Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Türk-İslam medeniyetinin Anadoluda yerleşmesine vesile olan Anadolu Beylikleri aynı zamanda bu coğrafyada birbirinden güzel eserler yapmayı da ihmal etmemişti. Beylikler arasında Anadolu Selçukluları ise bıraktıkları tarihî birçok mirasla ayrı bir öneme sahiptir. İşte ecdat ellerinden çıkan ve günümüz Anadolu coğrafyasında hala ayakta kalan 7 mimari miras
1. Alaeddin Camii
Anadolu Selçuklu devri Konyasının en büyük ve en eski camisidir. Şehrin merkezinde bulunan Alaeddin Tepesinde yükselen caminin yapımına, Selçuklu Sultanı Birinci Rükneddin Mesudun son zamanlarında başlanılmıştır. İkinci Kılıç Arslan devrinde inşaatına devam edilmiş, Sultan Birinci Alaeddin Keykubad devrinde tamamlanarak 1221 yılında ibadete açılmıştır.
Bir Selçuklu açık hava müzesini andıran Alanya Kalesinde ilk yerleşim izleri çok eski dönemlere dayansa da bugünkü ihtişamına Anadolu Selçukluları zamanında kavuşmuştur. 1221 yılında kale, Anadolu Selçuklu Sultanı Birinci Alaaddin Keykubad tarafından alınırak büyük bir imar faaliyetine girişilir. Sultan, eski surları sağlamlaştırır, yeni surlar inşa eder ve Alanyaya en parlak dönemini yaşatır. Bugünkü mevcut surlar, büyük sarnıçlar, Tersane, Kızılkule, Tophane, ve İçkaledeki saray kompleksi Alaaddinin yaptırdığı eserlerden bazılarıdır.
Kümbet, Birinci Alaeddin Keykubadın kızı Şah Cihan Hatun için yaptırılmıştır. Halk arasında Döner Kümbet olarak bilinen Şah Cihan Hatun Kümbeti, Kayserideki Anadolu Selçuklu eserlerinin en güzel örneklerinden biridir. Kitabesinde bir tarih belirtilmemekle birlikte 1275 yılı civarında yapıldığı tahmin edilmektedir.
Selçuklu mimarisinin en seçkin örneklerinden biri olan Gök Medrese, süsleme sanatı ile mimarinin birbiriyle bütünleştiği nadide bir eserdir. Sivasın sembolü haline gelen Gök Medrese, Anadolu Selçuklu Başveziri Sahip Ata tarafından 1271 yılında Mimar Kaluytana yaptırılmıştır. Asıl adı Sahibiye Medresesi olan yapıya, minarelerinde bulunan çiniler nedeniyle Gök Medrese denilmiştir.
Külliye, Birinci Alaeddin Keykubadın eşi, İkinci Keyhüsrevin annesi Mahperi Huand (Hunad, Hunat) Hatun tarafından 1237-1246 yılları arasında Kayserinin merkezinde yaptırılmıştır. Cami, medrese, türbe ve hamamdan oluşan bu külliye, gerek genel görünüşü, gerekse yapılış şekliyle Anadoluda bulunan Selçuklu eserlerinin en güzel ve en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Konya-Aksaray yolu üzerinde Aksaray iline bağlı Sultan Hanı Kasabasının içinde yer alan Sultan Hanı, Birinci Alaüddin Keykubad tarafından yaptırılmıştır. Türkiyede bulunan en ihtişamlı kervansaraylardan biri olan Sultan Hanı ince ve estetik taş işçiğiyle dikkat çekmektedir.
Yivli Minare Antalyadaki İslâm mimarisinin ilk eserlerindendir. 13. yüzyıla ait bir Selçuklu eseri olan minare, külliye yapı topluluğunun bir parçasıdır. Kaidesi kesme taştan olup gövde kısmı tuğla ve firuze renkli çinilerden yapılmıştır. 8 yivli olan minare günümüzde Antalya şehrinin simgesi durumuna gelmiştir.