkıntı çekmeye başlar. Do um sırasında bu sıkıntı, zirveye ulaşır. Kimi zaman do um, annenin hayâtına mâl olur.

Annenin esas hizmeti, do umdan sonra başlar. Çocu un emzirilmesi, giydirilmesi, temizli inin yapılması, terbiye edilmesi ve tedâvîsi gibi ardı arkası kesilmeden ömür boyu sürecek bir hizmet dönemi içersine girer.

Cenâb-ı Hakkın özellikle annelere lutfetti i şefkat duygusu, anneleri; istirâhatini, sıhhatini, yeme-içme ve giyinmesini düşünmeden bütün imkânlarıyla çocu una hizmete sevkeder.

Annenin bu sonu ve sınırı olmayan fedâkârlıklarının bedelini, evlâdın maddî bir karşlıkla ödemesi mümkün de ildir.

Rasûlullah (s.a.v.) Efendimizin huzuruna bir adam geldi ve:

"Yâ Rasûlallâh! Anam iyice ihtiyarladı. Ben onu kendi ellerimle yediriyor, içiriyor ve sırtımda taşıyorum.. Hâsılı her türlü ihtiyâcını karşılıyorum.. Mükâfâta hak kazandım mı?." dedi.

Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz cevâben:

"Hayır, bu senin yaptıkların, ananın senin üzerindeki haklarının yüzde birine bile karşılık de ildir. Fakat sen, iyilik ediyorsun. Allâh sana bu az iyilik karşılı ında çok sevap verir." buyurdular. (20)

Hz. Peygamber (s.a.v.)in:

"Cennet annelerin ayakları altındadır." (21) hadîs-i şerîfi de annelerin lâyık oldukları yüce mertebeyi belirlemekte ve erkekle eşit olmaktan öte üstün haklara sahib bulunduklarına işaret etmektedir.

İbn-i Amr (r.a.) anlatıyor:

"Bir adam cihâda iştirâk etmek için Hz. Peygamber (s.a.v.)den izin istedi. Rasûlullâh (s.a.v.):

"Annen, baban sa mı?" diye sordu. Adam:

"Evet." deyince Rasûlullâh (s.a.v.):

"Onlara hizmet de cihâd sayılır, sen onlara hizmet ederek cihâd yap!" buyurdu
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
Cennet onların ayakları altına verilmiş...
 

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
Ana duasını alıp ta sefil olan
ve anasının duasını almadan da huzurlu olan varmıdır acaba?
 
Üst Alt