Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
ANNE
Eskiden anneler çocuklarını hiç bırakmazdı. Nesil avcıları ile aramızda durur, onların sinsi saldırılarına asla geçit vermezlerdi. Anneler çocuklarını tanırdı. Çocuklarının yüzüne bakar ve bir yanlış yaptılarsa anlarlardı. Çocuklarının yüzlerine bakar ve bir dertlerinin olup olmadığını bilirlerdi. Çocuklarının yüzlerine bakar ve kalplerini görürlerdi.

Süslü cümleler kuramazlardı. “Ben dili” ni bilmezlerdi: “Furkaan! Oyuncaklarını kırman beni üzüyor” gibi bir cümleyi akıllarına getiremezlerdi. Şefkatle kızar, merhametle döverlerdi. Beş çocuğa bakar ve bunu mesele etmezlerdi.
Bizi kucaklarına alır ve sebepsiz yere ağlarlardı. Sebepsiz yere mi? Biz bilmezdik ve belki başkaları da bilmezdi sebebini. Öylece ağlarlar, akşam sofrayı yine de güleryüzle hazırlarlardı.
Babalarımıza ismiyle hitap etmezlerdi. Bu bir mahremiyet meselesiydi. Aradaki ilişkinin öyle uluorta yerde kişiselleştirilmesine izin verilmezdi.

Annemiz de biz de babamızdan korkardık. Ve bu korku bizi korurdu.

Annelerimizin “özel hayatları” yoktu. Onlar sadece bizim “anne”mizdi. Başka bir işleri yoktu. Annelerimiz bizimle kendileri arasına hiçbir şeyin girmesine izin vermezdi. O yüzden bizi herkesten daha iyi tanırlardı. O yüzden aldanmazlardı, aldatmazlardı, aldatılmamıza izin vermezlerdi. Derslerimizden anlamazlardı. Ama yanlış bir şey yaparsak anlarlardı.

Başka bir işleri yoktu, sadece annelik yaparlardı. Bizim korkularımızı, kaygılarımızı emer; gözyaşlarımızı silerlerdi. “Bakımlı” değillerdi. Anneler “bakımlı” olmazdı. Onlar bize bakarlar, kendilerini unuturlardı. Biz o yüzden kaybolmazdık. Kaybolsak da annelerimizin bizi mutlaka bulacağını bilirdik. Onlar bizi mutlaka bulur ve şefkatle ve ağlayarak döverlerdi. Bir dayak ancak bu kadar bizim için olabilirdi. Biz bunu anlardık. (Annelerimiz dövünce canımız o yüzden mi yanmazdı?)

Annelerimiz kendi dertleriyle uğraşmazdı. (Ben onlar hiç hastalanmıyor, hiç dertleri olmuyor zannederdim). Üstlerine ne denk geliyorsa giyer; makyajı, mesleği, sosyal faaliyeti, derneği, semineri, alışverişi kendileriyle bizim aramıza sokmazlardı. Annelerimizi istediğimiz zaman, bir “anne” olarak görebilirdik.

Annelerimiz kendileriyle övünmezdi. Onlar bizimle övünürdü. Bizi övecek süslü cümleleri yoktu. Övünmeleri, bize bakıp ağlamalarıydı. Onlar hep ağlarlardı… Belki de onlar hep ağladığı için bizim yüzümüz hep gülerdi.

Biz onları üzmemek için, biz onları rahatsız etmemek için uğraşmazdık. Biz kendimiz için yaşar, onlar da bize evlatları için yaşamayı öğretirlerdi.

Annelerimiz “yokmuş gibi” yaşardı. “Ben de varım” demezlerdi, ta ki ölünceye dek. Biz en çok annelerimizin ölümüne ağlarız. Ağlayarak bizi ayakta tutan annelerimiz, kendileri için ağladığımızı görmek istemeyecek kadar annelik zarafetine sahipti. Onlar bizim “mürvetimizi” görmek için yaşar, mürvetimizi görür ağlar ve bizim gözyaşlarımızı görmeden ölürlerdi.
*
Annelerimiz; yokmuş gibi yaşar, hep ağlar, bize bakar, bizi bulur, bizi döver, bizi kurda kuşa yem etmez ve bizim mürvetimizi görür öyle ölürler. Geriye ne bir isim, ne bir “başarı”, ne bir sosyal mevki; anneliklerini bırakıp giderler...Mücahit Gültekin
 

İsrâ

"Özlem"imsin
 
Üyelik Tarihi
22 Eki 2010
Mesajlar
6,128
Aldığı Beğeniler
12,753
Konum
Kdz.Ereğli
Takım
Galatasaray
Özler olduk eskilerdeki anaları !!!
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cok güzel bir yaziydi emegine rahmet kardesim tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla....
 
Üst Alt