Anne
Bugün oturup seni düşündüm, hayaline dalıp seni andım gözlerim yaşlı. Her ne kadar yazsam da
Kelimelerin anlamsızlığında gidip geliyorum. Ellerim bir boşlukta geziniyor anne…Merhametten uzak, sevgiden uzak kocaman bir boşluk… Yokluğun bana acı veriyor anne…
Sen ki üzerimde en çok hakkı olan olduğun halde bir kez olsun yüzüme vurmadın. Hep iyiliği, güzelliği öğrettin. Her türlü, yaramazlığıma, afacanlığıma, yerinde duramamışlığıma bile gülümseyerek gururla, tarifi olmayan bakışlarınla okşadın haylazlığımı…
Kıymetinin büyüdükten sonra farkına varabildim anne. Ama ne kadar büyüdüm doğrusu bilemiyorum. Seni bir çocuk gibi aradığımda… Hani her yanlış yaptığımda senden imkânsızlıkları ısrarla talep ederken saatlerce canını sıktım da ve sonu
İmkansız gibi görünen ağlayışlarıma başladım da ‘’sen hiç büyümez misin?’’ diyerek bana sitem edişin… Sendeki sabrı düşünüyorum da neden cennet annelerin ayakları altındadır şimdi anlıyorum. Şimdi anlıyorum anneleri hakkını ödemenin kolay olmadığını… Beni duyuyor musun anne? Seni çok özlüyorum… Senin yokluğunda herkes beni incitiyor anne. Beni kimseler anlamıyor, kimseler güldürmüyor, önüne gelen ağlatıyor anne…
En çok sevdiklerim ağlatıyor, en çok sevdiklerim vuruyor anne. Anne bir bilsen seni ne kadar çok özledim ellerini, bakışlarını. O huzur veren, o güven veren bakışların nerde anne? Yalnızım anne, seni çok arıyorum.
Şimdi beni görmeliydin anne; kocaman olmuşum, uzun boylu çakı gibi… Maçlara gidiyorum, hakemin yanlışlarına itiraz ediyor, rakip takıma atılan gollere seviniyorum.
Ekonominin kötüye gidişini anlatıyorum ve önüne geçebilmek için çareler üretiyorum.
Etrafımda yaşıtlarım toplanmış hararetle beni dinliyorlar. Artık siyasi tartışmalara girip ülkeyi kurtarıyorum. Sokak başlarında gece vakti mahallenin çocuklarına siyasi konularda küçük konferanslar veriyorum. Büyüdüm anne kimselerden korkmuyorum. Boyumdan büyük işler yapıyorum. Ben büyüdüm anne, artık büyük düşünüyorum. Bilmem bu halimi görseydin sevinir miydin? Ben büyüdüm anne, artık ben de herkes gibi aşık olmayı becerebiliyorum.
Her gün okuduğum kitapların sayısı artıyor, en romantik kitapların sayfalarında dolaşıyorum ve inanır mısın duygularımı en güzel, en seçilmiş kelimelerle dile getiriyorum.
Koca koca laflar ediyorum anne ve bir esmer bakışın keskinliğinde vuruluyorum anne . Kanıyor her yanım, kendimi bu kadar sahipsiz hissetmemiştim anne… İlk defa hıçkırıklara boğuldum, ilk defa böylesine ağladım anne. Hayatımda ilk defa boyun eğdim, merhamet diledim anne… Bu halimi görseydin, yüreğin dayanmazdı. Ahh anne, yokluğun ne kötü. Şimdi barikatların arkasına sığınarak birkaç saniyeliğine bakıyorum hayata ve üzerime uzanan bir namlunun gölgesinde ellerim arkamdan bağlanıyor.
Anne sığındığım barikatlar beni ele veriyor. Ben büyüdüm anne. Koynumda taşıdığım sevda, parça parça oluyor avuçlarımda …
Tek başına kalıyorum anne… Sadece gözlerim seni arıyor , son kez olsun görebilmek adına dualarımı sıralıyorum. Doğacak güneş her canlıya ışık vermeye hazırlanırken, bana yağlı urgan sunuyor. Ve darağacına ihanetin kalıntılarını taşıyorum anne… Sen olsaydın anne, beni vermezdin onlara, canını siper ederdin biliyorum.
Şimdi son dileğimi soracaklar anne. Onlardan hiçbir şey dilemiyorum, göz ucuyla seni arıyorum kalabalığın içinde… Seni görebilsem , son dileğim sana olacak anne…
Ayağının altındaki cennete beni kabul eder misin anne?...
ALINTI