- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
bana mail ile bir degerli Arkadasdan geldi okumanizi Tavsiye edrim gercek olan bir olaymis
Anne cennet ne kadar güzel
Stuttgart Wiblingen bölgesinde iki yili askin haftalik cevre
sohbetlerinden tanidigim bir hanim telefonda söyle agliyordu
:''Hocahanim, bizim burada bir komsu, kizini kaybetti''. 18 yasinda
Ani bir ölümle öldü. Annesi adeta cilgina döndü. Sürekli
isyanda,
keske kizim söyle söyle olsa idi de ölmese idi'diye feryat figan
agliyor. Ne olur bir gelseniz onunla siz konussaniz. Sizi az cok taniyor. Size saygisi var, belki sizi dinle. Biz ne yapacagimizi
sasirdik.Ertesi gün gittim ve beni ölen genc kizin evine
götürdüler.Evde
matem, yas. Anne bir kösede hic durmadan agliyor. Cenaze Türkiye'ye gideli 15 gün olmasina ragmen, anne'ninyüregindeki ates hala sönmemis.
Bana büyük porter bir resimini gösterdiler. Gercekten genc kiz, uzun
saclari, iri gözleri ve alimli cahresi ile cok güzel bir kiz. Sonra
bana
annesi sunlari anlatti: 'kizim, ben ve babasi her sene oludugu gibi
gecen sene de memlektemiz Izmir'egittik. Evimizin karsindaki apartmanda
bir genc adam oturuyor. Terbiyesi, asaleti, giyimi ve durusu ile
kizimin
dikkatini cekmis. Bana: 'Anne bak! Evlenebilecegim genc'.dedi. Bizde
tanisalim diyebir tanidigi ile haber gönderdik ve tanistik. Maksadimizi
arz ettik. Genc adam üniversite okuyan dindar ve kültürlü biri idi.
Kizima: Aramizda kültür farki var, siz acik gezen bir hanimsiniz, bense
esimin tesettürlü ve mazbut bir insane olmasini isterim'deyince
kizim'en
kisa zamanda dinimi ögrenecek ve tatbik edecegim, bana zaman ver'dedi.
Ertesi yaz bulusmak üzere anlastilar. Kizim ilk is olarak kendisine
dinimizi anlatacak, ögretecek bir yer aradi ve buldu. Cok gayretli dini
bilgileri ögreniyor, namazlarini kiliyordu. Böylece izin bitti ve
Stuttgarta döndük. Burada bir göz doktorunun yaninda saglik teknisyeni
olarak calisiyor, is zamanindan arta kalan zamaninda da Kuráni-kerimí
ögrenmek icin cok gayret sarf ediyordu. Gelirken getirdigi mantoyu ve
esarbi evde giyip''anne yakisiyor mu?'' diyordu. Bütün samimiyetiyle
islam'I ögreniyordu. Sivasli bir komsumuz onu ogluna istemisti. O
ise''red'' cevabi vermisti. Fakat o, bunu gurur meselesi yapmayarak
Kuran-i kerimi ögrenmek icin onlardan yardim istemisti. Bir gün 'Basim
agriyor'diye doktora gitti. 'bir seyin yok'demisler. Ama bas agrisi
devam ediyordu. Göz, kulak ve dis tahlillerini sonucunda'da bir sey
bulamamislardi. Ama agrisi da bir türlü gecmek bilmiyordu. Bana
anlattigina göre, bir gün, evimize bir genc delikanli gelip ona kirmizi
bir gül getirmis''Ben ahiretten geliyorum Allahu teala Hazretleri seni
benim kismetim yazdi, cennette sen benimsin demis. Bas agrisi durumu 15
gün sürdü. Son care olarak Suleyi hastaneye tahlil icin aldilar.
Arastirmalar neticesinde hicbir sey bulumadilar. Bir gün hastaneye
gittigimde yattigi odanin penceresinden bakip bana söyle dedi: "Anne!
Cennet ne kadar güzel". Döndüm ve baktigi tarafa baktim, gördügüm
sadece
park edilmis arabalardi. Ama o büyülenmis gibi mutlu bir sekilde
pencereye bakiyordu. Bana dedi ki: 'Annecigim, beni yarin saat 8.00'de
gülürecekle'. Cilgina döndüm. Babasina kostum 'kizimiz ölüyor,
yetis.'dedim. Babasi da caresiz yüzüme bakti. Söylediklerine
inanmiyorduk; ama yine'de endise ve telasliydik.'ya dogruysa' diyordum.
18 yasinda hayatinin baharinda, sapa saglam bir insane hic
ölebilirmiydi? Üstelik ! Doktorlar da 'sen sagliklisin'dedikleri halde.
O gece hic uyuyamadim. Ertesi gün sabah 7.00'de hastanedeydim. Babasi
koridorda, iceri girmeye dayanamamis, caresiz agliyordu. Iceriye
girdim,
kizim bana söyle vasiyette bulundu : 'Annecigim, ben ölünce sakin
aglama, Izmir'deki o gence maddi yardimda bulun ve onu istedigi bir
kizla evlendir. Hesabimda onun evlenmesi icin yeterli miktarda para
var.
Ayrica banada daha once kimsenin kullanmadigi bir tabut al, sonra o
tabutu camiye vakfet. Onu sadece bayanlar icin kullansinlar. Erkegin
vücudunun yattigi, degdigi bir tabutta yatmak istemem'.dedi. Yüzüme
bakti, korku ifadesi vardi'Anne, Azrailin ayaklari ne kadar büyük'dedi,
odanin uzunlugu kadar. Babama selam söyle'.dedi. Basini yastiga koydu,
kelime-I sehadet getirdi ve kizim ÖLDÜ!!! Adeta cildirmistim. Odadan
kendimi disari attim, Bey'dedim 'Kizimiz öldü'. Ikimiz tekrar odaya
daldik, kizimiz vefat etmisti. Bizden istediklerini yerine getirdim.
Simdi ben bu aciya nasil dayanirim? Anne sürekli agliyordu. Belli ki
anne yüregi dayanamiyordu. Beni odasina gülürdüler. Masasinda elif
cüzü,
seccadesi kitapliginda islamí anlatan kitaplarla, gardorobinda asili
manto ve esarbini gösterdiler. Yürekten ve samimi Rabb-ul Alemin'e
yönelen bu minicik kalp megerse bir yilda ne kadar mesafe almis !!!
Not : Bu ibret dolu olay, dinimizi ögrenme, marifetullah
konusunda derinlesmemiz hususunda iyi bir ders olur insallah.
Bu hadise Almanyada olmustur ! Aile aslen Izmirlidir. Hadiseden
bir sene sonra baba Islamiyet'e yönelip hacca gitmis ve ailesinide alip
Türkiye'ye kesin dönüs yapmistir!
Anne cennet ne kadar güzel
Stuttgart Wiblingen bölgesinde iki yili askin haftalik cevre
sohbetlerinden tanidigim bir hanim telefonda söyle agliyordu
:''Hocahanim, bizim burada bir komsu, kizini kaybetti''. 18 yasinda
Ani bir ölümle öldü. Annesi adeta cilgina döndü. Sürekli
isyanda,
keske kizim söyle söyle olsa idi de ölmese idi'diye feryat figan
agliyor. Ne olur bir gelseniz onunla siz konussaniz. Sizi az cok taniyor. Size saygisi var, belki sizi dinle. Biz ne yapacagimizi
sasirdik.Ertesi gün gittim ve beni ölen genc kizin evine
götürdüler.Evde
matem, yas. Anne bir kösede hic durmadan agliyor. Cenaze Türkiye'ye gideli 15 gün olmasina ragmen, anne'ninyüregindeki ates hala sönmemis.
Bana büyük porter bir resimini gösterdiler. Gercekten genc kiz, uzun
saclari, iri gözleri ve alimli cahresi ile cok güzel bir kiz. Sonra
bana
annesi sunlari anlatti: 'kizim, ben ve babasi her sene oludugu gibi
gecen sene de memlektemiz Izmir'egittik. Evimizin karsindaki apartmanda
bir genc adam oturuyor. Terbiyesi, asaleti, giyimi ve durusu ile
kizimin
dikkatini cekmis. Bana: 'Anne bak! Evlenebilecegim genc'.dedi. Bizde
tanisalim diyebir tanidigi ile haber gönderdik ve tanistik. Maksadimizi
arz ettik. Genc adam üniversite okuyan dindar ve kültürlü biri idi.
Kizima: Aramizda kültür farki var, siz acik gezen bir hanimsiniz, bense
esimin tesettürlü ve mazbut bir insane olmasini isterim'deyince
kizim'en
kisa zamanda dinimi ögrenecek ve tatbik edecegim, bana zaman ver'dedi.
Ertesi yaz bulusmak üzere anlastilar. Kizim ilk is olarak kendisine
dinimizi anlatacak, ögretecek bir yer aradi ve buldu. Cok gayretli dini
bilgileri ögreniyor, namazlarini kiliyordu. Böylece izin bitti ve
Stuttgarta döndük. Burada bir göz doktorunun yaninda saglik teknisyeni
olarak calisiyor, is zamanindan arta kalan zamaninda da Kuráni-kerimí
ögrenmek icin cok gayret sarf ediyordu. Gelirken getirdigi mantoyu ve
esarbi evde giyip''anne yakisiyor mu?'' diyordu. Bütün samimiyetiyle
islam'I ögreniyordu. Sivasli bir komsumuz onu ogluna istemisti. O
ise''red'' cevabi vermisti. Fakat o, bunu gurur meselesi yapmayarak
Kuran-i kerimi ögrenmek icin onlardan yardim istemisti. Bir gün 'Basim
agriyor'diye doktora gitti. 'bir seyin yok'demisler. Ama bas agrisi
devam ediyordu. Göz, kulak ve dis tahlillerini sonucunda'da bir sey
bulamamislardi. Ama agrisi da bir türlü gecmek bilmiyordu. Bana
anlattigina göre, bir gün, evimize bir genc delikanli gelip ona kirmizi
bir gül getirmis''Ben ahiretten geliyorum Allahu teala Hazretleri seni
benim kismetim yazdi, cennette sen benimsin demis. Bas agrisi durumu 15
gün sürdü. Son care olarak Suleyi hastaneye tahlil icin aldilar.
Arastirmalar neticesinde hicbir sey bulumadilar. Bir gün hastaneye
gittigimde yattigi odanin penceresinden bakip bana söyle dedi: "Anne!
Cennet ne kadar güzel". Döndüm ve baktigi tarafa baktim, gördügüm
sadece
park edilmis arabalardi. Ama o büyülenmis gibi mutlu bir sekilde
pencereye bakiyordu. Bana dedi ki: 'Annecigim, beni yarin saat 8.00'de
gülürecekle'. Cilgina döndüm. Babasina kostum 'kizimiz ölüyor,
yetis.'dedim. Babasi da caresiz yüzüme bakti. Söylediklerine
inanmiyorduk; ama yine'de endise ve telasliydik.'ya dogruysa' diyordum.
18 yasinda hayatinin baharinda, sapa saglam bir insane hic
ölebilirmiydi? Üstelik ! Doktorlar da 'sen sagliklisin'dedikleri halde.
O gece hic uyuyamadim. Ertesi gün sabah 7.00'de hastanedeydim. Babasi
koridorda, iceri girmeye dayanamamis, caresiz agliyordu. Iceriye
girdim,
kizim bana söyle vasiyette bulundu : 'Annecigim, ben ölünce sakin
aglama, Izmir'deki o gence maddi yardimda bulun ve onu istedigi bir
kizla evlendir. Hesabimda onun evlenmesi icin yeterli miktarda para
var.
Ayrica banada daha once kimsenin kullanmadigi bir tabut al, sonra o
tabutu camiye vakfet. Onu sadece bayanlar icin kullansinlar. Erkegin
vücudunun yattigi, degdigi bir tabutta yatmak istemem'.dedi. Yüzüme
bakti, korku ifadesi vardi'Anne, Azrailin ayaklari ne kadar büyük'dedi,
odanin uzunlugu kadar. Babama selam söyle'.dedi. Basini yastiga koydu,
kelime-I sehadet getirdi ve kizim ÖLDÜ!!! Adeta cildirmistim. Odadan
kendimi disari attim, Bey'dedim 'Kizimiz öldü'. Ikimiz tekrar odaya
daldik, kizimiz vefat etmisti. Bizden istediklerini yerine getirdim.
Simdi ben bu aciya nasil dayanirim? Anne sürekli agliyordu. Belli ki
anne yüregi dayanamiyordu. Beni odasina gülürdüler. Masasinda elif
cüzü,
seccadesi kitapliginda islamí anlatan kitaplarla, gardorobinda asili
manto ve esarbini gösterdiler. Yürekten ve samimi Rabb-ul Alemin'e
yönelen bu minicik kalp megerse bir yilda ne kadar mesafe almis !!!
Not : Bu ibret dolu olay, dinimizi ögrenme, marifetullah
konusunda derinlesmemiz hususunda iyi bir ders olur insallah.
Bu hadise Almanyada olmustur ! Aile aslen Izmirlidir. Hadiseden
bir sene sonra baba Islamiyet'e yönelip hacca gitmis ve ailesinide alip
Türkiye'ye kesin dönüs yapmistir!
![Freude :] :]](https://www.yenidendogus.net/images/smilies/pleased.gif)