- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
Anadolu alim değildir; fakat ariftir. Kolay tesir altında kalmaz; vakalar karşısında öyle sağlam mantığı, öyle umulmaz sezişleri vardır ki insanı hayrete bırakır.
...
Büyük paralar dua ile, tatlılık ile ve merhametle, Allah’ın rızasını tahsile çalışmakla kazanılmıyor.
...
Hakiki bedbahtlar, hakiki fakirlere benzerler; sefaletlerini birdenbire açığa vurmaktan utanç duyarlar.
...
"Niye kitap okumuyorlar ?" demek, "Niye piyano çalmıyorlar ?" gibi birşeydir. Kafayı kitap okumaya alıştırmak, parmakları piyano çalmaya alıştırmaktan kolay değildir.
...
Okumak bir kitaptan alınan elemanlarla
kendine manevi bir dünya yapmak, onun
içinde tek başına yaşayabilmektir. Bu, ta
çocukluktan başlayan uzun alışkanlıklar
ve egzersizler neticesidir.
...
İnsan kalbinin bu kadar sağırlaştığı, bu kadar sirayetsiz bir sükun içinde ruhların neden durgun kaldığı anlaşılmayacak.
...
"Fidayda yavrum fidayda
On beş lira yemiş bir ayda."... Anadolu'nun edebiyat ve müziğe geçmiş, sanat mübalâğalarıyla süslenmiş büyük servet hayali bile bu kadar fıkaradır.
...
Yeni bir icat yalnız manzaraları ve hayatı değiştirmekle kalmıyor; duygularımıza, dünyayı görüş tarzımıza da tesir ediyor.
Faruk Nafiz :
"Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar"
diye anlattığı bu yolu (Niğde), vaktiyle bir yaylının şiltesine uzanarak, "kendini tekerleğin sesine kaptırarak" geçmiş olmasaydı da benim bindiğim otoray içinde tayyarede gibi geçseydi bu acı gurbet şiirini (Han Duvarları) bilmem yazabilir miydi?
...
Fakat hatıralar gariptir : En umulmazları yaşar, en kuvvetli görünenleri olduğu gibi silinip gider. Çok kere müşterek hatıraları konuşmak için oturanlar, birinin hatırladığı ve hala heyecanını duyduğu şeyi, ötekinin tamamıyle kaybettiğini, yalnız hatır için evet demesine rağmen hiç bir şey hatırlamadığını görerek hayal kırıklığına uğrar.
...
Zengin zenginliği zamanında pek bir şeye benzemiyor, kibirli ve laf anlamaz oluyor. Yahut da biz onları bir parça kıskandığımız için öyle görüyoruz. Zenginin asıl kibarlığı servetini kaybettikten sonra başlıyor.
...
Bir gün bir pazarda bir köylü bana "benim bir kuruşumu kırsan içinden kan akar" demişti. Bu söz hala ok gibi içimde saplıdır.
...
-Allah, İbrahim Peygambere ilerde dünyaya bir âhir zaman peygamberi geleceğini müjdelediği zaman İbrahim peygamber ellerini açmış : "Aman yarabbi ! benim sülbümden gelsin " diye yalvarmış. İltimas ve tavsiye işte o zaman başlamıştır./Reşat Nuri Güntekin- Anadolu Notları
...
Büyük paralar dua ile, tatlılık ile ve merhametle, Allah’ın rızasını tahsile çalışmakla kazanılmıyor.
...
Hakiki bedbahtlar, hakiki fakirlere benzerler; sefaletlerini birdenbire açığa vurmaktan utanç duyarlar.
...
"Niye kitap okumuyorlar ?" demek, "Niye piyano çalmıyorlar ?" gibi birşeydir. Kafayı kitap okumaya alıştırmak, parmakları piyano çalmaya alıştırmaktan kolay değildir.
...
Okumak bir kitaptan alınan elemanlarla
kendine manevi bir dünya yapmak, onun
içinde tek başına yaşayabilmektir. Bu, ta
çocukluktan başlayan uzun alışkanlıklar
ve egzersizler neticesidir.
...
İnsan kalbinin bu kadar sağırlaştığı, bu kadar sirayetsiz bir sükun içinde ruhların neden durgun kaldığı anlaşılmayacak.
...
"Fidayda yavrum fidayda
On beş lira yemiş bir ayda."... Anadolu'nun edebiyat ve müziğe geçmiş, sanat mübalâğalarıyla süslenmiş büyük servet hayali bile bu kadar fıkaradır.
...
Yeni bir icat yalnız manzaraları ve hayatı değiştirmekle kalmıyor; duygularımıza, dünyayı görüş tarzımıza da tesir ediyor.
Faruk Nafiz :
"Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar"
diye anlattığı bu yolu (Niğde), vaktiyle bir yaylının şiltesine uzanarak, "kendini tekerleğin sesine kaptırarak" geçmiş olmasaydı da benim bindiğim otoray içinde tayyarede gibi geçseydi bu acı gurbet şiirini (Han Duvarları) bilmem yazabilir miydi?
...
Fakat hatıralar gariptir : En umulmazları yaşar, en kuvvetli görünenleri olduğu gibi silinip gider. Çok kere müşterek hatıraları konuşmak için oturanlar, birinin hatırladığı ve hala heyecanını duyduğu şeyi, ötekinin tamamıyle kaybettiğini, yalnız hatır için evet demesine rağmen hiç bir şey hatırlamadığını görerek hayal kırıklığına uğrar.
...
Zengin zenginliği zamanında pek bir şeye benzemiyor, kibirli ve laf anlamaz oluyor. Yahut da biz onları bir parça kıskandığımız için öyle görüyoruz. Zenginin asıl kibarlığı servetini kaybettikten sonra başlıyor.
...
Bir gün bir pazarda bir köylü bana "benim bir kuruşumu kırsan içinden kan akar" demişti. Bu söz hala ok gibi içimde saplıdır.
...
-Allah, İbrahim Peygambere ilerde dünyaya bir âhir zaman peygamberi geleceğini müjdelediği zaman İbrahim peygamber ellerini açmış : "Aman yarabbi ! benim sülbümden gelsin " diye yalvarmış. İltimas ve tavsiye işte o zaman başlamıştır./Reşat Nuri Güntekin- Anadolu Notları