Hayırsız, âsi bir evlâd, babası ölünce, anasının elinde, avucunda ne varsa yemiş tüketmiş. Her gün gelir para diye, anasına yapmadı ı cefa, etmedi i eza kalmazmış. Elinde, avu¬cunda, sırtında, altında, üstünde ne varsa satıp savmış. Muh¬terem anasını bir lokma ekme e muhtaç etmiş. Yine bir gün gelir anasına:
Para ver bana, diye tutturur. Kadınca ız yok diyerek yeminler ederse de, âsi evlâd:
- Var da vermiyorsun, seni öldürece im, diye, bıça ını çekerek anasını kanlar içinde yere serer. Bedbaht kadın, kanlar içinde yerde yatarken, evlâdına şefkatle bakıp:
- Aman buradan kaç. Eyvah seni polisler tutup hapis ederler, diyerek evlâdının bu halde iken dahi, hapse girmesine kıyamaz. Evlâdını oradan uzaklaştırır. Ana bu, ana hakkını nasıl ödersin?
Para ver bana, diye tutturur. Kadınca ız yok diyerek yeminler ederse de, âsi evlâd:
- Var da vermiyorsun, seni öldürece im, diye, bıça ını çekerek anasını kanlar içinde yere serer. Bedbaht kadın, kanlar içinde yerde yatarken, evlâdına şefkatle bakıp:
- Aman buradan kaç. Eyvah seni polisler tutup hapis ederler, diyerek evlâdının bu halde iken dahi, hapse girmesine kıyamaz. Evlâdını oradan uzaklaştırır. Ana bu, ana hakkını nasıl ödersin?